|
Balat Mahkemesi 1 Numaralı Sicil (H. 964-965/ M. 1557-1558) cilt: 41, sayfa: 303 Hüküm no: 563 Orijinal metin no: [77b-1] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Matbah-ı Âmire’de tabbâh olan Mehmed b. Abdullah’ın vakfettiği mülk ve vakfiye şartları
Hamd-i nâ mahdûd ve şükr-i gayr-ı ma‘dûd mûcid-i izzet âsumâda? ve mûcid-i bî illet ….? vâkıf-ı zamâyir-i serâyâ? ve âlim-i serâyir ve hafâyâ ve feyyâz-ı hedâyâ-yı mevâhib ve atâyâ ve settâr-ı atâyâ-yı me‘âsî ve hatâyâdır. Te‘âlâ şânühû ve ammâ yekūlûne ulüvven kebîran ve efzalü salevât ve ekmelü tahiyyât ol merkez-i dâyire-i risâlet ve matla‘-ı seyyâre-i delâlet hazretine sezâvârdır ki, Makām-ı Mahmûd’un sâhibi ve livâ-i ma‘kudun? sâhibi? îcâd-ı âleme sebeb-i vücûd-ı şerîfi ve bekâm-ı cihâniyâna bâ‘is zât-ı latîf olup “lev lâke lemâ halaktü’l-eflâk” hitâbı ile muhâtab ve manzûr “ve mâ ce‘alnâke illâ rahmeten li’l-âlemîn” tebşîriyle müşerref ve mesrûrdur salla’llâhü aleyhi ve sellem teslîmen kesîran ve aleyhi ve âlihî (…) ecille-i erbâb-ı siyâdet ve celâl ve zümre-i ashâb-ı ızâm aşîre-i kirâmına ki ashâb-ı sa‘âdet ve iclâldirler razıya’llâhü te‘âlâ aleyhim ecma‘în sagīran ve kebîran emmâ ba‘d münşi’ü’l-hayrât ve mübdi’ü’l-hasenât pâdişâh-ı âlem-penâh hullidet hilâfetühû hazretlerinin Matbah-ı âmirelerinde tabbâh olan Üstâd Mehmed b. Abdullah meclis-i şer‘-i şerîf-i Nebevî ve mahfil-i dîn-i münîf-i Ahmedî’de bi’t-tav‘ ve’l-ihtiyâr ikrâr ve takrîr-i kelâm edip eytdi ki hâliyâ taht-ı yedimde ve tasarrufumda olan emlâkimden Mahmiye-i İstanbul’da At Meydanı kurbünde vâki‘ olan Dizdâroğlu Mehmed Çelebi Mahallesi’nde fakīr u hakīr sâkin olmak için binâ etdiğim sekiz bâb oda ve dört bâb kenîfi müştemil olup iki cânibi merhûm Ali Paşa Vakfı ile ve bir cânibi benim vakf etdiğim evler ile ve bir cânibi tarîk-i âm ile mahdûd olan mülk-i mahzımı ve mahalle-i mezbûrede bir ahırı ve bir kenîfi ve fevkānî bir beyti ve hücreyi müştemil olup bir cânibi Firuz Çavuş bin Abdullah mülkü ve iki cânibi benim vakfım ve tarîk-i âm ile mahdûd olan mülk-i sarîhimi ve Çukacı Hacı Mescidi Mahallesi’nde bir fırını ve kenîfi ve iki su kuyusu ve fevkānî beş bâb evi ve bir tahta-pûşu müştemil olup bir cânibi harem-i mescid ile ve bir cânibi Şehnüvâz Hatun Vakfı ile ve bir cânibi benim vakf etdiğim evler ile bir cânibi tarîk-i âm ile mahdûd olan mülkümü vakf ve habs eyledim. Zikr olunan sekiz bâb oda mütezevvicîne icâre-i şer‘iyye ile icâreye verilüp mahsûlünden Dizdârzâde Mahallesi’nde her kim imâm olursa ayda on beş akçe verile. Şol şartla ki ba‘de’l-ışâ’ her gece cehrle üç sûre-i Fâtiha ve üç sûre-i İhlâs ve üç sûre-i Kevser tilâvet eyleye ve mahalle-i mezbûre mü’ezzinine dahî her ay on beş akçe verilüp her gün ba‘de salâti’s-subh cehrle üç sûre-i İhlâs ve üç Fâtiha ve üç sûre-i Kevser tilâvet eyleye ve Çukacı Hacı Mescidi’nde imâm olanlara dahî her ay on beş akçe verilüp ol dahî her gün ba‘de salâti’l-ışâ’ cehrle üç sûre-i Fâtiha ve on sûre-i İhlâs ve üç sûre-i Kevser tilâvet eyleye ve mescid-i mezbûr mü’ezzinine dahî her ay on beş akçe verilüp ol dahî her gün ba‘de salâti’s-subh cehrle üç sûre-i Fâtiha ve on ihlâs ve üç sûre-i Kevser tilâvet eyleye ve vakf-ı mezbûra mütevellî olanlara her ay on beş akçe verile ve her ay odalarda sâkin olanlara on akçe verilüp onlar dahî dilerler ise avârız için zabt edeler ve dilerler ise mahalle hâfızlarına vereler ve cümlesi vâkıf rûhuna du‘â edeler ve her ayda yüz akçe dahî odahâ-yı mezbûrenin meremmâtı için hıfz olunup lâzım oldukda meremmât eyleyeler ve zikr olunan masârifden nesne bâkī kalırsa onu dahî meremmât için hıfz edeler. Zikr olunan Çukacı Mahallesi’nde olan evleri cemî‘ tevâbi‘i ve levâhıkı ile evvelâ kendi nefsime vakf etdim. Mâdemki kayd-ı hayâtda olam tasarrufât-ı şer‘iyye ile tasarruf eyleyem. Vefâtımdan sonra evlâdıma ve evlâd-ı ev [lâ]dıma ve evlâd-ı evlâd-ı evlâd-ı evlâdıma batnen ba‘de batnin ve karnen ba‘de karnin ile’l-inkırâz mine’z-zükûr ve’l-inâs nice isterler ise tasarruf edeler. Cümleden biri vefât etdikde hissesin hayâtda olanlar tasarruf edip evlâddan bir kimesne dahî kalırsa cümlesine tasarruf eyleye ve evlâd munkarız oldukdan sonra el-iyâzu billâh utekāma ve evlâd-ı utekā ve evlâd-ı evlâd-ı utekāma ba‘de’l-inkırâz evlâdımın utekāsına ba‘dehû utekāmın utekāsına batnen ba‘de batnin ve karnen ba‘de karnin ile’l-inkırâz mine’z-zükûr ve’l-inâs evlâdımda olan şurût üzre mutasarrıf olalar ve Dizdâroğlu Mahallesi’nde olan evi icâreye verip mahsûlün evlâdıma ve utekāma şart etdiğim evlerin meremmâtına sarf edeler ve utekā ve evlâdı munkarız oldukdan sonra onlara meşrût olan evler dahî icâreye verilüp ücretinden ta‘mîr ve termîm olundukdan sonra bâkī ne kalırsa Medîne-i Münevvere şerrefaha’llâhü te‘âlâ evkāfına mütevellî olanlar yedinden medîne-i mezbûre fukarâsına irsâl oluna ve mâdemki kayd-ı hayâtda olam ben mütevellî olup cemî‘ tasarruf ve tebdîl ve tagyîr ve teksîr ve taklîl ve idhâl ve ihrâc elimde olup dâr-ı fenâdan rıhlet etdikde utekāmdan olan Hürrem b. Abdullah mütevellî olup ba‘dehû utekādan ve evlâd-ı utekādan her kim bulunursa ol mütevellî olup ba‘de’l-inkırâz her kim Çukacı Hacı Mescidi imâmı olursa ol mütevellî ola ve zikr olunan şurûtda [78a] hâliyâ utekāmdan olan Gülşen bt. Abdullah dâhile olmaya ve zikr olunan iki mahalle halkı ve pâdişâh-ı âlem-penâh hazretlerinin matbah-ı âmirelerinde her kim aşçıbaşı olursa hasbî nâzır olup hasbeten lillâhi te‘âlâ evkāf-ı mezbûreye noksan gelmekden hıfz u hırâset üzre olalar ve bu mevkūfâtı tahliye etdiğimden sonra tescîl için mütevellî nasb etdiğim mevlânâ Ali b. Ahmed’e teslîm eyledim. Ol dahî kabz eyledi dedikde mezbûr Ali dahî mukırr-ı mezbûru tasdîk edip ba‘de’t-tasdîk vâkıf-ı mezbûr semt-i âhara sâlik olup dedi ki, İmâm-ı A‘zam Ebû Hanîfe Nu‘mân b. Sâbit katında vakf akārın lüzûmu olmamağın vakf-ı mezbûrdan rücû‘ eyledim ve silk-i mülküme kemâ kân idhâl edip mütevellî-i mezbûrdan istircâ‘ ve istirdâd eyledim deyü muktedâ-yı ulemâ-i kirâm ve melce-i sulehâ-i ızâm hibr-i mâhir nihrîr-i âhir vârisü’l-mecd-i kâbiren an kâbir sadr-ı kitâbda tevkî‘-i refî‘ vâki‘ ve nefâz-ı hükmü bi-hasebi’ş-şer‘i’ş-şerîf sâtı‘ olan hâkime mürâca‘a ve murâfa‘a edip huzûrunda takrîr-i kelâm ve tebyîn-i merâm edicek mütevellî-i mezbûr cevâbda imâmeyn-i hümâmeyn Ebû Yûsuf imâm-ı sânî ve imâm-ı sâlis Muhammed Şeybânî rahimehümallâhü’l-meliki’l-Bârî katlarında akārda lüzûm-ı vakf muhakkak ve rücû‘a mahâl muhâl ve udûlü mümteni‘u’l-ihtimâldir deyü hâkim-i mûmâ-ileyh esbeğallâhü te‘âlâ ni‘amehû aleyhden hükm taleb etdikde sıhhat-i vakf-ı akārda imâmeyn kavli akvâ ve ma‘mûlün-bih olmak mâ-aleyhi’l-fetvâ olmağın e’imme-i eşrâf ve ecille-i eslâf beyninde olan mecarî-i hilâfa âlim oldukları halde cânib-i lüzûm-ı vakfı ve devâm ve sebâtı ihtiyâr edip sıhhat-i vakfa hükm etdi. Hükmen sahîhan şer‘iyyen ve kazâ’en sarîhan mer‘iyyen ve ani’n-nakāyız ve’n-nakāyis ariyyen ve mine’l-kavâdih ve’l-medâhız berî’en fe-sâre vakfen lâzımen ve müttefekan lâzımen mahkûmen bih ma‘mûlen-aleyh bi-haysü lâ yecûzü li-ehadin tebdîlühû ve tağyîruhû ve la nakzuhû ve ta‘tîluhû. Fe-men beddelehû ba‘de mâ semi‘ahû el-âyetü.
Tahrîren fî evâyil-i Zilka‘de li-sene erbe‘a ve sittîn ve tis‘a-mi’e.
Şuhûdü’l-hâl: Süleyman b. Abdullah, Ali b. Ahmed, Mümin Bey b. Abdullah, Mustafa Bey b. Abdullah, Ahmed Bey b. Abdullah, Yahyâ Halîfe b. Abdullah, Ali b. Abdullah el-Hayyât, Hüseyin b. Abdullah el-müezzin, Süleyman b. Abdullah, Sinan Halîfe b. Abdullah, Ferruh Bey b. Abdullah, Fethullah b. İbrâhim, Ahmed Çelebi b. Yahyâ, Mehmed b. Hasan el-İmâm, Cafer b. Abdullah el-müezzin.
|