.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Galata Mahkemesi 20 Numaralı Sicil (H. 1005 - 1007 / M. 1596 - 1599)
cilt: 35, sayfa: 345
Hüküm no: 447
Orijinal metin no: [66b-3]
Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Vasî Ali Kethüdâ’nın ibrâ edildiği

Hâric-i Galata’da Beşiktaş mahallâtından Sinan Paşa mahallesinde sâkin iken fevt olan merhûm Kayık Mehmed’in sulbiye kızı olup mahkeme-i şerîfede şuhûd-ı udûl ile bülûğ ve rüşdü sâbit olan Râziye Hâtun’un husûs-ı âti’z-zikre bimâ hüve nehcü’ş-şer‘î ahrâr-ı müslimînden mütevellî Mehmed Bey b. Abdullah ve fahrü’z-zu‘amâ Mustafa Bey b. Abdullah şehâdetleri ile vekâleti sâbit olan zevci Receb Bey b. Abdullah meclis-i şer‘-i şerîf sânehallahu te‘âlâ ani’t-tağyîr ve’t-tahrîfde işbu sâhibü’l-kitâbü’s-sahîfe es-sahîhatü’ş-şer‘iyye mezbûre Râziye’nin sagīr iken vasiyy-i muhtârı olan fahrü’l-akrân Ali Kethüdâ b. Abdülmennân muvâcehesinde ikrâr-ı sahîh-i şer‘î ve i‘tirâf-ı sarîh-i mer‘î kılıp zevcem ve müvekkilem mesfûre Râziye Hâtun’a babasından intikāl eden hissesi ve hakkı merkūm Ali Kethüdâ zabtında murâbahası ile cem‘an üç yüz doksan altı bin sekiz yüz yirmi bir akçe olup meblağ-ı mezbûrdan seksen beş bin yüz akçesi müvekkilemin nafaka ve kisve ve bir kaç zî-kıymet çapraz ve yakalık ve sâir mesâlih-i mühimmesi için ipek ve sırma mesâ[ri]fine alınmış olup ve hâlen dahi iki bin dört yüz yetmiş sekiz aded meskûk ve madrûb kâmilü’l-vezn ve sahîhü’l-ayâr filori ki her filori yüz yirmişer akçe hesâbı üzredir ve yine bundan mâ‘adâ on dokuz aded haçlı filori ve otuz dört aded tâmmü’l-vezn ve bir kıt‘a nısf guruş ve dokuz bin Osmânî ki cümle guruş iki bin üç yüz doksan beş akçe olur ve bin akçeye bir mikdâr buğday dahi ki mukaddemâ zikr olunan masraf ile cem‘an vasiyy-i merkūm Ali Kethüdâ zimmetinde üç yüz doksan altı bin sekiz yüz yirmi bir akçe ki vekâletim hasebiyle bî-kusûr ve-lâ küsûr alıp kabz eyledim ve ba‘dehû yine kendisi ile ma‘an varıp a‘yân ve eşrâf huzûrunda zevcem mezbûre Râziye’ye teslîm eyledim el-hâletü hâzihî hâzâ vasiyy-i merkūm Ali Kethüdâ’nın zimmetinde müvekkilem ve zevcem mezbûre Râziye’nin bir akçe ve bir habbe hakkı bâkī kalmadı zimmetini ibrâ-i âm ile ibrâ ve iskāt-ı [66b] tâm ile iskāt eylemişdir eğer ba‘de’l-yevm vekîlimden veya benden husûs-ı merkūma müte‘allik da‘vâ ve nizâ‘ sudûr ve zuhûr eder ise lede’l-hükkâmi’l-kirâm mesmû‘a ve makbûle olmaya dedikde mukırr-ı merkūm vekîlin vekâleti hasebiyle olan ikrârını mukarrun leh mesfûr Ali Kethüdâ dahi vicâhen ve şifâhen tasdîk ve tahkīk eyledikden sonra vâki‘ hâl gıbbe’t-taleb temessük ecli için ketb ve zabt olundu. Tahrîren fî evâsıtı Zilhicceti’ş-şerîfe sene sitte ve elf. Şuhûd: Hüseyin Bey el-Cündî, Sinan Çavuş, Haydar Bey b. Abdullah, Süleyman Çavuş, Mahmud Bey ez-Za‘îm, Ahmed b. Abdullah er-Râcil, Hasan Halîfe el-Müezzin, Süleyman Reis, Bayram Bey b. Abdullah, Hüseyin b. Abdullah, Mehmed Çelebi b. Sinan, Mustafa Çelebi el-Bevvâbü’s-sultânî ve gayruhüm