|
Beşiktaş Mahkemesi 63 Numaralı Sicil (H. 1061-1062 / M. 1651-1652) cilt: 48, sayfa: 162 Hüküm no: 186 Orijinal metin no: [55b-2] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Harap vakıf menzilin Ramazan Bey b. Abdülmennan’a kiralanıp arsası üzerine yeni bina yapmasına izin verildiği
Husûs-ı âti’l-beyânın mahallinde keşf ve tahrîri iltimâs olunmağın bu fakīr zeyl-i kitâbda isimleri mastûr olan Müslimîn ile mahmiye-i Galata’ya tâbi‘ kasaba-i Beşiktaş’da merhûm Sinan Paşa binâ eylediği mescid-i şerîfde imâm ve müezzin olanlara tasarruf ve menâfi‘i meşrûta olup kasaba-i mezbûre mahallâtından merhûm-ı müşârun ileyhin mahalle-i cedîdinde vâki‘ bir tarafı Ahmed Çelebi b. Abdullah mülkü ve bir tarafı bazen Râziye bt. Memi nâm hatun ve bazen Mustafa Kapudan ile Ali mülkleri ve bir tarafı bazen Ahmed Reis mülkü ve bazen tarîk-i hâs ve bir tarafı tarîk-i âm ile mahdûd üç bâb tahtânî odayı ve bir gaslhâneyi ve bir bi’r-i mâ’î ve kenîfi ve zât-ı eşcâr-ı müsmire ve gayr-ı müsmireyi muhtevi hadîkayı müştemil vakıf menzile varup akd-i meclis-i şer‘-i şerîf olundukda mescid-i mezbûrda imâm olup ve menzil-i sâlifü’z-zikre li-ecli’l-istihkâm kıbel-i şer‘-i mergūbdan mütevellî nasb ü ta‘yîn olunan Abdülkerîm Efendi b. Yahya ve mescid-i mezbûrda müezzin olan [56a] Mehmed Çelebi b. Hanifi nâm kimesneler meclis-i ma‘kūdda işbu sâhibü’l-kitâb fahrü’l-akran Ramazan Bey b. Abdülmennan nâm kimesne mahzarında her biri ikrâr ve takrîr-i kelâm edüp menzil-i sâlifü’z-zikri mukaddemâ mahalle-i mezbûrede müteveffâ olan Nasûh Bey b. Abdülmu‘în nâm kimesne hâl-i hayatında mülkünde iken vakf ve habs edüp süknâsını evvelâ kendi nefsine ba‘de vefâtihî sulbiye kızı Meryem nâm hatun ile zevcesi Cemile bt. Ali nâm hatuna ve ba‘de vefâtihimâ mezbûre Meryem’in evlâdına ve evlâd-ı evlâdına ve ba‘de’l-inkırâz mescid-i mezkûrda imâm ve müezzin olanlar sâkin olup veyâhud icâre-i mu‘tâde ile îcâr edüp hâsıl olan ücretine mutasarrıflar olup mukābelesinde beher yevm birer sûre-i Yâsin-i şerîf tilâvet edüp sevâbını rûhuma hibe eyleyeler deyü şart ve ta‘yîn ve tescîl-i şer‘î ve teslîm ile’l-mütevellî eyledikden sonra vâkıf-ı mezbûr ve meşrûtun-lehümâ olanlar mutasarrıflar olup menzil-i mezkûrun tasarruf ve menâfi‘i ber-mûceb-i şart-ı vâkıf bize intikāl etmişidi lâkin menzil-i mersûm mürûr-ı eyyâm ve kürûr-ı a‘vâmla ebniyesiyle hedm ve fütûr ve sükūfuna za‘af ve kusûr ârız ve bi’l-külliyye mecmû‘-ı ebniye menkūza olup bir vechile kābil-i süknâ olmayıp tecdîd ve imâretine dahi vakfın mâlı olmamağın menzil-i mezkûrun nıkzı tahmîn olundukdan sonra ecr-i misli ile îcâr olunması taraf-ı vakfa enfa‘ olduğu ecilden ba‘de’t-tahmîn müşârun ileyh Ramazan Bey’e izn-i şer‘le îcâr olunmak murâdımızdır dediklerinde hâssa mi‘mârlarından Üstâd Şaban b. Veli nâm kimesne ebniye-i menkūzayı mesâha eyledikde tûlen altmış yedi zirâ‘ ve arzen kırk bir zirâ‘ be-hesâb-ı şatrancî iki bin yedi yüz kırk yedi zirâ‘ vakıf arsanın etrâfında vâki‘ taş duvar tûlen elli dört zirâ‘ ve arzen ve kadden yedi zirâ‘ be-hesâb-ı şatrâncî yedi yüz elli altı zirâ‘ ve her zirâ‘ı üçer akçeden iki bin iki yüz altmış akçe ve kerpiç duvar dahi tûlen elli dört zirâ‘ ve kadden yedi zirâ‘ be-hesâb-ı mezkûr yedi yüz elli altı zirâ‘ ve her zirâ‘ı birer akçeden yedi yüz elli altı akçe ve sâlifü’z-zikr üç bâb [56b] odanın tûlen on sekiz zirâ‘ ve arzen on beş zirâ‘ be-hesâb-ı mezkûr iki yüz yetmiş zirâ‘ sakfı ve her zirâ‘ı onar akçeden iki bin yedi yüz akçe ve zikr olunan üç bâb odanın tûlen on üç zirâ‘ ve arzen dört zirâ‘ tavanı be-hesâb-ı mezkûr elli iki zirâ‘ ve her zirâ‘ı beşer akçeden iki yüz altmış akçe ve kıymet-i gaslhâne altı yüz akçe ve iki dahi pencerenin kıymeti seksen akçe ki cem‘an yedi bin yirmi üç akçe tahmîn-i sahîh ile tahmîn ve takvîm olunup ebniye-i menkūzanın kıymeti bundan ziyâde etmez deyü mi‘mâr-ı mezbûr ve sâir ebniye-i sukūf ahvâline ıttılâ‘ [ve] vukūfu olan Müslimîn icmâ‘ [ve] ittifâk eylediklerinden sonra mezbûrân Abdülkerîm Efendi ve Mehmed Çelebi menzil-i mezbûru müşârun ileyh Ramazan Bey’e yüz yirmi beş kıt‘a riyâlî guruş-ı kebîre icâre-i mu‘accele ve senede yüz yirmi akçe ücret-i mü’eccele ile îcâr ve teslîm ol dahi vech-i muharrer üzere istîcâr ve tesellüm eyledikden sonra meblağ-ı mezkûr yüz yirmi beş kıt‘a guruş icâre-i mu‘acceleyi taraf-ı vakf için yedinden her biri ahz u kabz etmeğin arsa-i mezkûre üzerine müşârun ileyh Ramazan Bey kendi mâlı ile nefsi’çün murâd eylediği üzere fevkānî ve tahtânî binâ ihdâs eylemeğe izin dahi verdik dediklerinde merkūmân Abdülkerîm Efendi ve Mehmed Çelebi’nin vech-i meşrûh üzere cârî ve sâdır olan ikrârını müşârun ileyh Ramazan Bey bi’l-müvâcehe tasdîk ve bi’l-müşâfehe tahkīk etmeğin mâ-vaka‘a mahallinde ketb olundu.
Tahrîren fi’l-yevmi’r-râbi‘ min-Şa‘bâni’l-mu‘azzam li-sene isneteyn ve sittîn ve elf.
Şühûdü’l-hâl: Fahrü’l-akrân Mahmud Ağa b. Ömer Bey, Fahrü’l-emâsil Mehmed Ağa b. el-mezbûr, Abdüsselâm Kapudan b. Receb kethüdâ, Hüseyin Bey b. Hasan, Ali Bey b. Abdülmennan, Mehmed Çelebi b. el-Hâc Mustafa, Mehmed Çelebi b. Mahmud, Emrullah Çelebi b. Mustafa, Mehmed Bey b. Ali, Osman Çelebi b. Ahmed, Lütfi Çelebi b. Mustafa, İsmail Çelebi b. Mehmed, Ömer Çelebi b. Ali, Ali Beşe b. Abdullah, İbrahim Beşe b. Abdullah, Ahmed Reis b. Abdullah, Hasan Beşe b. Ali, Mehmed Beşe b. Nasûh, Ali Çelebi b. Cafer, Mehmed Çelebi b. Veli, Cafer b. Mehmed muhzır.
|