|
Davud Paşa Mahkemesi 1 Numaralı Sicil (H. 1196-1197 / M. 1782-1783) cilt: 79, sayfa: 175 Hüküm no: 141 Orijinal metin no: [20M/b-2] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Koğacı Dede mahallesinden Anadolu Kalemi Serhalifesi Mustafa Efendi’nin Cebecibaşı mahallesinde olan evdeki hissesini vakfetmesi
< Bu vakfiyenin asıl müstakil vakfiyesi 25 kâğıd aşağıda olmuşdur, gaflet olunmaya, bu imzâ ile bu hüccete amel olunmaya.
Mâ fîhi mine’l-vakfi ve’ş-şurûti cerâ indî ale’n-nemati’l-mebsût fe-hakemtü bi-sıhhatihî ve lüzûmihî fî-husûsihî ve umûmihî âlimen bi’l-hilâfi’l-cârî beyne’l-eimmeti’l-eşrâf ve ene’l-fakīrullâhi subhânehû ve te‘âlâ Bâli Fânizâde Şerîf Mehmed Emin el-müvellâ-hilâfeten bi-mahkemeti Davudpaşa bi-Dâri’l-hilâfeti’l-aliyyeti’l-mahmiye
El-hamdülillâhi rabbi’l-âlemîn ve’s-salâtü ve’s-selâmü alâ-hayri halkıhî Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecma‘în. Ammâ ba‘d zikri âtî vakfın da‘vâ-yı rücû‘unu istimâ‘ ve fasl u hasmı içün bu fakīr mahmiye-i İslâmbol’da Koğacı Dede mahallesinde kâin hâlâ Anadolu Kalemi ser-halîfesi olup işbu kitâb-ı sıhhat-nisâbın tahrîr ü imlâ ve tastîr ü inşâsına bâ‘is ve bâdî olan umdetü erbâbi’t-tahrîr ve’l-kalem zübdetü ashâbi’t-tastîr ve’r-rakam sa‘âdetlü Mustafa b. Mehmed Efendi’nin sa‘âdet-hânelerine varıp zeyl-i kitâbda muharrerü’l-esâmî Müslimîn huzûrunda akd-i meclis-i şer‘-i âlî eyledikde sâhibü’l-hayrât ve’l-hasenât mûmâ-ileyh Mustafa Efendi meclis-i ma‘kūd-ı mezkûrda zikri âtî vakfına li-ecli’t-tescîl mütevellî nasb olunan fahrü’l-eimme es-Seyyid Osman Efendi b. es-Seyyid Ahmed Efendi mahzarında bi-tav‘i’s-sâf ikrâr-ı sahîh-i şer‘î ve i‘tirâf-ı sarîh-i mer‘î edip mahmiye-i mezbûrede Cebecibaşı mahallesinde vâki‘ bir tarafdan Arabzâde kerîmesi menzili ve bir tarafdan Nefise Hatun arsası ve iki tarafdan tarîk-i âm ile mahdûd tûlen ve arzan bi-hesâbı terbî‘i sekiz yüz on beş zirâ‘ arsa üzerinde mebnî hâriciyede fevkānî iki bâb oda ve dîvânhâne ve âbdesthâne ve kenîf ve tahtânî ahur ve kömürlük ve samanhâne ve bir mikdâr havlu ve dâhiliyede fevkānî üç bâb oda ve iki sagīr oda ve dîvânhâne ve âbdesthâne ve kenîf ve tahtânî iki oda ve bir matbah ve bi’r-i mâ ve kenîf ve bir mikdâr bağçe ve havluyu müştemil bir bâb mülk menzilin iki yüz sehm i‘tibârıyla yüz elli sekiz sehm-i şâyi‘i bâ-hüccet-i şer‘iye benim yedimde mülküm ve kırk iki sehm-i şâyi‘i er karındaşım oğlu gāib ani’l-meclis Mehmed Tâhir Efendi’nin yedinde mülkü olmağla ben menzil-i mahdûd-ı mezkûrda olan yüz elli sekiz sehm hisse-i şâyi‘amı hasbeten lillâhi te‘âlâ vakf-ı sahîh-i müebbed ve habs-i sarîh-i muhalled ile vakf ve habsedip şöyle şart ve ta‘yîn eyledim ki hisse-i mezkûre beher şehr seksen akçe icâre-i müeccele ve mu‘accele-i misliyle îcâr olunup hâsıl olan gallesinden yirmi akçe vazîfe-i tevliyet olup mâ‘adâ altmış akçesi vâlid-i mâcidim sâbıkā Anadolu başhalîfesi merhûm Mehmed Efendi’nin medîne-i Üsküdar’a tâbi‘ Kandilli karyesinde binâ ve ihyâ eylediği mekteb-i latîfin ta‘mîr ve termîmine harc ü sarf oluna ve ben müddet-i hayatda oldukça vakf-ı mezkûruma mütevellî olup vazîfe-i mersûmeye mutasarrıf olam, bi-emrillâhi te‘âlâ irtihâl-i dâr-ı bekā eylediğimde sulbiye kebîre kızım Leyla Hanım vakf-ı mezkûruma mütevelliye olup vazîfe-i mersûmeye mutasarrıfa ola, ba‘de vefâtihâ mezbûre Leyla Hanım’ın evlâd-ı evlâd-ı evlâd [ve] evlâd-ı evlâd-ı evlâdının ekberi mütevellî olup vazîfe-i mersûmeye mutasarrıf ola, el-iyâzü billâhi te‘âlâ ba‘de’l-inkırâz mârrü’z-zikr Anadolu Kalemi hulefâsından bir müstakīm ve mütedeyyin kimesne vakf-ı mezkûruma mütevellî olup vazîfe-i mersûmeye mutasarrıf ola ve vakf-ı mezkûruma mütevellî olanlar hisse-i mezkûrede kendüleri sâkin olup icâre-i müecccele-i mezkûresin ber-minvâl-i muharrer edâ ve gerek ber-vech-i muharrer icâreteyn-i mezkûreteyn ile âhara îcâr eyleyeler ve vakf-ı mezkûrumun tebdîl ve tağyîri ve taklîl ve teksîri yedimde ola ve mürûr-ı eyyâm ile şurût-ı mezkûreye ri‘âyet müte‘assir olur ise vakf-ı sâlifü’l-beyân ol zaman vakf-ı fukarâ-i ehl-i îmân ola deyü ta‘yîn-i şurût ve tebyîn-i kuyûd edip hisse-i mezkûreyi mütevellî-i mezbûr es-Seyyid Osman Efendi’ye teslîm ol dahi ahz ve tesellüm ve sâir evkāf mütevellîleri gibi tasarruf eyledi dedikde gıbbe’t-tasdîk fî-cemî‘i mâ-zükira vâkıf-ı mûmâ-ileyh Mustafa Efendi [21a] inân-ı kelâmını semt-i âhara atfedip menzil-i mezkûr kābil-i kısmet olup ve hazret-i İmâm Muhammed b. Hasan eş-Şeybânî mezheb-i şerîfleri üzere ba‘zı meşâyih-i kirâm katlarında kābil-i kısmet olan akār-ı müşâ‘ın müşâ‘an vakfı câiz olmamağla vakf-ı mezbûrdan rücû‘ ve menzil-i mezkûrdan hisse-i mezkûremi mülküme istirdâd ederim, mütevellî-i mezbûrun kasr-ı yedine tenbîh olunmak matlûbumdur dedikde mütevellî-i mezbûr cevâb-ı bâ-savâba şürû‘ edip gerçi akār-ı müşâ‘ kābil-i kısmetin müşâ‘an vakfı ba‘zı meşâyih-i kirâm katında câiz değildir, lâkin fâzıl-ı samadânî Ebû Yusuf eş-şehîr bi’l-imâmı sânî hazretleri mezheb-i şerîfleri üzere ba‘zı meşâyih-i müteahhırîn-i kirâm katında kavl-i müftâ-bih üzere câizdir deyü redden imtinâ‘ birle bu fakīr huzûrunda müterâfi‘ân ve herbiri mübtegāsınca fasl ü hasma tâlibân olduklarında bu fakīr dahi cânib-i ecr ü sevâbı ahrâ ve mülke redden vakfa hükm ve kazâyı evlâ görmeğin âlimen bi’l-hilâf re’y-i imâm-ı ma‘hûd ve kavl-i meşâyih-i müteahhırîn üzere vakf-ı mezbûrun sıhhatine hükmedecek vâkıf-ı mûmâ-ileyh mütevellî-i mezbûr ile tekrar muhâsama edip eğerçi vakf-ı mezbûrun sıhhatine hükmolundu, lâkin imâm-ı a‘zam ve hümâm-ı akdem Ebû Hanife el-Kûfî hazretleri katında sıhhat lüzûmu müstelzim olmamağla yine hisse-i mezkûremi mülke istirdâd ederim dedikde mütevellî-i mezbûr tekrar cevâba âgāz edip gerçi inde’l-imâm kaziyye vech-i muharrer üzeredir, lâkin imâmeyn-i hümâmeyn-i mûmâ-ileyhimâ kavl-i şerîfleri üzere sıhhat vakıfdan lüzûma müfârık değildir deyü re’y-i imâmeyn-i mûmâ-ileyhimâ üzere lüzûm-ı vakfa dahi hükm taleb edecek, bu fakīr dahi cânib-i lüzûm-ı vakfı îsâr ve devâm ve sebâtı ihtiyâr edip re’y-i imâmeyn-i hümâmeyn üzere lüzûm-ı vakf-ı mezbûra sâniyen dahi hükm-i sahîh-i şer‘î ve kazâ-i sarîh-i mer‘î etmeğin min-ba‘d vakf-ı mezbûr sahîh ve lâzım olup nakz ve nakīza mecâl muhâl oldu.
Cerâ zâlik ve hurrire fî 22 min-Zilhicce sene 1196
Şühûdü’l-hâl: Mevâlî-i i‘zâmdan Şeyhzâde Sunullah Efendi b. el-merhûm Abdurrahim, Müderrisîn-i kirâmdan es-Seyyid Hasan b. es-Seyyid Yusuf, Müderrisîn-i kirâmdan Şeyhzâde Mehmed Efendi, Uncuzâde Mehmed Efendi b. Ahmed, İbrahim Efendi b. Mehmed, İmâmzâde Mehmed Şakir Efendi b. Salih Efendi, Ahmed Besim Efendi b. Ahmed Efendi, Hoca Hasan Efendi b. Abdullah, Molla İbrahim b. Mehmed, Abdürrezzak Ağa b. İbrahim, Mehmed b. Osman ve gayruhum.>>
|