|
Kartal Mahkemesi 1 Numaralı Sicil (H. 1128-1133 / M. 1716-1721) cilt: 62, sayfa: 165 Hüküm no: 238 Orijinal metin no: [40b-1] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Miri tuzun satışına engel olunmaması ve tüccar tarafından başka yerlerden getirilen tuzdan vergi alınmasıyla ilgili hüküm
Akzâ kuzâti’l-müslimîn evlâ vülâti’l-muvahhidîn ma‘denü’l-fazl ve’l-yakīn râfi‘u a‘lâmi’ş-şerî‘ati ve’d-dîn vârisü’l-enbiyâi ve’l-mürselîn el-muhtassu bi-mezîdi inâyeti’l-meliki’l-mu‘în Mevlânâ Üsküdar kādısı -zîde fezâiluhû- ve mefâhirü’n-nüvvâbi’l-müteşerri‘în Gekbüze ve Karamürsel ve Adalar ve Yalakâbad nâhiyeleri nâibleri -zîde ilmuhum- ve mefâhirü’l-emâsil ve’l-akrân zikr olunan nâhiyelerde vâki‘ yeniçeri serdârları -zîde kadruhum- tevkī‘-i refî‘-i hümâyûn vâsıl olucak ma‘lûm ola ki, kıdvetü’l-emâcid ve’l-a‘yân Ahyolu Memlehası Mukāta‘ası emîni olan Seyyid Mehmed -zîde mecdühû- Dîvân-ı hümâyûna arzuhâl edip Ahyolu Memlehası ve tevâbi‘i mukāta‘aları senede yirmi iki bin beş yüz guruş ile mâlikâne uhdesinde ve Saray-ı Cedîd-i âmirem ağası nezâretinde olan evkāfdan Bursa’da vâki‘ merhûm ve mağfûrün-leh Sultan Yıldırım Bayezid Han -tâbe serâhu- Evkāfı’ndan Tuzla karyesi mültezimi ve vakf-ı mezbûr mütevellîsi vekîli ve emîn-i mûmâ-ileyh tarafından İstanbul’da tuz emîni ile mürâfa‘a-i şer‘ olduklarında vakf-ı mezbûrun hudûdu dâhilinde vâki‘ Zeytinburnu demekle ma‘rûf mahâlden Çenger karyesine varınca vakfın tuzu fürûht olunduğu cemm-i gafîr ihbârıyla bi’t-tevâtür hüccet-i şer‘iye ve mûcebince hatt-ı hümâyûn ile mu‘anven yüz yirmi dört [sene]sinde emr-i şerîfim verilip alıp mahâll-i mezbûr Ahyolu Memlehası örüsü olduğu zâhir olmağla vakıf tarafına verilen hüccet-i şer‘iye ve emr-i şerîfin mahâlli terkīn olunup ba‘dehu mültezim memleha emîni vekîli ile mahâllinde mürâfa‘a ve mahâll-i mezbûr vakıf örüsü olduğu sâbit ve hüccet-i Defter-i hâkānîye kayd olunup yine tarafeynden nizâ‘dan hâlî olmamağla vakf ve mîrîye gadr olmamak üzere muslihûn vesâtetiyle vakıf tuzlasından hâsıl olan tuz içün Gekbüze ve Adalar ve Karamürsel ve Yalakâbad ve Mihaliç nâhiyeleri ve kurâlarında bey‘ olunmak üzere tarafeyn râzı ve bu vech üzere nizâm verilip yine yüz yirmi dört senesinden emr-i şerîfim verildikden sonra Ahyolu Memlehası Mukāta‘ası emîni mûmâ-ileyh Seyyid Mehmed -zîde mecdühû- mukāta‘a-i mezbûre mülhakātından örüsü olan Üsküdar ve tevâbi‘i mahallerinde vakıf tuzu bey‘ olunmak üzere vakıf mültezimi vekîlini iğfâl ve şefî‘-i mücbir ile tağrîr ve ruhsat verdirip ve mûcebince fermân ısdâr ve hilâf-ı şürût-ı berât vakıf tuzu bey‘ olunmağla mukāta‘a nizâmına halel ve iltizâmına kesr u noksân terettüb ve berât şürûtu üzere kadîmî örüsü içinde bey‘ olunan tuzun rüsûmu alınmak içün istid‘â-yı inâyet etmekle berât şürûtu üzere amel olunmak üzere yüz yirmi beş senesinde âhar emr-i şerîfim verildiği mukayyed olup ve mahmiye-i İstanbul ve Galata ve Üsküdar ve Haslar ve Varna ve Silivri ve Çekmece ve İznikmid ve Adalar ve Midye iskeleleri ve tevâbi‘i Ahyolu Memlehası’nın örüsü olup mîrî tuz fürûht olan ve âhar yerlerden gelen rençber tuzunun mîrî içün resmi alına ve mîrî tuzu var iken âhar yerlerden gelen tüccâr fürûht olunmaya, şöyle ki fürûht olunur ise şer‘an îcâb eden tertîb oluna ve Akdeniz ve Karadeniz ve Kefe câniblerinden gelen tuzun her bir kîlesinden onar akçe resm alınıp mezbûr inâd ve muhâlefet olunmaya, İstanbul’da Hasır iskelesinde vâki‘ mîrî tuz anbarından gayri yerde tuz fürûht olunmaya ve zikr olunan Ahyolu Memlehası ve iskeleleri ve tevâbi‘i hâsları kadîmü’l-eyyâmdan ilâ-hâze’l-ân ne minvâl üzere zabt ve tasarruf olunagelmiş ise geri ol minvâl üzere emîn-i mûmâ-ileyh tarafından zabt ve tasarruf etdirilip vechen mine’l-vücûh âhardan müdâhale ve mu‘âraza etdirilmeyip izâ‘at-ı emvâl-i hâssa etdirilmeye deyü memleha-i mezbûrenin şart-ı iltizâm berâtı mahâllinde mukayyed olduğu Hazîne-i âmirem defterlerinde derkenâr olunup hâlâ emîn-i mûmâ-ileyh memleha-i mezbûrun örüsü olan mahaller berât şürûtu üzere musarrah iken mukaddemâ vakıf mültezimi vekîli iğfâl ve mâl-ı mîrîye gadr etmekle berât şürûtu üzere amel olunmak içün yedine verilen emr-i şerîf mahâlline âdemîsi ile gönderildikde nâhiye nâibleri ve Tuzla karye subaşısı bir vechile itâ‘at etmeyip gadr etmekle berât şürûtu üzere yedine verilen emr-i şerîfim mûcebince berât şürûtu üzere mîrî tuz kadîmi örüsü olan mahallerde fürûht ve âharın tuzundan kānûn üzere onar akçe rüsûmu tahsîl ve edâda muhâlefet edenler Âsitâne-i sa‘âdetime ihzâr olunmak bâbında emr-i şerîfim ricâ etmeğin bu def‘a emr-i şerîfime itâ‘at etmez ise ihzârı içün emr-i şerîfim verilmek bâbında iftihârü’l-ümerâ ve’l-ekâbir bi’l-fi‘il başdefterdârım Osman -dâme uluvvuhû- telhîs eylemeğin imdi telhîs mûcebince amel olunmak bâbında fermân-ı âlîşânım sâdır olmuşdur, buyurdum ki hükm-i şerîfim vardıkda bu bâbda sâdır olan emir üzere amel edip dahi vech-i meşrûh üzere emîn-i mûmâ-ileyhin yedine verilen emr-i şerîf ve berât-ı âlîşânım şürûtu üzere mîrî tuzu kadîmi memleha-i mezbûr örüsü olan mahallerde fürûht ve âharın tuzundan kānûn ve defter mûcebince onar akçe rüsûmları ma‘rifet-i şer‘le tahsîl ve edâ etdirip hilâf-ı şürût-ı berât-ı âlîşân ve mugāyir-i emr-i şerîf kimesneye ta‘allül ve âhardan müdâhale ve izâ‘at-ı emvâl-i mîrî etdirmeyesin, şöyle ki def‘a dahi emr-i şerîfim (…).
|