.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::. 

Balat Mahkemesi 1 Numaralı Sicil (H. 964-965/ M. 1557-1558)
cilt: 41, sayfa: 272
Hüküm no: 492
Orijinal metin no: [68a-1]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Sinan isimli bir şahsın çocuklarının Kurtköy’de kendilerine intikal eden çiftlikteki haklarını sulh yoluyla vasilerinden geri almaları

Oldur ki, bundan akdem müteveffâ olup muhallefâtı oğlu Ahmed’e ve kızları Hasan ve Âişe ve Kamer ve Şemse’ye ve hatunu Fâtıma bt. Ali’ye intikāl eden Sinan’ın kızı Hasnâ ve zevcesi Fâtıma bt. Ali nâm hatunlar kıbelinden Bahşı b. Mehmed ve Bâlî Bey b. Abdullah şehâdetleriyle husûs-ı âtîye vekâlet-i mutlakası sâbit olan Ahmed b. Sinan nâm kimesne ve mezbûr Sinan’ın kızları Âişe ve Kamer ve Şemse nâm hatunlar meclis-i şer‘-i şerîfde Mahmud b. Kāsım nâm sagīrin kıbel-i şer‘den vasîsi olup ve vesâyeti Abdi Çelebi b. İsmâil ve Mehmed b. Hüseyin şehâdetleriyle sâbit olan Mevlânâ Pîr Mehmed Çelebi b. Hasan mahzarında takrîr-i kelâm ve tebyîn-i merâm kılıp havâss-ı Kostantıniyye tevâbi‘inden Kurdköyü nâm karyede vâki‘ etrâf-ı erba‘asından tarîk-i âmla mahdûd olup mezbûrun Sinan’ın zikr olunan kızları ve hatunu ve oğlu Ahmed mâ-beyninde müşterek olup mezbûr Sinan’dan irsle intikāl eden mülk çiftliği ve çiftlik-i mezbûra tâbi‘ olan mezâri‘i ve merâti‘i ve etrâf-ı erba‘asından tarîk-i âmla mahdûd olan bir kıt‘a bağı ve on iki kara sığırı mezbûr Sinan’ın oğlu mezkûr Ahmed sâbıkā sâyir veresenin ma‘lûmu değil iken mezkûr vasîye yirmi bin akçeye bey‘ edip mezkûr vasî dahî yetîm-i mezbûr malı ile iştirâ edip kabz-ı mebî‘ ve teslîm-i semen etmiş imiş. Hâliyâ mebî‘-i merkūmdan mezbûr Ahmed’in hissesinden mâ‘adâsın taleb ederiz dediklerinde gıbbe’s-su’âl mezkûrların mebî‘-i mezbûrda hisselerin inkâr edicek zikr olunan da‘vâlarının sıdkına mutâbık beyyine taleb olunup udûl-i müslimînden Bahşı b. Pîr Mehmed ve Ahmed Çelebi b. Sinan li-ecli’ş-şehâde hâzırân olup vech-i meşrûh üzre edâ’-i şehâdet-i şer‘iyye etdiklerinde müslimûn-ı muslihûn es-sulhu hayrun muktezâsınca cânib-i sulhu evvelâ görüp mâ-beynlerinde sulha ihtimâm edicek mezkûrlar dahî bi’l-asâle ve’l-vekâle sulh edip vasiyy-i mezbûr yedinden zikr olunan bedel-i sulh beş bin akçeyi alıp kabz ve tesellüm etdiklerinden sonra zikr oluna [n] Âişe ve Kamer ve Şemse nâm hatunlar meclis-i şer‘-i şerîfde vasiyy-i mezbûr mahzarında ikrâr ve i‘tirâf kılıp mezkûr sagīrin zimmetini cemî‘ da‘vâdan ve eymân ve muhâsamâtdan husûsan mezkûr çiftliğe müte‘allik olan da‘vâdan ibrâ-i âmla ibrâ ve ıskāt eyledik deyip vekîl-i mezbûr dahî vasiyy-i mezkûr muvâcehesinde müvekkileteyn-i mezbûreteyn kıbellerinden vekâlet-i mahkiyem ile mezkûr sagīrin zimmetini cemî‘ da‘vâdan ve eymân ve muhâsamâtdan husûsan mezkûr çiftliğe müte‘allik olan da‘vâdan ibrâ-i âmla ibrâ ve ıskāt eyledim deyü mukırr ve mu‘terif oldukda mukırrûn-ı mezkûrûnu vasiyy-i mezkûr bi’l-müvâcehe tasdîk edip mâ-vaka‘a bi’t-taleb kayd olundu.

Fi [‘t-târîhi]’l-mezbûr.