|
Eyüb Mahkemesi (Havass-ı Refia) 37 Numaralı Sicil (H. 1047 / M. 1637 - 1638) cilt: 25, sayfa: 263 Hüküm no: 316 Orijinal metin no: [51a-2] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Hatice b. Yusuf Çelebi’nin kardeşi Rabia’da câriye bedelinden alacağı tahsil ettiği
Mahmiye-i İstanbul’da merhûm Mahmud Paşa câmi‘-i şerîfi kurbunda vâki‘ Cezerî Kasım Paşa mahallesinde sâkin iken bundan akdem vefât eden merhûm Yusuf Çelebi b. Abdullah nâm müteveffânın verâseti sulbiye-i kebîre kızları Hatice ve Râbia nâm hâtunlara münhasıra olduğu şer‘an mütebeyyin oldukdan sonra mezbûre Hatice Hâtun tarafından husûs-ı âti’z-zikri da‘vâya vekîl olup hasm-ı câhid mahzarında nehc-i şer‘î üzre vekâleti sâbite olan fahrü’l-kuzât Ahmed Efendi b. Mehmed mahfil-i kazâda müteveffâ-yı mezbûrun muhallefâtına vâzı‘atü’l-yed olan mezbûre Râbia Hâtun tarafından dahi husûmete vekîl olup mezbûreyi ma‘rifet-i şer‘iyye ile ârifeyn olan Sâlih Bey b. Mahmud ve Nasuh Halîfe b. Hızır şehâdetleri ile şer‘an vekâleti sâbite olan Ali Bey b. Mehmed mahzarında bi’l-vekâle üzerine takrîr-i da‘vâ edip merkūme Râbia Hâtun hâlâ taht-ı yedinde olan on altı bin beş yüz akçe kıymetli Gülistan nâm câriyenin semeninin altı bin beş yüz akçesi kendi malı ve on bin akçesi babası müteveffâ-yı mezbûr Yusuf Bey’in malı olduğunu mukaddemâ müslimîn huzûrlarında bi tav‘ihâ ikrâr ve i‘tirâf eylemişidi ikrârı mûcebince meblağ-ı mezbûr on bin akçeden müvekkilem mezbûre Hatice Hâtun’a isâbet eden beş bin akçe hisse-i şer‘iyyesini vermekden imtinâ‘ eder suâl olunup ihkāk-ı hak olunması matlûbumdur dedikde gıbbe’s-suâl vekîl-i mezbûr Ali Bey cevâbında mezbûre Gülistan’ı müvekkilem merkūme Râbia Hâtun kendi malı ile iştirâ eyledi deyip minvâl-i muharrer üzre on bin akçesi müteveffâ-yı mezbûrun malı olduğunu inkâr edicek mezbûr Ahmed Efendi’nin da‘vâsına mutâbık beyyine taleb olundukda udûl-i ricâlden Sefer Halîfe b. Veli ve Mustafa Halîfe b. Abdullah nâm kimesneler li ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırân olup istişhâd olunduklarında fi’l-hakīka mezbûre Râbia Hâtun merkūme Gülistan’ın semeninin altı bin beş yüz akçesi kendi malım olup ve on bin akçesi baba[sı] müteveffâ-yı mezbûr Yusuf Bey’in malıdır deyû bizim huzûrumuzda bi tav‘ihâ ikrâr ve i‘tirâf eyledi biz bu husûsa şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyû edâ-i şehâdet-i şer‘iyye eylediklerinde ba‘de’t-ta‘dîli’t-tezkiyye şehâdetleri makbûle olmağın mûcebiyle hükm olunup mâ hüve’l-vâki‘ bi’t-taleb ketb olundu. Fi’l-yevmi’s-sâbi‘ aşer min Şa‘bâni’l-mu‘azzam li sene seb‘a ve erba‘în ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: Eş-Şeyh Ramazan Efendi, Sunullah Efendi b. eş-Şeyh Mehmed el-Müderris, Receb Efendi b. Abdi, İbrahim Efendi, Mahmud Çavuş b. Mehmed, Osman Çavuş, Mustafa b. Veli ve gayruhüm.
|