İstanbul Mahkemesi 3 Numaralı Sicil (H.1027/ M. 1618) cilt: 13, sayfa: 379 Hüküm no: 562 Orijinal metin no: [65b-2] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Yusuf b. Abdullah’ın kiracısı olduğu vakıf dükkânı davasında haklı olduğu
Dükkân-ı âti’l-beyânın müste’cir-i olan Yusuf b. Abdullah nâm kimesne meclis-i şer‘a dükkân-ı mezbûru icâre ile mutasarrıf olan Kosta v. ( ) nâm zimmî ile vakf-ı mezkûre meşrûtiyyet tarîkiyle mütevellîye olan Ayşe bt. ( ) tarafından husûs-ı âti’z-zikre vekîl-i şer‘î olup, vekâleti mezbûreyi ma‘rifet-i şer‘iyye ile ârifeyn olan el-Hâc Mustafa b. Mustafa ve Ahmed b. İsmail şehâdetleri ile sâbite olan Musa Efendi b. Halil nâm kimesneyi ihzâr ve mahzarında üzerine da‘vâ edip, bundan akdem mahmiye-i İstanbul’da Unkapanı kurbunda vâki‘ olup vakıfına intimâ’ ile meşhûr ve ma‘rûf olmağın, tahdîdden müstağnî olan bir bâb boyacı dükkânı Hasan Beşe nâm râcilin taht-ı icâresinde iken mezbûr Hasan Beşe fevt olup, evlâdı kalmamağla mahlûl olup, ber-mûceb-i emr-i pâdişâhî âhara îcâr olunmak lâzım geldikde, zikr olunan dükkân tâlibîn ve râgıbîne arz olunmadın merkūme Ayşe Hâtun zimmî-i mezbûre ecr-i mislinden nice mertebe eksik beş bin akçe icâre-i mu‘accele ve beher mâh altmış akçe ücret-i müeccele ile icâr edip, hâl bu minvâl üzre olup, vakfa küllî gadr olduğu nâzır ve mürtezika-i vakfın ma‘lûmu olup, ziyâde ile tâlib zuhûr etdikde, tâlibine arz için mezâda verilip, bilâhire benim üzerimde olup, on iki bin üç yüz akçeye karâr etdikde zikr olunan meblağ dükkân-ı merkūmun ecr-i misli olmağın, mütevellî-i merkūme Ayşe Hâtun dükkân-ı mersûmu ragabât-ı nâs munkatı‘a oldukdan sonra, bana târih-i kitâb şehri gurresinden on iki bin üç yüz akçe icâre-i mu‘accele ve beher mâh altmış akçe ücret-i müeccele [ile] müşâhereten îcâb, zikr olunan on iki bin üç yüz akçemi mütevellî-i sâlifü’z-zikr benden bi’t-tamâm ahz u kabz etmiş iken, mezbûr Kosta fuzûlî tasarruf eder, merkūmân Musa Efendi ve Kosta zimmî dükkân-ı merkūmu bana teslîm etmezler. Suâl olunup mersûm Kosta’nın yed-i âdiyesi ref‘ ve mezbûr vekîl[e] teslîm ile ilzâm olunmak taleb ederim dedikde, gıbbe’s-suâl mezbûr Kosta ile vekîl-i mezbûr Musa Efendi müdde‘î-i merkūmu kelimât-ı meşrûhasında tasdîk etdikden sonra, mersûm Kosta’yı dükkândan çıkarıp ba‘de’t-tahliyye müdde‘î-i mesfûra teslîm ile ilzâm olundukda, mezkûr Kosta ta‘annüden iki bin akçe dahi ziyâde edip, zeyl-i kitâbda mastûrü’l-esâmi olan Müslümanlar bir sehim dükkân-ı mezbûrun ecr-i misli karârın bulup ziyâdesi ta‘annüt-i [ta‘annüd-i] mahzıdır. Müdde‘î-i mezbûr emlâ’ ve evra‘ olup vakfa her vechile enfa‘ idiğine ittifâk etdiklerinde, mezbûr Kosta bî-vech ve ta‘annüten ta‘arruzdan men‘ olunup, mâ hüve’l-vâki‘ bi’t-taleb ketb olundu. Hurrire fi’l-yevmi’r-râbi‘ aşer min Recebi’l-ferd li sene seb‘a ve ışrîn ve [elf].
Şuhûdü’l-hâl: El-Hâc Ali b. Abdullah, Sinan b. Abdullah, Hüseyin b. Mustafa, Mustafa b. Cafer, Mehmed b. Cafer.
|