|
Balat Mahkemesi 2 Numaralı Sicil (H. 970 - 971 / M. 1563) cilt: 11, sayfa: 201 Hüküm no: 283 Orijinal metin no: [53a-1, Arapça] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Murad Ağa b. Hüseyin’in, muhallefâtından bir miktar akçesi Beytülmâlce zapt edilen Murad b. Abdullah’ın muhallefâtından istihkâk iddiası
Mehmed b. Kasım, Hasan b. Abdullah ve tâcir es-Seyyid Hasan b. Mehmed Bey nâm kimesneler, [Dîvân’da] huzûrda, ikisi mahzarında, boyacılar kethüdâsı Murad Ağa b. Hüseyin kıbelinden da‘vâ ve kabza vekâleti bimâ hüve tarîki’s-sübût şer‘an sâbit olan silahdâr Hasan b. Abdullah’dan bi’l-vekâle sâdır olan da‘vâda gıbbe’l-istişhâd şöyle şehâdet ettiler ki, müdde‘î-i mezkûrun, mahmiye-i merkūme mahallâtından Mustafa Paşa mahallesinde bundan akdem vefât eden ve muhallefâtından altı bin elli bir akçesi Beytülmâl-i mezkûr tarafından 970 senesi Ramazan ayında zapt edilen boyacı merhûm Murad b. Abdullah’ın muhallefâtında hakkı vardır. Şu cihetle ki, müteveffâ-yı mezbûrun, vefâtı anında taht-ı nikâhında bulunan zevcesi Sultan bt. Hüseyin’e mehr-i müeccelinden râyicü’l-vakt iki bin üç yüz akçe borcu vardı. Mezbûre Sultan, muhallefât-ı merkūmdan hissesini almadan evvel öldüğünde verâseti müvekkil-i mezbûra münhasır olmuşdur. Müvekkil-i mezbûrun ayrıca müteveffâ-yı merkūmun zimmetinde karz cihetinden üç bin üç yüz akçe hakkı vardı. Müvekkil-i mezbûr böylece meblağ-ı mezbûra ve muhallefât-ı merkūmun muhallefâtının rub‘una müstahıktır. Müteveffâ-yı mezbûr sülüs-i mâlı ile techîz ve tekfîni ve eyyâm-ı mu‘tâdede tabh-ı ta‘âmı vasiyyet etmiş ve müdde‘î-i mezkûru da vasiyyetinin tenfîzine vasî nasb etmişdir. O da vesâyet-i mezbûreyi kabûl edip hizmet-i lâzimesini edâyı taahhüt etmişdir. Müvekkil-i mezbûra meblağ-ı merkūmun tamâmını veya bir kısmını almadığına, hibe etmediğine, havâle etmediğine veya bi vechin mine’l-vücûh ve sebebin mine’l-esbâb hiç bir şekilde hakkından ferâgat etmediğine dâir yemîn verilmesinin ve şâhidlerin şehâdetlerinin ba‘de şerâiti’l-kabûl inde’ş-şer‘ mu‘teber ve makbûl olmasının akabinde mûcebince hükmedildi.
Cerâ zâlike ve hurrire fi’l-mezbûr.
Şuhûdü’l-hâl: Bayram b. Mehmed ve Ferhad b. Abdullah
|