|
Beşiktaş Mahkemesi 63 Numaralı Sicil (H. 1061-1062 / M. 1651-1652) cilt: 48, sayfa: 258 Hüküm no: 335 Orijinal metin no: [93a-2] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Şeyh Mahmud Efendi b. Mehmed’in iki cilt kitap ile bazı eşyalarını vakfedip Ali Efendi b. Şaban’ı mütevelli tayin ettiği vakfiyesi
Mebde’-i kitâb-ı fesâhat-karîn ve menşe’-i hitâb-ı sihr-âferîn hamd-i Hudâ-yı müte‘âl ve salât ü selâm-ı resûl-i hüceste-hısâl ve âl ve evlâd-ı zevî’l-iclâl ile tevşîh ve tezyîn olundukdan sonra bu kitâb-ı sıhhat-nisâb-ı celîlü’l-kadrin tahrîrine bâ‘is ve bâdî ve bu hitâb-ı müşkîn-tâb-ı anberîn-nikābın tastîrine hâiz ve nâdî oldur ki mahrûse-i Galata’ya tâbi‘ kasaba-i Beşiktaş’da merhûm Kapudan Sinan Paşa Zâviyesi’nde şeyh olan umdetü’s-sâlikîn kıdvetü’s-sâlihîn sâhibü’l-hayrât tâlibü’l-meberrât eş-Şeyh Mahmud Efendi b. Mehmed cenâb-ı Rabbü’l-eflâk ve mâlikü’l-emlâk cellet azametühû ve allet kudretühû hazretinin ile’l-ân eylediği ni‘am-ı celîle ve mütün-i cerîdeyi kemâl-i tenebbüh ve teyakkuz ile tefekkür ve mülâhaza edüp “ahsin kemâ ahsena’llâhu ileyke” emr-i şerîfinden gaflet üzere olmayıp ve mazmûn-ı hadîs-i şerîf-i sa‘âdet-makrûn “İzâ mâte ibnü Âdem inkata‘a ameluhû illâ an-selâsin ilmin yüntefe‘u bihî ve veledin sâlihin yed‘û lehû ve sadakatin câriyetin beyne yedeyhi” muktezâsınca erbâb-ı hasenât ve ashâb-ı hayrât silkine münselike olmağa rağbet etmeğin meclis-i şer‘-i şerîf-i şâmihu’l-imâd mahfil-i dîn-i münîf-i râsihu’l-evtâdda hâzır olup vakf-ı âti’z-zikri li-ecli’t-tescîl mütevellî nasb eylediği Ali Efendi b. Şaban mahzarında ikrâr-ı tâm ve takrîr-i kelâm edüp silk-i mülkümde muntazam olup İmâdü’l-İslâm demekle müsemmâ bir cild kitâb ve Dürr-i Meknûn demekle müsemmâ bir cild kitâb ve bir yörük tepsisi ve bir küçük tepsi ve bir büyük tencere ve bir küçük tencere ve iki ayaklı sahan ve bir yahni tepsisi ve bir çift el değirmeni ve üç aded yan keçesi ve üç aded kaliçe ve bir ibrik ve bir leğen ve üç aded güğüm ve sâir hırdavât-ı beyt mevcûd olan eşyâmı bi’l-külliye hasbeten lillâhi te‘âlâ ve taleben li-merzâti Rabbihî’l-a‘lâ vakf-ı sahîh-i şer‘î ve habs-i sarîh-i mer‘î ile vakf ve habs edüp şöyle şart eyledim ki bundan akdem kasaba-i mezbûrede Arab İskelesi mahallesinden vâki‘ ma‘lûmü’l-hudûd vakf ve habs eylediğim menzilimin süknâsı ki mâdâmki libâs-ı hayatı lâbis ve serîr-i âfiyetde câlis olam menzil-i mezbûrda kendim sâkin ve eşyâ-i mezkûreyi tasarruf ve isti‘mâl edüp vefâtımdan sonra zevcem Hayatî bt. Abdullah nâm hatun ve utekāmdan Sâime bt. Abdullah sâkine olup ve eşyâ-i mezbûreyi tasarruf ve isti‘mâl edeler ve bunların vefâtından sonra her birimiz evlâdı ve evlâd-ı evlâdı ve evlâd-ı evlâd-ı evlâdı ile’l-inkırâz sâkin olup ve eşyâ-i mezkûreyi tasarruf ve isti‘mâl edeler ve ba‘dehüm tarîkat-ı Halvetiye’de olan meşâyih ve sufiyyûndan meskene muhtâc bir kimesne sâkin olup ve eşyâ-i mezkûreyi tasarruf ve isti‘mâl edüp her gün ba‘de salâti’l-fecr bir Fâtiha-i şerîfe ve üç İhlâs-ı şerîf tilâvet edüp sevâbını resûl-i ekrem sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin rûh-ı mutahhar ve meşhed-i mu‘attarlarına ihdâ eyleye ve yine ba‘de salâti’l-mağrib bir Fâtiha-i şerîfe ve üç İhlâs-ı şerîf kırâ’et edüp sevâbını rûh-ı pür-fütûhuma ihdâ eyleye deyüp [93b] eşyâ-i mezkûreyi fâriğan ani’ş-şevâgil mütevellî-i mezkûra teslîm ol dahi vakfiyet üzere kabz ve tesellüm ve mütevellîler evkāfda tasarrufları gibi tasarruf eyledim dedikde gıbbe’t-tasdîki’l-vicâhî vâkıf-ı mûmâ-ileyh vakf-ı mezbûrdan rücû‘ ve mukaddemât-ı nizâ‘a şürû‘ edüp vakf-ı akār eğerçi muhtâr-ı eimme-i ahyâr olan İmâm-ı A‘zam ve hümâm-ı akdem sirâcü’l-ümme ve kâşifü’l-gumme Ebû Hanife el-Kûfî cûziye hayre’l-cezâ’ ve kûfiye hazretlerinin mezheb-i hatîrlerinde sahîh ve câizdir lâkin eşyâ-i mezkûre âriyetde olmağla şeref lüzûmu câiz olmayıp husûsan İmâm Muhammed b. el-Hasan eş-Şeybânî re’y-i şerîflerinde vâkıf menâfi‘-i vakfı nefsine şart etmekle butlânı kütüb-i fıkhiyede mastûr olup rücû‘ emr-i meşrû‘ olmağın vakf-ı merkūmdan rücû‘ eyledim eşyâ-i mezkûre kemâ-kân mülküme red olunmak matlûbumdur dedikde mütevellî-i müşârun ileyh cevâba mütesaddî olup eğerçi hâl nesc olunan minvâl üzere olduğu câ-yi eşkâl değildir lâkin fâsıl-ı samedânî Hazret-i Ebî Yusuf eş-şehîr bi’l-imâmi’s-sânî re’y-i münîflerinde vakf-ı mezbûr şart-ı mezkûra masârıf olursa vâkıf mücerred vakaftü demekle lüzûm ifâde edüp mecâl-i istirdâd muhâl olmuşdur deyü red ve teslîmden imtinâ‘ ve husûmet-i nizâ‘ edüp hâkim-i muvakkı‘-ı [sadr-ı] kitâb tûbâ leh ve hüsnü-meâb huzûr-ı şerîflerinde müterâfi‘ân ve fasl ü hasma tâlibân olduklarında hâkim-i müşârun ileyh bi’l-izzi müşârun ileyh cânib-i vakfa nazar ve mennâ‘ li’l-hayr olmakdan hazer edüp alâ-kavli men yerâhû mine’l-eimmeti’l-müctehidîn vakf-ı mezkûrun sıhhat ve lüzûmuna hüküm etmeğin min-ba‘d vakıf sahîh ve lâzım ve habs sarîh [ve] mütehattim olup nakz ve nakīzine mecâl muhâl ve ibtâl ve ta‘tîli adîmü’l-ihtimâl oldu. Fe-men beddelehû ba‘demâ semi‘ahû fe-innemâ ismühû ale’l-lezîne yübeddilûnehû inna’llâhe semî‘un alîm ve ecrü’l-vâkıf ale’l-hayyi’l-cevâdi’l-kerîm cerâ zâlik.
Hurrire fi’l-yevmi’l-hâdî ve’l-ışrîn min-Muharremi’l-harâm li-sene selâse ve sittîn ve elf.
Şühûdü’l-hâl: Hızır Efendi el-müderris, Yahya Çelebi b. Nasûh, Yusuf Bey b. Abdullah el-muhtesib, Mustafa Beşe b. Mehmed, Mehmed b. Ramazan ve gayruhüm.
|