|
Rumeli Sadareti Mahkemesi 21 Numaralı Sicil (H. 1002-1003/M. 1594-1595) cilt: 12, sayfa: 118 Hüküm no: 90 Orijinal metin no: [25b-2, Arapça] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Hâkime bt. Behrâm Bey’in evini Mustafa b. Mehmed ve Rânâ bt. Abdullah’a sattığı
Annesi Hâkime bt. Behrâm Bey kıbelinden husûs-i âtiyyü’z-zikre vekâleti Halil b. Musa ve Mehmed b. Kasım’ın şehâdetleri ile sâbit olan Mustafa b. Ahmed nâm kimesne meclis-i şer‘-i şerîf-i şâmih-i erkânda hâzır olup, müvekkile-i mezbûresinin âtiyyü’z-zikr menzilini Mustafa b. Mehmed er-râcil ve Rânâ bt. Abdullah’a bey‘ ettiğini bil-vekâle ikrâr ve i‘tirâf etti. Müşteriyân-ı mezbûrân da istiğlâl maksadıyla, mezbûre Hâkime’nin işbu akdin kendilerinden sudûruna kadar sâhibi ve mâliki olduğu, elinde ve taht-ı tasarrufunda bulundurduğu, mahmiye-i Kostantıniyye mahallâtından Fîrûz Ağa mahallesinde vâki‘, bir taraftan Ahmed Halîfe b. Mustafa el-İmâm mülkü, diğer taraftan merhûm Fîrûz Ağa vakfı, öteki taraftan su kemeri ve diğer taraftan da tarîk-ı hâs ile mahdûd bulunan cemî‘-i menzili cümle tevâbi‘ ve levâhıkı ile râyicü’l-vakt otuz beş bin akçe-i Osmânî semen-i mu‘ayyen-i makbûz ile iştirâ etti. Bâyi‘a-i mezbûrenin, menzili icâreye almak istemesi üzerine, müşteriyân-ı merkūmân, ba‘de’t-tahliye ve’t-tekābuz zeylde mezkûr târihden bir sene tamâmına beş bin iki yüz elli akçe ücret-i kirâ ile icâreye verdi. Vâki‘ ikrâr, mezkûr Mustafa kıbelinden asâleten, zevcesi Rânâ bt. Abdullah kıbelinden tasdîke vekâleti bi mâ hüve tarîku’s-sübût şer‘an sâbit olan Mevlâna el-Hâc Veli b. Mehmed el-kādî kıbelinden bi’l-muvâcehe ve bi’l-vekâle tasdîk edildi. Sonra Halil b. Musa, Ahmed b. Mustafa el-İmâm ve Mehmed b. Kasım nâm kimesneler, menzil-i mezbûrun derkine ve ücret-i merkūmeye îcâb ve kabûlü hâvî kefâletle kefîl oldular. Cerâ zâlike fî 10 min Şa‘bâni’l-mu‘azzam sene-i mezbûre.
Şuhûdü’l-hâl: Es-Sâbikūn Zikr olunan otuz beş bin akçenin yirmi bin akçesi Rânâ Hâtun’un ve on beş bin akçesi Mustafa’nındır. İmkān olmamağın hüccetde tasrîh olunmadı. Sonra nizâ‘ olunmaya.
|