.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::. 

Davud Paşa Mahkemesi 1 Numaralı Sicil (H. 1196-1197 / M. 1782-1783)
cilt: 79, sayfa: 304
Hüküm no: 318
Orijinal metin no: [45b-1]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Koğacı Dede mahallesinden Anadolu Kalemi Serhalifesi Mustafa Efendi’nin Cebecibaşı mahallesindeki evini vakfetmesi

Vakfiye

El-hamdülillâhi rabbi’l-âlemîn ve’s-salâtü ve’s-selâmü alâ-hayri halkıhî Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecma‘în. Ammâ ba‘d, zikri âtî vakfın da‘vâ-yı rücû‘unu istimâ‘ ve fasl ü hasmı içün bu fakīr İslâmbol’da Çarşamba Pazarı kurbünde Koğacı Dede mahallesinde kâin Anadolu Kalemi ser-halîfesi olup işbu kitâb-ı sıhhat-nisâbın tahrîr ve imlâ ve tastîr ve inşâsına bâ‘is ve bâdî olan umdetü erbâbi’t-tahrîr ve’l-kalem zübdetü ashâbi’t-tastîr ve’r-rakam sa‘âdetlü Mustafa Efendi b. Mehmed Efendi’nin sa‘âdet-hânelerine varıp zeyl-i kitâbda muharrerü’l-esâmî Müslimîn huzûrlarında akd-i meclis olundukda sâhibü’l-hayrât ve’l-hasenât mûmâ-ileyh Mustafa Efendi meclis-i ma‘kūd-ı mezkûra zikri âtî vakfına li-ecli’t-tescîl mütevellî nasb ü ta‘yîn olunan sâbıkā Kayseriye kādısı umdetü’l-mevâlîyi’l-izâm semâhatlü Şeyhzâde Sunullah Efendi b. Mevlâ el-merhûm Abdurrahim Efendi mahzarında bi-tav‘i’s-sâf ikrâr-ı sahîh-i şer‘î ve i‘tirâf-ı sarîh-i mer‘î edip irsen ve şirâen bâ-hüccet-i şer‘iye yedimde mülk ve hakkım olup mahmiye-i mezbûrede Cebecibaşı mahallesinde vâki‘ bir tarafdan Arabzâde kerîmesi menzili ve bir tarafdan Nefise Hatun arsası ve iki tarafdan tarîk-i âm ile mahdûd tûlen ve arzan bi-hesâbı terbî‘i sekiz yüz on beş zirâ‘ arsa üzerinde mebnî hâriciyede fevkānî iki bâb oda ve dîvânhâne ve âbdesthâne ve kenîf ve tahtânî âhûr, kömürlük ve samanhâne ve bir mikdâr havlu ve dâhiliyede fevkānî üç bâb oda ve iki sagīr oda ve dîvânhâne ve âbdesthâne ve kenîf ve tahtânî iki bâb oda ve bir matbah ve bi’r-i mâ ve kenîf ve bir mikdâr bağçe ve havluyu müştemil bir bâb mülk menzilimi hasbeten lillâhi te‘âlâ vakf-ı sahîh-i müebbed ve habs-i sarîh-i muhalled ile vakf ve habsedip şöyle şart ve ta‘yîn eyledim ki, menzil-i mahdûd-ı mezkûr beher şehr yüzer akçe icâre-i müeccele ve mu‘accele-i misliyle îcâr olunup hâsıl olan gallesinden kırk akçe vazîfe-i tevliyet olup mâ‘adâ altmış akçesi vâlid-i mâcidim sâbıkā Anadolu Kalemi Başhalîfesi merhûm Mehmed Efendi’nin medîne-i Üsküdar’a tâbi‘ Kandilli karyesinde binâ ve ihyâ eylediği mekteb-i latîfin ta‘mîr ve termîmine harc ü sarf oluna ve ben müddet-i hayatda oldukça vakf-ı mezkûruma mütevellî olup vazîfe-i mersûmeye mutasarrıf olam, bi-emrillâhi te‘âlâ irtihâl-i dâr-ı bekā eylediğimde sulbiye kabire kızım Leyla Hanım vakf-ı mezkûruma mütevelliye olup vazîfe-i mersûmeye mutasarrıfa ola, ba‘de vefâtihâ mezbûre Leyla Hanım’ın evlâd ve evlâd-ı evlâd [ve evlâd-ı] evlâd-ı evlâdının ekberi mütevellî olup vazîfe-i mersûmeye mutasarrıf ola, el-iyâzü billâhi te‘âlâ ba‘de’l-inkırâz mârrü’z-zikr Anadolu Kalemi hulefâsından bir müstakīm ve mütedeyyin kimesne vakf-ı mezkûruma mütevellî olup vazîfe-i mersûmeye mutasarrıf ola ve vakf-ı mezkûruma mütevellî olanlar menzil-i mezkûrda gerek kendüleri sâkin olup icâre-i müeccele-i mezkûresin ber-minvâl-i muharrer edâ ve gerek ber-vech-i muharrer icâreteyn-i mezkûreteyn ile âhara îcâr eyleyeler ve vakf-ı mezkûrumun tebdîl ve tağyîri ve taklîl ve teksîri yedimde ola ve mürûr-ı eyyâm ile şurût-ı mezkûreye ri‘âyet müte‘assir olur ise vakıf sâlifü’l-beyân ol zaman vakf-ı fukarâ-i ehl-i îmân ola deyü ta‘yîn-i şurût ve tebyîn-i kuyûd edip menzil-i mezkûru mütevellî-i mûmâ-ileyh Sunullah Efendi’ye teslîm, ol dahi ahz ve tesellüm ve sâir evkāf mütevellîleri gibi tasarruf eyledi dedikde gıbbe’t-tasdîk fî-cemî‘i mâ-zükira vâkıf-ı mûmâ-ileyh Mustafa Efendi inân-ı kelâmını semt-i âhara atfedip vakf-ı akār sultan-ı erîke-ârâ-yı ictihâd olan imâm-ı a‘zam ve hümâm-ı akdem Ebû Hanife el-Kûfî hazretlerinin re’y-i münîr ve mezheb-i hatîrlerinde gayr-ı lâzım olmağla vakf-ı mezbûrdan rücû‘ ve menzil-i mezkûru kemâ-fi’l-evvel mülküme istirdâd ederim, mütevellî-i mûmâ-ileyhden suâl olunup menzil-i mezkûru geri mülküme red ve teslîme tenbîh olunmak matlûbumdur dedikde gıbbe’s-suâl mütevellî-i mûmâ-ileyh dahi cevâba mutasaddî olup eğerçi vakf-ı akār imâm-ı müşârün-ileyh katında bast olunan minvâl üzeredir, lâkin âlim-i rabbânî Ebû Yusuf eş-şehîr bi’l-İmâmi’s-sânî kavl-i şerîfleri üzere vâkıf mücerred vakaftü demekle ve imâm-ı sâlis Muhammed b. Hasan eş-Şeybânî hazretleri mezheb-i şerîflerinde teslîm ile’l-mütevellî ile vakf-ı sahîh ve lâzım olmağla imâmeyn-i müşârün-ileyhimâ kavl-i şerîfleri üzere vakf-ı mezkûrun sıhhat ve lüzûmuna hüküm taleb ederim deyü sâlifü’z-zikr menzili geri red ve teslîmden imtinâ‘ birle bu fakīr huzûrunda müterâfi‘ân ve herbiri mübtegāsınca fasl ü hasma tâlibân olduklarında bu fakīr dahi cânib-i ecr u sevâbı ahrâ ve mülke redden vakfa hüküm ve kazâyı evlâ görmeğin imâmeyn-i müşârün-ileyhimâ kavl-i şerîfleri üzere vakf-ı mezbûrun sıhhat ve lüzûmuna hükm-i sahîh-i şer‘î ve kazâ-i sarîh-i mer‘î etmeğin min-ba‘d nakz ve tahvîli muhâl ve tebdîl ve tağyîri adîmü’l-ihtimâl oldu, fe-men beddelehû ba‘demâ semi‘ahû fe-innemâ ismühû alellezîne yübeddilûnehû innallâhe semî‘un alîm ve ecrü’l-vâkıf ale’l-hayyi’l-cevâdi’l-kerîm cerâ zâlike ve hurrire fi’l-yevmi’s-sâbi‘ aşer min-şehri Rebî‘i’l-evvel li-sene seb‘a ve tis‘în ve mi’e ve elf min-hicreti-men lehü’l-izzü ve’s-sa‘âdetü ve’ş-şeref.

Şühûdü’l-hâl: Müderrisîn-i kirâmdan es-Seyyid Hasan Efendi b. es-Seyyid Yusuf Efendi, Müderrisîn-i kirâmdan Şeyhzâde Mehmed Efendi, Uncuzâde Mehmed Emin Efendi b. Ahmed Efendi, İmâmzâde es-Seyyid Mehmed Şakir Efendi b. Sa[li]h Efendi, es-Seyyid Mehmed Besim Efendi b. Ahmed Efendi, Hoca Hasan Efendi b. Abdullah, Molla İbrahim b. Mehmed, Mehmed b. Osman, Abdürrezzak Ağa b. İbrahim, İbrahim Efendi b. Mehmed ve gayruhum.