|
Bab Mahkemesi 54 Numaralı Sicil (H. 1102 / M. 1691) cilt: 20, sayfa: 158 Hüküm no: 158 Orijinal metin no: [25b-2] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Şerife Ayşe Hatun bt. Seyyid Mehmed Çelebi’nin alacak iddiasının reddi
Mahmiye-i İstanbul’da Hâce Hâtun mahallesi sâkinelerinden Şerife Ayşe Hâtun bt. es-Seyyid Mehmed Çelebi meclis-i şer‘-i şerîf-i enverde, zevc-i sâbıkı işbu râfi‘ü’l-kitâb el-Hâc İsmail b. Hüseyin nâm kimesne mahzarında üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip, mezbûr el-Hâc İsmail mukaddemâ zevcim olup târih-i kitâbdan beş sene mukaddem beni bâyinen tatlîk etmekle zimmetinde mütekarrir ve ma‘kūdun aleyh olan altı bin akçe mehr-i müeccelim taleb eylediğimde, bana edâdan imtinâ‘ eder suâl olunup alıverilmesi matlûbumdur dedikde, gıbbe’s-suâl merkūm el-Hâc İsmail cevâbında, müdde‘iye-i mezbûre Şerife Ayşe zevce-i menkûham olduğu hâlde târih-i mezbûrda zimmetimde mütekarrir ve ma‘kūdun aleyh altı bin akçe mehr-i müecceli ve nafaka-i iddet-i ma‘lûmesi üzerlerine ve me’ûnet-i süknâsı dahi kendi üzerine olmak üzre benimle muhâla‘a-i sahîha-i şer‘iyye ile muhâla‘a edip, ben dahi hul‘-ı mezbûru ba‘de’l-kabûl hukūk-ı zevciyyete müte‘allika âmme-i da‘vâdan her birimiz âharın zimmetin ibrâ-i âmm-ı kātı‘ü’n-nizâ‘la ibrâ ve iskāt etmişidik deyu da‘vâ-yı def‘ edicek, gıbbe’l-istintâk ve’l-inkâr, mezbûr el-Hâc İsmail’den def‘-i mezbûrunu mübeyyine beyyine taleb olundukda, udûl-i müslimînden ve zât-ı mezbûreyi ma‘rifet-i şer‘iyye ile ârifân olup, mahmiye-i mezbûrede Koğacı Dede mahallesinde sâkin Ahmed Çelebi b. el-Hâc Hüseyin ve Kızılmusluk kurbunda sâkin Hüseyin Çelebi b. Süleyman nâm kimesneler li ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırân olup isre’l-istişhâd, fi’l-hakīka târih-i kitâbdan beş sene mukaddem işbu müdde‘iye-i mezbûre Şerife Ayşe Hâtun merkūm el-Hâc İsmail’in zevce-i menkûhası olduğu hâlde zevci mezbûr el-Hâc İsmail zimmetinde mütekarrir ve ma‘kūdun-aleyh altı bin akçe mehr-i müecceli ve nafaka-i iddet-i ma‘lûmesi üzerlerine ve me’ûnet-i süknâsı dahi kendi üzerine olmak üzre zevci mezbûr el-Hâc İsmail ile muhâla‘a-i sahîha-i şer‘iyye ile bizim huzûrumuzda muhâla‘a edip, ol dahi hul‘-ı mezbûru ba‘de’l-kabûl hukūk-ı zevciyyete müte‘allika âmme-i da‘vâdan her biri âharın zimmetini ibrâ-i âmm-ı kātı‘ü’n-nizâ‘la ibrâ ve iskāt etmişidi. [Biz bu] husûsa bu vech üzre şâhidleriz, şehâdet dahi ederiz deyu her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iyye eylediklerinde, gıbbe’t-ta‘dîl ve’t-tezkiye şehâdetleri makbûle olmağın, mûcebiyle müdde‘iye-i mezbûre Şerife Ayşe bî-vech mu‘ârazadan men‘ birle, mâ vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu. Fî gurreti Cumâdelâhir sene 1102.
Şuhûdü’l-hâl: Sarı İbrahim müzekkî, Ali b. Bâli, İbrahim b. Mehmed, Receb b. Osman, el-Hâc Abdi [b.] Mahmud.
|