|
Mahmudpaşa Mahkemesi 1 Numaralı Sicil (H. 1240-1242 / M. 1825-1827) cilt: 91, sayfa: 58 Hüküm no: 4 Orijinal metin no: [1a-3] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Hakimlerin kararlarında şeriat hükümlerine uygun hareket etmeleri, mahkemelerde uygunsuz kişileri istihdam etmemeleri, yetimlerin haklarını korumaları ve haksız kazanç elde etmemeleri
Sadr-ı Rumeli izzetlü fazîletlü efendi hazretleri
Cümleye ma‘lûm ve âşikâr olduğu üzere Devlet-i aliyye-i ebediyyü’l-istimrârın üss ü esâsı erkân-ı dîn-i mübîn ve şerî‘at-ı garrâ-yı Seyyidi’l-mürselîn üzerine müesses olduğuna binâen cânib-i hilâfet-penâhîden dûş-ı ihtimâmlarına taklîd hükûmet-i şer‘iye kılınan bi’l-cümle kuzât ve hükkâm ibtidâ usûl ve fürû‘-ı mesâil-i dîniyyeye tahsîl-i ilm ile mûceb ve muktezâsı üzere icrâ-yı ahkâm-ı şer‘iyeye kemâl derece dikkat ve her hâlde hakkāniyet ve istikāmet üzere ihkāk-ı hakka mezîd-i sa‘y ü gayret ve cadde-i şer‘-i enverden serimû inhirâfdan ihtirâz ü mücânebet eylemek ve ale’l-husûs erâmil ve eytâmı her vechile himâyet ve siyânet emrinde be-gāyet ihtimâm ve dikkat ederek üzerlerine müstakīm ve emânetkâr vasî nasb ü ta‘yîn olunup ma‘rifet-i şer‘-i şerîf ve re’y-i vasî ile emvâl-i mevrûseleri vakt-i bulûğ ve rüşd ü sedâdlarına değin rehn-i melî ve kefîl-i kavîye rabt ile irbâh ve istirbâh olunarak gerek zimem-i nâsda ve gerek tahrîr-i terekelerine memûr küttâb ve muhzırân ve muhzır uşakları ta‘bîr olunan kimesneler yed ve zimmetlerinde pesmânde olmaması ve bir akçe ve bir habbesi telef ve zâyi‘ ettirilmemesi husûsuna nasb-ı ayn-ı dikkat etmek muktezâsı memûriyetlerinden olup hilâfı vukū‘a geldiği sûretde dünyâ ve âhiretde mesûl ve mu‘âteb olacakları zâhir bir keyfiyet iken bir vakitden beri şirâze-i nizâm-ı âleme tatarruk eden mekr ü hiyel ve fesâda mebnî itâ‘at ve inkıyâd-ı şer‘-i âlî etmemiş olan ashâb-ı bağy ve tuğyânın maslahatlara hulûl ve iltizâm ve tashîhleri sebebiyle ba‘zan onlardan ihtirâz olunduğundan ve ba‘zan dahi memûrlar tama‘ ve irtikâbları cihetiyle hidemât-ı şer‘iye zımnında celb-i menâfi‘-i kesîre kaydına düşdüklerinden ahkâm-ı ilâhiye ve hukūk-ı ibâd kemâ-hiye hakkuhâ icrâ olunmakdan kalmış ve bâ-husûs küttâb-ı kısmet ve muhzırân ve ma‘iyetlerinde olan uşakları dahi kendü cer-i menfa‘atlerini mülâhaza ile ekser terekelerin defter-i kassâm ve iktizâ eden senedât-ı şer‘iyesi yıllarca kâtiblerin cerîdesinde kalarak erâmil ve eytâm maslahatlarının ardlarını almayıp bir tarafdan ashâb-ı mesâlih mehâkim ve mehâfile âmed-şüd ile ellerinden feryâd u figān ederek hitâm-ı maslahatlarından vazgeçmiş oldukları bi’t-tecessüs rütbe-i tahkīka resîde olmuş olup lillâhi’l-hamd ve’l-minh umûr-ı şer‘iye ve mesâlih-i nâsa ta‘arruz ve müdâhaleye ictisâr eden erbâb-ı bağy ü fesâdın avn-ı Hak ile vücûd-ı habâset-alûdları nâbûd olmağla fîmâ-ba‘d icrâ-yı ahkâm-ı şer‘-i şerîfde hangi rütbe [ve] vazîfede olur ise olsun hâtır ve gönüle kat‘a ri‘âyet olunmayıp memûr-ı şer‘iyyât ve kassâm-ı askerî bulunan efendiler muhavvel-i uhde-i memûriyetleri olan ahkâm-ı şer‘iyenin ber-nehc-i şer‘-i kavîm icrâ ve tenfîzine kemâl mertebe sa‘y ü gayret ve erâmil ve eytâm ve kısmet-i askeriye husûsâtına ve kassâm başkitâbeti hizmetinde bulunanlar gerek senedât-ı şer‘iyeye ve gerek şâkirdlerin hesâb ve kitâblarına dâimâ ithimâm ve dikkat ve şâkirdlerin rü’yet eyledikleri maslahatlar da tekâsül ve kusûrları zuhûrunda hocaları mesûl ve mu‘âteb olacakları tenbîh ve telkīn ve bundan mâ‘adâ vasî nasb ü ta‘yîninde dahi li-garazin bir kimesne tesâhub olunmayıp erâmil ve eytâmın emvâl-i mevrûselerinden bir akçe ve bir habbeleri gerek zimem-i nâsda ve gerek küttâb ve muhzır ve muhzır uşaklarında telef ve zâyi‘ ettirilmeyip ve telef ve zâyi‘ olmuş var ise taharrî olunarak hârice ihrâcla tahsîl ve tazmîn olunmak ve vech-i şer‘î üzere kefîl-i kavî ve rehn-i melîye rabt ile irbâh ve istirbâh olunarak emvâl-i eytâmın fevka’l-gāye vikāyesi emrine her an nezâret kılınmak ve bir tarafdan maslahatlarının ardları alınarak erbâb-ı mesâlihin mehâfil ve mehâkime âmed-şüd ile iz‘âc ve ıztırâbdan vâreste olmaları esbâbının istihsâline mezîd-i sa‘y ü dikkat ve kassâm-ı askerî kâtibleri ve muhzırlarının içlerinde müstakīmü’l-etvâr ve emânetkâr olanları istihdâm olunup lede’t-taharrî hıyânetleri tebeyyün edenler hidemât-ı şer‘iyeden tard ü teb‘îd birle hukūk-ı ibâd ve emvâl-i eytâmda hıyâneti zâhir olanlar fîmâ-ba‘d ricâ ve şefâ‘at ile kabûl ve istihdâm olunmayıp bundan böyle kısmet-i askeriyeye kâtib ta‘yîn olundukda kassâm-ı askerî efendi ve başkâtib huzûrlarında mesâil-i fıkhiyyede lede’l-imtihân istihkākı zâhir olmadıkça ta‘yîn olunmamak ve muhzır uşağı ta‘bîriyle kullandıkları mechûlü’l-ahvâl ve nâ-halef kimesnelerin tahsîl-i emvâl-i eytâmda mazarrat ve adem-i emniyetleri mütevâtir ve meşhûr olmağla bu makūle âdemler dahi hidemât-ı şer‘iyede istihdâm olunması bir vechile lâyık ve revâ olmadığından beş nefer gediklü kassâm muhzırlarına çend nefer mücerreb ve müstakīm gedikli muhzır dahi zam ve ta‘yîn ve fîmâ-ba‘d bu hizmetlere mechûlü’l-ahvâl muhzır uşakları karışdırılmayıp birbirlerine kefîle rabtla tahammülü mikdârı yamak nâmıyla istihdâm olunarak üzerlerine bi’z-zât kendüleri dahi nezâret ve dikkat ve birisinin hıyâneti zuhûr eder ise cümlesi birden mu‘âteb ve tekdîr olunucaklarını bilip ona göre hareket ve sadâkāt eylemeleri telkīn ve bir vakitden beri dîvân muhzırları dahi hizmet-i memûrelerinde cadde-i istikāmet ve sadâkātden udûl gerek kapı kethudâlık ve gerek erbâb-ı tarîkin mansıblarında kendi menâfi‘-i mahsûsalarını mülâhaza ile bir takım hîle ve tezvîre cesâret ve erbâb-ı tarîka zarar ve hasâret ile envâ‘-ı hıyânet ve habâsete cüret eyledikleri muhakkak olmağla bunlar dahi içlerinde hizmet-i memûrelerinde devam ve sadâkāt erbâbından mücerreb ve müstakīmü’l-etvâr olanlar ibkā ve hıyânet ve habâseti bi’t-taharrî tebyîn ve tahakkuk etmiş bulunur ise muhzırlıkları ref‘ ü ilkā birle ol makūleler tard ve teb‘îd olunup hâsılı bundan böyle hidemât-ı şer‘iyede bulunan gerek küttâb ve gerek muhzırân ve sâirlerinin hilâf-ı rızâ hareketleri zuhûr eder ise tedîbât-ı lâyıkaları ile tedîb olunacakları peşîn cümlesine gereği gibi tenbîh ve tefhîm olunmak husûsları irâde-i seniyye muktezâsından olmağla ona göre icrâ-yı muktezâlarına himmet ve nezâretiniz hasebiyle sâir iktizâ edenlere dahi müekked tenbîhe mübâderet ve siz dahi bu vechile dâimâ nezâret ve dikkat ve sâir mehâfil ve mehâkime başka başka lâzım gelen ilm ü haberlerinin dahi i‘tâ ettirilmesi emrine müsâra‘at eyleyeler deyü [buyuruldu.]
Fî 10 C sene [1]242
|