.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Balat Mahkemesi 2 Numaralı Sicil (H. 970 - 971 / M. 1563)
cilt: 11, sayfa: 156
Hüküm no: 200
Orijinal metin no: [38a-1]
Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Ramazan Bey b. Mehmed’in Köprülü kasabasındaki evkâfı

Bu kitâb-ı şerîf-i dürer-nizâm imlâsına bâdî ve hitâb-ı latîf-i güher-intizâm inşâsına dâ‘i oldur ki tevfîkāt-ı rabbânîyye ve te’yîdât-ı subhâniye ile müsta‘id olan sâhibü’l-hayrât ve’l-hasenât râgibü’s-sadakāt ve’l-meberrât el-vâsık bi’l-meliki’s-samed Ramazan Bey b. Mehmed nâm Voynuklar çeribaşısı inân-ı azîmetini hayrâta ma‘tûf ve himmet-i vâlâ-nehmetini sadakāta masrûf edip ashâb-ı sadakāt-ı câriye ve erbâb-ı hasenât-ı bâkiye silkinde münselik olmağıçün sâkin olduğu kasaba-i Köprülü’de bir cânibi kendi evine muttasıl ve iki cânibi tarîk-i âmma ve bir cânibi Musa b. İvaz mülküne müntehî olan mevzi‘de mübtedîler için bir mektebhâne binâ edip ve kasaba-i mezbûre bağı içinde Nalband Mustafa bağı kurbunda bir çeşme ve kendi değirmeni kurbunda bir çeşme ve Selânik yolu üzerinde sevad yanında bir çeşme ve kasaba-i mezbûrede Evliyalar mahallesinde Kavakdibinde bir kuyu kasaba-i mezbûre tevâbi‘inden Uzuncaova nâm mevzi‘in ortasında bir kuyu ve kasaba-i merkūmede kendi ahırı önünde bir kuyu ve kazâ-yı mezbûre tevâbi‘inden karye-i Oyuk içinde hasbeten lillâh bir kervansaray ve kendi evleri kurbunda bir kervansaray kasaba-i mezbûre dâhilinde subaşı evleri kurbunda bir kervansaray binâ ve icâd eyledi ki her biri inde’l-ahâlî mezbûr çeribaşıya intisâb ile ma‘lûm olmağın tahdîd ve ta‘yînden müstağnîlerdir binâ ve icâd eyledikden sonra ebniye-i hayrât-ı mezbûrenin devâm-ı leyâlî ve eyyâm ile dâim ve bekā-i şuhûr ve a‘vâm ile bâkī ve kāim olmağıçün münşeât-ı mezbûrenin âmme-i mesâlihi ve mebniyât-ı mezkûrenin kâffe-i levâzımı için niyet-i sâfiye-i sâdıka ve taviyye-i sâfiye-i kâfiye birle meclis-i şerî‘at-i garrâ ve mahfil-i tarîkat-i zehrâda kendinden sudûr bulan evkāfa teslîm ve tekmîl ve tetmîm ve tescîl içün mütevellî nasb ettiği kendi oğlu Abdülkerim mahzarında âmme-i tasarrufât-ı şer‘iyyesi câiz ve kâffe-i teberrü‘ât-ı mer‘iyyesi nâfiz olduğu hâlde ikrâr ve itirâf edip silk-i mülkümde münselik ve taht-ı zabtımda munzabıt olan emlâkdan kasaba-i mezbûrede subaşı evleri kurbunda, zikr olunan mekteb kurbunda bir evi havlusuyla, bir tarafı ( ) nâm kâfir evleri ve iki tarafı tarîk-i âmma müntehî olan bir bâb ekmekçi fırınını ve iki bâb dükkânı ve kasaba-i mezbûrede iki cânibi tarîk-i âmma ve bir cânibi Rale nâm zımmî dükkânlarına ve bir cânibi Sabuncu Receb b. Ahmed mülküne müntehî olan mevzi‘de bir çifte hamamı ve sekiz bâb dükkânı ve bir ekmekçi fırını yanında bir odasıyla ve bir bahçesiyle ve mevzi‘-i mezbûr kurbunda iki tarafdan mezbûr Rale nâm zımmî dükkânlarına ve bir cânibi Terzi Osman dükkânına ve iki cânibi tarîk-i âmma müntehî olan mevzi‘de vâki‘ olub ve Laco? nâm zımmîden iştirâ ettiğim dört bâb dükkânı ve beş bâb odayı havlusu ile ve mahall-i mezbûrede bir cânibden Nalband İbrahim dükkânına ve bir tarafdan tarîk-i âm ve bir cânibi sâlifü’z-zikr olan fırın havlusuna muttasıl olan bir bâb dükkânı ve mahall-i mezbûrda köprübaşında iki cânibden tarîk-i âm ve bir cânibden İbrahim nâm kimesne dükkânı ile mahdûd olan bir bâb dükkânı ve mahall-i mezbûrda vâki‘ bir tarafdan Nebi b. Davud’dan aldığım evlere ve bir tarafdan mezbûr zımmîden iştirâ ettiğim dükkâna ve iki cânibden tarîk-i âmma müntehî olan dört bâb dükkânı ve zikr olunan zımmîden iştirâ ettiğim ev önünden vâki‘ bir tarafdan kāri kadın dükkânına muttasıl ve bir cânibden İbrahim b. Abdullah [38b-1] dükkânına ve bir tarafdan tarîk-i âmme müntehî olan iki bâb dükkânı ve mahall-i merkūmda bir tarafdan Sabuncu Ahmed dükkânına ve bir tarafdan Niko v. ( ) nâm zımmî evlerine ve bir tarafdan mezbûr Niko dükkânına ve bir tarafdan tarîk-i âmma müntehî olan mevzi‘de vâki‘ olan üç bâb dükkânı ve mezbûr kervansaray kurbunda vâki‘ olup iki cânibden Niko v. ( ) nâm zımmî mülküne ve bir cânibden tarîk-i âmma müntehî olan bir bâb dükkânı ve kazâ-yı mezbûrda nehr-i Topolonca ile dâir olub iki dönüm bağı ve bir dönüm bahçeyi ve Estefar değirmeni demekle ma‘rûf dört göz değirmeni müştemil olan emlâkimi ve mezbûr Evliyalar mahallesi kurbunda bir tarafdan Nurullah Çelebi b. ( ) el-kādî bahçesiyle ve bir tarafdan Vardar nâm nehir ile ve bir tarafdan Anton ve Milo nâm zımmîler bahçeleri ile mahdûd olan mevzi‘de vâki‘ olub Zeyni? Çelebi ve Antonya ve Milo nâm kimesnelerden ve Mustafa subaşı muhallefâtından iştirâ ettiğim bahçeleri ve mezbûr subaşı evleri yanında bir cânibi kâfir evlerine ve iki cânibi tarîk-i âmme müntehî olan bir fırını iki dükkânı ile vakf ve habs eyledim ve şöyle şart eyledim ki zikr olunan dekâkin ve odalar ve değirmenler ve fırınlar ve bahçeler icâreye verilip hâsıl olan ücretden sâlifü’z-zikr olan çeşmelerin ve kuyuların ve kervansarayların ta‘mîr ve termîmi lâzım geldikçe ta‘mîr ve termîmine sarf oluna ve zikr olunan mektebin mu‘allimine yevmî iki akçe verile ve her kim mütevellî olursa ayda on akçe verile ve bâkī kalan zevâ’id evlâdım beyninde li’z-zekeri mislü hazzi’l-ünseyeyn taksîm ve tevzî‘ oluna ve andan sonra evlâd-ı evlâdım ve evlâd-ı evlâd-ı evlâdım beyninde taksîm oluna bunlar munkariz oldukdan sonra utekām beyninde taksîm oluna ve andan sonra evlâd-ı utekā ve evlâd-ı evlâd-ı utekā beyninde taksîm oluna. Bunlar munkariz oldukdan sonra re’y-i hâkim ile vücûh-ı hayrâta sarf oluna ve zikr olunan evkāfın tevliyet ve tağyîr ve tebdîl ve teksîr ve taklîl madam ki kayd-ı hayâtta olam cemî‘ tasarrufât-ı şer‘iyye benim yedimde ola ve benden sonra ancak tevliyet evlâdıma ve evlâd-ı evlâdıma ile’l-inkırâz meşrût oluna ve bunlardan sonra eslah-ı utekāma andan sonra evlâd-ı utekāmın eslahına meşrût oluna ve bunlar dahi munkariz oldukda re’y-i hâkim ile bir sâlih mütedeyyin kimesneye tevcîh oluna ve bu mevkūfâtı bi esrihâ oğlum mezbûr Abdülkerim’e ba‘de’t-tahliyeti’ş-şer‘iyye teslîm eyledim ol dahi tesellüm ve kabz eyledi dedikde mukırr-ı mezbûru mezkûr Abdülkerim bi’l-muvâcehe tasdîk etdikden sonra vâkıf-ı mezbûr rücû‘a şurû‘ edip eyitti ki İmâm-ı azâm ve hümâm-ı akdem sirâc-ı ümmet nâzım-ı millet üstâd-ı efâdili’l-müctehidîn istinâd-ı ekâmil-i eimmetü’d-dîn Ebû Hanîfe Numan b. Sâbit el-Kûfî cûziye bi’l-hayri ve kûfîye katında vakf-ı akārın lüzûmu olmamağın bu akd vaktinden rücû‘ eyledim ve silk-i mülküme ke-mâ kân idhâl edip mütevellînin kabzından istircâ‘ ve istirdâd eyledim ve bu sadr-ı kitâbın tevkī-i ref‘i vâki‘ ve nefâz-ı hükmü bi hasebi’ş-şer‘i’ş-şerîf sâtı‘ olan şerî‘at-i garrâ hâdi-i muhyi-i beyza? olan hâkime murâfa‘a olup huzûrunda takrîr-i kelâm edicek mütevellî-i mezbûr cevâbında İmâmeyn-i hümâmeyn Ebû Yusuf imâm-ı sânî imâm-ı sâlis Muhammed Şeybânî aleyhimü’r-rahme el-melik el-bârî katlarında akārda lüzûm-i vakf muhakkak rücû‘a muhâlü’l-hâl ve udûlü mümteni‘ü’l-ihtimâldir deyû hâkim-i mûmâileyh …? Allahü ni‘amehû aleyhden hüküm taleb ettikde sıhhat ve lüzûm-i vakf-ı akārda imâmeyn kavli akvâ ve ma‘mûlün bih olmak mâ aleyhi’l-fetvâ olmağın eimme-i eşrâf ve ecille-i eslâf beyninde olan mecâri-i hilâfa âlim oldukları hâlde cânib-i lüzûm-ı vakfı ve devâm-ı sebâtı ihtiyâr edip evkāf-ı mezbûrenin cemî‘sinin sıhhatine ve lüzûmuna hükmetti hükmen sahîhan şer‘iyyen ve kazâen sarîhan mer‘iyyen fe-sâre vakfen lâzimen mahkûmen müseccelen aleyhi bi haysu lâ yecûzu li ehadin tebdîlehû ve tağyîrahû ve lâ nakzahu ve ta‘tîlehû. Fe-men beddelehû el-âyetü


Cerâ fî evâili şehri Ramazan sene 970.


Şuhûdü’l-hâl: Nasûh b. Hacı, Mahmud el-ma‘rûf Beyzâde, Ahmed Hâce b. Musa el-hatîb, Hasan Hâce el-müezzin, Maksud b. Mustafa, Ali b. Mustafa, Murad b. Sinan, Ahmed b. Abdullah