.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::. 

Balat Mahkemesi 2 Numaralı Sicil (H. 970 - 971 / M. 1563)
cilt: 11, sayfa: 60
Hüküm no: 16
Orijinal metin no: [3b-1, Arapça]
Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Haydar Bey b. Abdürraûf’un Bostancıbaşı mahallesindeki evini vakfettiği

Hamdele ve salvele. Ammâ ba‘d, sâhibü’l-hayrât Atabe-i aliyye’deki Kündekarîler zümresinden Haydar Bey b. Abdürraûf, meclis-i şer‘-i şerîfte hâzır olup âti’z-zikr vakfına tescîl maksadıyla mütevellî nasb ettiği el-Hâc Turhan b. Yusuf mahzarında, işbu vakıf muamelesinin kendisinden sudûruna kadar sâhibi ve mâliki olduğu, elinde ve taht-ı tasarrufunda bulundurduğu, mahmiye-i Kostantıniyye’de vâki‘ Bostancıbaşı mahallesindeki evini hâlis bir niyet ile ve Allah’ın rahmetine umarak cümle tevâbi‘i ve levâhıkı ve âmme-i menâfi‘ ve mürâfıkı ile habs edip vakfettiğini ikrâr ve itirâf etti. Menzil-i mezbûr, dâhili ve hâricî avlulu olup, dâhili avlu, aralarında selâmlık bulunan fevkānî iki beyti, tahtânî bir odayı, mutfak, ahır ve helâyı, hâricî avlu altında ahır bulunan fevkānî bir beyti, selâmlık, bahçe, su kuyusu ve helâyı müştemildir. Menzil-i mezbûr bir tarafdan Kasım Bey b. Abdullah mülkü, diğer tarafdan Silahdâr Mehmed Çelebi mülkü, diğer iki tarafdan da tarîk-i âm ve tarîk-i hâs ile mahdûddur. Vâkıf, menzil-i mezbûru rûhu bedeninde olduğu sürece önce kendisine şart etti. Sonra yaşadığı sürece âzatlı kölesi Ferruh b. Abdullah’a, sonra mezbûr Ferruh’un evlâdına, sonra nesilleri kesilinceye kadar -Allah muhafaza buyursun- neslen ba‘de neslin onun evlâd-ı evlâdına şart etti. Sonra mezbûr Ferruh’un âzatlı kölelerine, sonra onların evlâdına, sonra onların evlâdının evlâdına nesilleri kesilinceye kadar şart etti. Sonra her gün sabah namazından sonra on beş def‘a İhlâs sûresini okuması şartıyla mahalle-i mezbûre imâmına şart etti. Vakfiyedeki tebdîl ve tağyîr hakkını kendisinde saklı tuttu. Tevliyeyi, müddet-i hayâtınca mezbûr Ferruh’a şart etti. Nezâret-i hasbiyyeyi de mahalle-i mezbûre ahâlîsine şart etti. Tahliye-i şer‘iyyeden sonra menzil-i mezbûru, mütevellî nasb ettiği mezbûr el-Hâc Turhan’a teslîm etti. Mütevellî de andan teslîm aldı. Mütevellî vâki‘ ikrârı vicâhen ve şifâhen tasdîk etti. Mu‘amele tamâma erip hâl bu minvâl üzre iken vâkıf-ı mezbûr İmâm-ı A‘zam’ın vakf-ı akārın gayri lâzım olduğu ictihâdını delil göstererek vakıftan rücû‘ edip mevkūfu mütevellî yedinden geri istedi. Mütevellî ise Ebû Yusuf ve İmâm Muhammed eş-Şeybânî katında vakf-ı akārın sahîh ve bilhassa mevkūfun mütevellîye teslîminden i‘tibâren gayr-ı kābil-i rücû‘ olup lâzım hâle geldiği ictihâdına müsteniden bundan ictinâb etti. İhtilâf böylece kadı huzûruna intikāl etti. Hâkim, eimme-i eslâf arasındaki ihtilâfı da bilerek vakf-ı mezbûrun sıhhatine ve lüzûmuna hükmetti ve vakfı tescîl etti. Menzil-i mezbûr böylece sahîh ve lâzım bir vakıf hâline geldi.


Cerâ zâlike ve hurrire fî evâsıtı Cumâdelâhire sene seb‘în ve tis‘a mie.


Şuhûdü’l-hâl: Mevlânâ İbrahim b. Bayram el-imâm, el-Hâc Mustafa b. Abdullah, Hızır b. Hüseyin el-müezzin, Ahmed b. Abdullah, Hüsrev b. Abdullah, Sinan b. Abdullah el-cündî, Ferhad b. Abdullah el-cündî, Mehmed Bey b. Hamza el-cündî, Murad Bey b. Abdullah, Mehmed b. Sinan el-hâfız, el-Hâc Ramazan b. Abdullah, Mevlânâ Sinan b. Abdullah el-müste‘id, Keyvan b. Abdullah, Ferhad b. Abdullah, Ali b. Abdurrahman, Sinan b. Ahmed, Mehmed b. Mustafa, Turgud Çavuş b. Abdullah ve gayruhüm mine’l-hâzırîn