|
Üsküdar Mahkemesi 9 Numaralı Sicil (H. 940-942 / M. 1534-1536) cilt: 4, sayfa: 132 Hüküm no: 198 Orijinal metin no: [23b-1] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Halka kötü muamelede bulunulmaması ve kanuna muhalefet edenlere gerekli cezaların verilmesi yolunda ferman sureti
Mefâhir-i kuzâtü’l-müslimîn mezâhir-i vülâtü’l-muvahhidîn mevâlî-i Bolu ve Kocaili sancakları kadıları -dâme fazluhüm- tevkī‘-i refî‘-i hümâyûn vâsıl olıcak ma‘lûm ola ki şimdiki hâlde sultân-ı gerdûn-iktidâr zıllullah-ı âlem-medâr hazretlerinin hâtır-ı âlî-i cihân-bânlarında olan mıtrah-ı esbi‘a-і şevârık-ı te’yîdât-ı Rabbânî mukarrer ve musammem olduğu ecilden zuhûra gelip sefer-i azîme azîmet buyurup -inşâ’allâhü te‘âlâ- ibtidâsı mübâ[r]ek ve intihâ ve avdetleri makrûn-ı sa‘âdet ola. Öyle olsa Pâdişâh-ı âlem-penâh-ı düşman-tebâh-ı kîtî-sitân ve kişver-güşâ-yı memâlik-i mahrûsede bi’l-cümle kâffe-i re‘âyâ vü berâyâ yanında mezîd-i merhamet ve kemâl-i âtıfet ü şefkat ve re’fet ü rağbet ve adl-küsterî ve nizâm-ı umûr-ı memleket ve şerâ’it-i dâd ü ma‘delet ve takviyyet-i şerî‘at-ı vesâ‘et ve icrâ-yı kavânîn-i saltanat ve hıfz-ı milk-i millet ve inzibât-ı vilâyet ü eyâlet ve inhizâmü’l-hıtat-i zaleme-i dalâlet ve erbâb-ı şekvâ ve ashâb-ı hâcâta hükm verip def‘-i mezâlim ve ref‘-i mehâyif edesiz deyû bu cânibe hükm-i cihân-mutâ‘ vârid olmağın cevânib-i etrâfa ve eknâfa i‘lâm lâzım ü lâ-büd olmağın olduğu sebebden bu hükm-і vâcibü’l-ittibâ‘ımla kulum İbrahim’i gönderdim ve buyurdum ki Min ba‘d taht-ı kazâlarınızda envâ‘-ı ikdâm ve hüsn-i ihtimâm üzre olup vilâyet zabt olundukda bâb-ı dikkatde dakīka fevt eylemeyip ehl-i zaleme ve tevâyif-i mü[fsi]dûna ruhsat vermeyip fukarâya ve zu‘afâya zulm ü hayf olmaktan bi eyyi gāyetle hazer ve nihâyetle ihtiyât edesiz ve bir kimesneye bir kaziyye isnâd olsa gerekdir ki husamâyı beraber edip bi hasebi’ş-şer‘ ve’l-kānûn teftîş edip göresiz şer‘an ta‘zîre müstahak olursa şer‘le lâzım geleni yerine koyup ve ummâle kānûn-ı kadîm üzre cerîme hükm edip kānûndan ziyâde bir akçe aldırmayasız ve ifsâd eden kimesne siyâsete müstahık olursa kānûn-ı münîf mûcebince istih[k]ākına göre cezâsın verdirip icrâ-yı siyâset-i şâhî edip ehl-i örfe ve tâ’ife-i ummâle bedel-i siyâset deyû akçe aldırmayasız mugāyir-i kānûndur. İmdi kimesneyi vechen mine’l-vücûh şer‘a muhâlif ve kānûna mugāyir kat‘â fi‘l ettirmeyesiz edeni men‘ ü def‘ edip memnû‘ olmayıp temerrüd edip ve muhtâc-ı arz olanı ism ü resm ile kimler idiğin bu cânibe bildiresiz haklarından geldirem ve siz dahi iğmâz-ı ayn ve ihmâ[l ü] müsâhele üzre olmayıp ve tegāfül kat‘â câiz değildir ve sonra beyân olan özür mesmû‘ olmaz bunu sâir evkāta kıyâs eylemeyip ve tâ’ife-i mütemerridden bir kaçı bir yere cem‘ olup tarîk-i isyân veya alâ’im-i tuğyânları münfehim olsa bir an ve bir sâ‘at te’hîr etmeyip bu cânibe bildiresiz ve bu hükm-i şerîfim sûretini sicillâtınıza kayd edip her zamân fehvâsıyla amel edesiz alâmet-i şerîfe i‘timâd ve (…) münîfe i‘timâd ü i‘tikād kılasız. Tahrîren fî evâili Muharremi’l-harâm sene ihdâ ve erba‘în ve tis‘a mi’e. Be Yurt-ı Bozdağ.
|