.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::. 

Balat Mahkemesi 1 Numaralı Sicil (H. 964-965/ M. 1557-1558)
cilt: 41, sayfa: 310
Hüküm no: 570
Orijinal metin no: [80a-1]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Mehmed Çelebi b. Yusuf’un vasiyetle para vakfı kurduğu

Hamdele ve salvele, ammâ ba‘d, işbu usûl ve mebânî cihetiyle sahîh ve şer‘î, elfâz ve me‘ânî cihetiyle sarîh ve mer‘î bir hüccettir ki mazmûn ve meknûnu vakfiyeyi muhbirdir. Mevlânâ Pîrî b. İskender ve Mustafa b. Abdullah nâm kimseler meclis-i şer‘a hâzırân olup silahdârlar cemâ‘ati kâtibi iken vefât eden merhûm Mehmed Çelebi b. Yusuf’un muhallefâtına vasiyy-i muhtâr olan ve aynı zamanda müteveffâ-yı mezbûrun kardeşinin kızı ve vârisi bulunan, bulûğunu mu‘terif ve sinni bülûğunu mütehammil Hadice bt. Mustafa kıbelinden vekâleti sâbit bulunan Sinan Bey b. Üveys’in mahzarında ve müteveffâ-yı mezbûrun zevcesi ve vârisi Âişe bt. ( ) kıbelinden âti’z-zikr istimâ‘-ı da‘vâya vekâleti şâhideyn-i mezkûreynin şehâdeti ile sâbit olan Mustafa b. Pîrî mahzarında, âti’z-zikr vakfa tevliyeti bi-mâ hüve tarîku’s-sübût şer‘an sâbit olan mütevellî Behrâm b. Abdullah’dan sâdır olan da‘vâ-yı sahîha-i şer‘iyyede gıbbe’l-istişhâd şöyle şehâdet eylediler ki, müteveffâ-yı mezbûr Mehmed Çelebi, -tekabbele hayrâtehu ve dâ‘afe ucûra hasenâtihi’l-meliki’ş-şekûr- dünyânın fâni, âhiretin bâkī olduğunu idrâk ettiğinde hâl-i nefâz-ı tasarrufâtında sülüs-i malından ifrâz edip techîz ve tekfînine sarfdan sonra beş bin akçenin sâlih bir kimseye nâmına haccetmesi için verilmesini vasiyet etti. Kalan yetmiş bin akçenin hasbeten lillâhi’l-azîm ve’btiğâen li-marzâti’r-rabbi’r-rahîm vakfedilmesini şart etti. Yirmi bin akçesi ile mahrûse-i Edirne mahallâtından Arpa Hanı mahallesi fukarâ-yı sıbyânına ta‘lîm-i Kur’ân için bir mekteb binâ edilmesini şart eyledi. Artan elli bin akçenin noksansız ziyâdesiz senede ona on bir üzere istiğlâl ve istirbâh edilmesini şart etti. Mu‘âmele-i şer‘iyyenin rehn-i kavî ve kefîl-i melî ile veya iktizâ-yı hâle göre bunlardan birisiyle yapılmasını şart eyledi. Kötü şöhretli ve ödemeye muktedir olamayanlarla, sâdât ile, askerlerle, yolcularla, müflislerle mu‘âmele yapılmamasını şart eyledi. Ribh ve galleden hâsıl olandan yevmî üç akçenin vakfa mütevellî olacak kimseye verilmesini şart eyledi. Yevmî üç akçenin mekteb-i mezbûrda muallim olacak kimseye verilmesini şart eyledi. Yevmî iki akçenin orada halîfe olacak kimseye verilmesini şart eyledi. Üç akçeyi Kur’ân-ı azîm ve Furkān-ı kerîm’den üç cüz okuyacak kurrâya ta‘yîn eyledi. Kārilerin birisi olarak mu‘allim-i mezkûru, ikincisi olarak halîfe-i mezbûru, üçüncü olarak mütevellî-i mastûru ta‘yîn eyledi. Senede yüz elli akçeyi vakfın nâzırına ta‘yîn eyledi. Mesârif-i mezkûreden mütevellî indinde kalan ziyâdenin mekteb-i merkūmun levâzımına ve meremmetine sarf edilmesini şart eyledi. Tevliyeyi, müddet-i hayâtınca mezbûr Behrâm’a, ondan sonra ile’l-inkırâz neslen ba‘de neslin evlâdına, evlâd-ı evlâdına şart eyledi. Mevtinden sonra hâkimin münâsib göreceği kimseye şart eyledi. Nezâret-i mezkûreyi ise mahrûse-i mezbûrede vâki‘ Câmi‘-i atîk kurbünde kâin mahkemede nâib olacak kimseye şart eyledi. İşbu vakfiye burda nihâyete erdi. Hâkim-i muvakkı‘ a‘lâhu dâme izzuhu ve alâhu, mûsî-yi mezbûr Mehmed Çelebi’nin sülüs-i malından yaptığı ve mûsâ bih-i mastûra kâfi vasiyetin sıhhatine hükmetti. Hükmen sahîhan şer‘iyyen ve kazâen sarîhan mer‘iyyen

Cerâ zâlike ve hurrire 8 Şa‘bân sene 965

Şuhûdü’l-hâl: Fahrü’l-akrân Pîrî Ağa b. Abdülmennân, Mustafa Bey b. Abdullah, Mevlânâ Bedreddin b. İskender, Emrullah b. Mehmed, Haydar Çelebi b. Hamza, Hüseyin b. Ali, Sefer b. Abdullah ve gayruhüm mine’l-hâzırîn