.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::. 

Eyüb Mahkemesi (Havass-ı Refia) 37 Numaralı Sicil (H. 1047 / M. 1637 - 1638)
cilt: 25, sayfa: 325
Hüküm no: 408
Orijinal metin no: [66a-3]
Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Beyhan Sultan bt. Sultan Murad Hân’ın tasarrufundaki menzil, bostan, çayır ve tarlaları Fâtıma Hatun bt. Abdüttevvâb’a sattığı

Fahrü’l-muhadderât zahrü’l-muvakkarât tâcü’l-mestûrât, iklîletü’l-muhassenât Âişetü’z-zamân Fâtımatü’l-evân Beyhan Sultan bt. el-merhûm el-mebrûr ed-dâricü ilâ medârici’l-rahmeti’l-gafûr Sultan Murad Hân hazretlerinin taraf-ı şerîflerinden bey‘ ve tefvîz-i âti’z-zikri ikrâra vekîl olup vekâleti müşârün-ileyhâ hazretlerin ma‘rifet-i şer‘iyye ile ârifeyn olan zahrü’l-kuzât Mehmed Efendi b. ( ) el-Kadı ve Hâssa Baltacıları kethüdâsı olan el-Hâc Mehmed et-Teberdâr şehâdetleriyle sâbit olan kıdvetü’l-emâsil ve’l-akrân Câbir Ağa b. Abdülmennân mahfil-i kazâda Sultân-ı müşârün-ileyhâ hazretlerinin kethüdâları olan sâhib-i hâze’l-kitâb kıdvetü’l-muhadderât zübdetü’l-muvakkarât Fâtıma Hâtun bt. Abdüttevvâb tarafından dahi ikrâr-ı câ’i’l-beyânı tasdîka vekîl olup vekâleti mezbûre Fâtıma Hâtun’u ma‘rifet-i şer‘iyye ile ârifeyn olan Rıdvan Bey b. Abdullah ve Mustafa Bey b. Abdullah şehâdetleriyle sâbite olan fahrü’l-cüyûş Cafer Çavuş b. Abdullah muvâcehesinde bi’l-vekâle ikrâr-ı da‘vâ edip müvekkilem Sultân-ı müşârün-ileyhâ hazretlerinin silk-i mülk-i sahîhinde münselik olan emlâkinden olup Havâss-ı Aliyye kazâsı müzâfâtından Terkos nâhiyesine Kiteli nâm karyede vâki‘ bir tarafdan Osman Paşa mülkü ve bir tarafdan zikri âtî olan çiftliğe tâbi‘ olan çayır ve bir tarafı Sinan ve bir tarafı ba‘zan câmi‘-i şerîf ve ba‘zan tarîk-i âm ile mahdûd beş bâb tahtânî odayı ve bir sofayı ve bir anbarı ve harâba müşrif hamamı ve bir büyük ahırı ve bir küçük ahırı ve bir fırını ve harman kenarında vâki‘ samanlığı ve câmi‘-i şerîf kurbunda vâki‘ iki bâb tahtânî odayı müştemil çiftlik ta‘bîr olunur mülk menzilini ve menzil-i merkūm dâhilinde üç re’s kara sığır öküzünü ve demiriyle iki sabanı ve bir arabayı ve bir döğeni ve sâir âlât-ı zirâ‘at ve esbâb-ı hırâseti ve menzil-i merkūm kurbunda vâki‘ harman yerini mezbûre Fâtıma Hâtun’a fıddî nakd-i râyicü’l-vakt yetmiş beş bin akçeye tarafeynden îcâb ve kabûlü hâvî ve bey‘-i bâtt-ı sahîh-i şer‘î ve safka-i vâhide ile bey‘ ve teslîm edip ol dahi minvâl-i muharrer üzre iştirâ ve tesellüm eyledikden sonra yine karye-i mezbûre sınırı dâhilinde mevâzi‘-i adîdede vâki‘ ma‘lûmü’l-hudûd olup merhûm ve mağfûrun-leh Sultan Bayezid Hân -aleyhi’r-rahmetü ve’l-gufrân- hazretlerinin evkāf-ı şerîfesinden olan bir kıt‘a bostan yerinin ve beş kıt‘a çayırın ve tahmîmen yetmiş beş müd tohum istî‘âb eder elli kıt‘a tarlaların dahi hakk-ı tasarrufunu, mezbûrü’n-na‘t yirmi beş bin akçe bedel-i tefvîz ve evkāf-ı mezbûre mütevellîsi ma‘rifetiyle mezbûre Fâtıma Hâtun’a tevfîz edip ol dahi minvâl-i meşrûh üzre tefevvuz ve kabûl eyledikden sonra semen-i merkūm yetmiş beş bin akçe ve bedel-i tefvîz olan yirmi beş bin akçe cem‘an yüz bin akçeyi bi tamâmihî mezbûre Fâtıma Hâtun yedinden ahz ve kabz eyledi ba‘de’l-yevm zikr olunan emlâk-i mezbûre Fâtıma Hâtun’un mülk-i müşterâsı ve bostan ve çayırlar ve tarlalar dâhil-i taht-ı tasarrufu olmuşdur. Keyfe mâ teşâ’ ve tahtâr mutasarrıfe olsun dedikde vekîl-i mûmâ-ileyh Çâker Ağa’nın bi’l-vekâle cârî olan ikrâr-ı meşrûhunu vekîl-i âhar Cafer Çavuş bi’l-vekâle vicâhen tasdîk ve şifâhen tahkīk edicek mâ hüve’l-vâki‘ ketb olundu. Hurrire fi’l-yevmi’l-ışrîn min Şevvâli’l-mükerrem li sene seb‘a ve erba‘în ve elf.


Şuhûdü’l-hâl: Halil Efendi b. Çâker Ağa el-Müderris, es-Seyyid Ali Efendi b. es-Seyyid Mehmed el-İmâm, Davud Efendi el-İmâm, Mustafa Ağa b. Hasan, Kenan Çavuş b. Abdullah, Mustafa Çavuş b. Halil, Mustafa Çelebi b. Ali el-İmâm, Derviş, Ahmed b. ( ), Mehmed Çavuş eş-şehîr bi Aşçızâde, Muharrem Beşe b. ( ) Bölükbaşı ve gayruhüm.