|
Balat Mahkemesi 1 Numaralı Sicil (H. 964-965/ M. 1557-1558) cilt: 41, sayfa: 312 Hüküm no: 572 Orijinal metin no: [81a-1, Arapça] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Behrâm Kethüdâ b. Abdurrahman ve zevcesi Gülahmer Hatun’un vakfiyesi
Ammâ ba‘d, işbu usûl ve mebânî cihetiyle sahîh ve şer‘î, elfâz ve me‘ânî cihetiyle sarîh ve mer‘î bir hüccettir ki mazmûn ve meknûnu vakfiyeyi muhbirdir. Fahrü’l-emâsil ve’l-akrân Behrâm Kethüdâ b. Abdurrahman kendi nefsinden asâleten, fahrü’l-afâifi’l-muhadderât Gülahmer Hatun bt. Abdülhay nâm zevce-i halîlesi kıbelinden vakıf ikrârına ve sonra rucû‘ da‘vâsına vekâleti Yusuf b. Dede ve el-Hâc Behrâm b. Abdullah’ın şehâdeti ile sâbit olarak vekâleten meclis-i şer‘a hâzır olup şöyle ikrâr ve i‘tirâf eyledi ki, Behrâm Kethüdâ ve müvekkile-i mezbûresi işbu ikrârın kendilerinden sudûruna kadar müştereken mâlik oldukları ve taht-ı tasarruflarında bulundurdukları, mahmiye-i Kostantıniyye mahallâtından Kâtib Muslihuddin mahallesinde vâki‘, tahtânî bir hâneyi, mutfağı, kenîfi, su kuyusunu ve bahçeyi müştemil, hudûdu, bir tarafından Hasan Çelebi b. Karagöz mülküne, bir tarafından Hani Hatun bt. Abdülkerim mülküne, bir tarafından Mehmed b. Abdullah mülküne, bir tarafından âti’z-zikr menzil-i mevkūfa ve tarîk-ı hâssa müntehî bulunan cemi‘ menzili ve yine mahalle-i mezbûrede vâki‘, mârrü’z-zikr menzile muttasıl, fevkānî bir hâneyi, odayı, üzerinde odalar bulunan ahırı, fırını, kenîfi, su kuyusunu ve bahçeyi müştemil, hudûdu, bir tarafından menzil-i mevkūf-i mezbûra, bir tarafından vakfa, tarafeynden târik-ı âmma müntehî bulunan menzili cümle hudûdu ve kâffe-i hukukuyla müddet-i hayâtınca evvelâ kendilerine sonra evlâdlarına, sonra evlâd-ı evlâdlarına ile’l-inkırâz habsedip vakfetti. Kendilerinden ve nesillerinden sonra menzil-i mezkûrda süknâyı müddet-i hayâtınca Şemsimâh bt. Abdullah’a şart etti. Kendilerinden ve nesillerinden sonra menzil-i sânîde süknâyı müddet-i hayâtınca Emine bt. Abdullah’a şart etti. Mezbûre Şemsimâh ve Emine’nin biri ölünce diğerinin hissesini de tasarruf etmesini şart etti. İkisinin mevtinden sonra her iki evin de mezbûr Behrâm Kethüdâ’yı âzâd eden ve câmi‘i ve medresesi kazâ-yı Silivri tevâbi‘inden Çatalca’da vaki‘ olan sa‘îd-i şehîd Ali Paşa -yesserallâhu lehû fi’l-ukbâ- Evkāfı’na ilhak edilmesini şart eyledi. Bunlara ilâveten işbu ikrârın kendilerinden sudûruna kadar müştereken mâlik oldukları ve taht-ı tasarruflarında bulundurdukları, mahmiye-i Galata’da Perapetre’de? vâki‘, üzerlerinde dört oda bulunan sekiz dükkânı, üzerinde oda bulunan ekmek fırınını hâvî, etrâf-ı erba‘ası tarîk-ı âm ile mahdûd bulunan cemi‘ musakkafı vakfedip musakkaf-ı mezbûrun hasbe mâ cerat âdetü, icâre-i mu‘tâde ile icâreye verilmesini şart etti. Allâhü te‘âlânın fazlı ve atâsıyla hâsıl olandan bir akçeyi hergün câmi‘-i mezbûrda vâkıf Behrâm Kethüdânın binâ ettirdiği kürsü üzerinde ikindi namazından sonra Kur’ân-ı azîm ve Furkān-ı kerîmden bir aşr-ı şerîf tilâvet eden kimseye ta‘yîn eyledi. Bâkıye meblağda her ikisinin bi’s-seviyye tasarruf etmelerini, biri rabbine kavuştuğunda her gün Kur’ân-ı azîmden bir cüz tilâvet etmesi ve sevâbını müteveffânın rûhuna hediye etmesi kaydıyla diğerinin hissesini de tasarruf etmesini şart etti. Diğeri de vefât ettiğinde yevmî dört akçenin müddet-i hayâtınca her gün Kur’ân-ı azîmden iki cüz tilâvet etmesi ve bir cüz’ünün sevâbını vâkıf-ı mezbûrun, bir cüz’ünün sevâbını vâkıfe-i mezbûrenin rûhuna hediye etmesi kaydıyla mezbûre Şemsimâh’a verilmesini şart etti. Yevmî dört akçeyi her gün iki yüz İhlâs okuyup sevâbını vâkıfeyn-i mezkûreynin rûhlarına bağışlaması kaydıyla mezbûre Emine’ye ta‘yîn eyledi. Vakfa mütevellî olan kimseye yevmî bir akçe ta‘yîn etti. Tevliye, tebdîl, tağyir, azl, nasb ve sâir tasarrufât-ı şer‘iyyeyi müddet-i hayâtlarında kendilerine, biri öldüğünde ise diğerine şart etti. Kendilerinden sonra sadece tevliyeyi evlâdlarına ve evlâd-ı evlâdlarına ile’l-inkırâz -el-iyâzu bi’llâh- şart ettiler. Sonra Mehmed b. Abdullah’a müddet-i hayâtınca, sonra evlâdına, ile’l-inkırâz evlâd-ı evlâdına şart etti. Sonra vâkıfeyn-i mezbûreynin utekāsına ve evlâdına şart etti. Atebe-i aliyye ağasına yevmî bir akçe ile nâzırlığı şart etti. Tebdîl, tağyir, tasarruf, azl ve nasb, ihrâc ve idhâli ona şart etti. Mesârifden artandan, utekā ve bunların evlâdının nesilleri kesilince yevmî iki akçenin mezbûre Şemsimâh ve Emine tarafından birer cüz tilâvet edip birer akçe alınması sûretiyle câmi‘-i şerîfde yevmî iki cüz okunmasına sarfını şart etti. Utekā ve evlâd-ı utekānın nesilleri kesilinceye kadar mesârifden fazlasının hîn-i hâcetde meremmete, ihtiyaç yoksa zevâidin yine tilâvet-i Kur’ân’a sarfedilmesini şart etti. Utekā ve evlâd-ı utekānın nesilleri kesildiğinde zevâidin onlara sarf edilmesini şart etti. Cami‘-i şerîf cemâ‘atinin vakf-ı mezbûra hasbî nâzırlar olmasını şart etti. Vâkıfân-ı mezbûrân sonra cemi‘ akārât-ı mezkûreyi, tahliye-i şer‘iyyeden sonra, tescîl maksadıyla mütevellî nasbettikleri Mehmed b. Abdullah’a teslîm ettiler. O da tesellüm edip vâki‘ ikrârı bi’l-müvâcehe tasdîk etti. Ba‘de’l-istircâ‘ ve’l-istirdâd mine’l-vâkıfeyn ve’l-imtinâ‘ ani’l-istirdâd mine’l-mütevellî, emr-i vakf tamâm olduğunda hâkim-i muvakkı‘ a‘lâhu, ba‘de ri‘âyeti şerâiti’l-kabûl, sıhhat-i vakfa ve lüzûmuna hükmetti. Bu sûretle vakıf, lâzım ve müseccel oldu. Fe-men beddelehû, el-âyetü.
Cerâ zâlike ve hurrire fî evâhiri Safer sene erba‘a ve sittîn ve tis‘a mi’e
Şuhûdü’l-hâl: Mevlânâ Hacı b. Mehmed ve Cafer Bey b. Abdullah ve Sinan Halife b. Dede ve Turgud Çelebi b. İskender ve Cafer b. Abdullah ve Seyyid Ahmed b. Mehmed ve el-Hâc Behram b. Abdullah ve Bâli Bey b. Abdullah, Mevlânâ Pîrî Halife b. Süleyman, Mevlânâ Ahmed b. Süleyman el-müderris, Mevlânâ Bekir b. Pîrî, Ahmed Bey b. Abdullah, Ahmed Dede b. Mahmud el-müezzin ve gayrühüm mine’l-hâzırîn
|