.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Davud Paşa Mahkemesi 1 Numaralı Sicil (H. 1196-1197 / M. 1782-1783)
cilt: 79, sayfa: 390
Hüküm no: 426
Orijinal metin no: [62a-1]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Nevbahar mahallesinden Emine Hatun’un evini vakfettiğine dair vakfiyesi

Mâ-fîhi mine’l-vakfi ve’ş-şurûti hurrire indî ale’n-nemati’l-mebsût fe-hakemtü bi-sıhhatihî ve lüzûmihî fî-husûsihî ve umûmihî âlimen bi’l-hilâfi’l-cârî beyne’l-eimmeti’l-eşrâf ve ene’l-fakīr ileyhi sübhânehû te‘âlâ Bâli Fânizâde Şerif Mehmed Emin el-müvellâ hilâfeten bi-mahkemeti Davudpaşa bi-Dâri’l-hilâfeti’l-aliyyeti’l-mahmiye

Vakfiye-i Emine Hatun, Nevbahar mahallesinden

El-hamdü lillâhi Rabbi’l-âlemîn ve’s-salâtü ve’s-selâmü alâ-hayri halkıhî Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ecma‘în. Ammâ ba‘d işbu kitâb-ı sıhhat-nisâbın tahrîr ü imlâ ve tastîr ü inşâsına bâ‘is ve bâdî oldur ki, mahmiye-i İslâmbol’da Şehremîni kurbünde Müneccim Sa‘di mahallesinde sâkine ve zâtı zeyl-i vesîkada muharrerü’l-esâmî Müslimîn ta‘rîfleriyle mu‘arrefe olan sâhibetü’l-hayrât ve’l-hasenât Emine Hatun bt. el-Hâc Mustafa Efendi meclis-i şer‘-i şerîf-i sâmihü’l-imâd ve mahfil-i dîn-i münîf-i râsihü’l-evtâdda zikri âtî vakfına li-ecli’t-tescîl mütevellî nasb ü ta‘yîn olunan fahrü’l-akrân es-Seyyid İsmail Ağa b. es-Seyyid İbrahim mahzarında ikrâr-ı sahîh-i şer‘î ve i‘tirâf-ı sarîh-i mer‘î edip vakf-ı âti’z-zikrin sudûruna değin bâ-hüccet-i şer‘iye irsen yedimde mülk ve hakkım olup mahmiye-i mezbûrede Nevbahar mahallesinde vâki‘ bir tarafdan Mühürdâr Mehmed Emin Efendi arsası ve ba‘zan Mahmud Ağa arsası ve ba‘zan Münâdî Mehmed Ağa kerîmesi Fatıma Hatun arsası ve ba‘zan Başcı el-Hâc Mahmud Câmi‘-i şerîfi müezzinine meşrûta vakıf arsa ve bir tarafdan Benefşe Ağasızâde Hasan Beşe arsası ve bir tarafdan Harameyn-i şerîfeyn Vakfı’ndan benim tasarrufumda olan vakıf arsa ve bir tarafdan tarîk-i âm ile mahdûd tûlen ve arzan bi-hesâbı terbî‘i altı yüz otuz üç zirâ‘ bir bâb muhterik mülk menzil arsamı hasbeten lillâhi te‘âlâ vakf-ı sahîh-i müeyyed ve habs-i sarîh-i muhalled ile vakf ve habsedip şöyle şart ve ta‘yîn eyledim ki, arsa-i mahdûde-i mezkûre üzerine kendi mâlımla her ne binâ ve ihdâs eder isem vakf-ı mezkûruma teberru‘ olup beher şehr otuzar akçe icâre-i müeccele ve mu‘accele misliyle îcâr olunup zikr olunan otuz akçe vazîfe tevliyet ola ve ben lâbise-i libâs-ı hayat oldukça vakf-ı mezkûruma mütevelliye olup vazîfe-i mersûmeye mutasarrıfe olam. Bi-emrillâhi te‘âlâ irtihâl-i dâr-ı bekā eylediğimde işbu hâzır bi’l-meclis Veliyüddin Efendi b. Ahmed vakf-ı mezkûruma mütevellî olup vazîfe-i mersûmeye mutasarrıf ola, ba‘de vefâtihî mezbûr Veliyüddin Efendi’nin evlâdı ve evlâd-ı evlâdı ve evlâd-ı evlâd-ı evlâdının ekber ve erşedi vakf-ı mezkûruma mütevellî olup vazîfe-i mersûma mutasarrıf ola, ba‘de’l-inkırâz işbu hâzıratü bi’l-meclis Fatıma bt. el-Hâc Ali nâm hatun vakf-ı mezkûruma mütevelliye olup vazîfe-i mersûmeye mutasarrıfe ola, ba‘de vefâtihâ mezbûre Fatıma Hatun’un evlâdı ve evlâd-ı evlâdı ve evlâd-ı evlâd-ı evlâdının kezâlik ekber ve erşedi vakf-ı mezkûruma mütevellî olup vazîfe-i mersûmeye mutasarrıf ola, el-iyâzü billâhi te‘âlâ ba‘de’l-inkırâz mârrü’z-zikr Nevbahar câmi‘-i şerîfi vakfının mütevellîsi vakf-ı mezkûruma mütevellî olup vazîfe-i mersûmeye mutasarrıf ola ve vakf-ı mezkûruma mütevellî olanlar menzil-i mezkûrda gerek kendileri sâkin ve gerek ber-vech-i muharrer icâreteyn-i mezkûreteyn ile âhara îcâr eyleyip icâre-i müeccele-i mezkûresin ber-minvâl-i muharrer edâ eyleyeler ve vakf-ı mezkûrumun tebdîl ü tağyîri ve taklîl ü teksîri yedimde ola ve mürûr-ı eyyâm ile şurût-ı mezkûreye ri‘âyet müte‘assir olur ise vakf-ı sâlifü’l-beyân ol zaman vakf-ı fukarâ-i ehl-i îmân ola deyü ta‘yîn-i şurût ve tebyîn-i kuyûd edip arsa-i mahdûde-i mezkûreyi fâriğân ani’ş-şevâgil mütevellî-i mûmâ-ileyh İsmail Ağa’ya teslîm ol dahi tesellüm ve sâir evkāf mütevellîleri gibi tasarruf eyledi dedikde gıbbe’t-tasdîk fî-cemî‘i mâ-zükira vâkıfe-i mezbûre Emine Hatun inân-ı kelâmını semt-i âhara atfedip vakf-ı akār imâm-ı a‘zam ve hümâm-ı akdem Ebû Hanifetü’l-Kûfî hazretlerinin re’y-i münîr ve mezheb-i hatîrlerinde gayr-ı lâzım olmağla vakf-ı mezbûrdan rücû‘ ve arsa-i mezkûreyi kemâ-fi’l-evvel mülküme istirdâd ederim, suâl olunup arsa-i mezkûreyi geri mülküme redd ü teslîme mütevellî-i mûmâ-ileyhe tenbîh olunmak matlûbumdur dedikde gıbbe’s-suâl mütevellî-i mûmâ-ileyh dahi cevâba mütasaddî olup eğerçi vakf-ı akār imâm-ı müşârün-ileyh katında bast olunan minvâl üzeredir. Lâkin âlim-i Rabbânî Ebû Yusuf eş-şehîr bi’l-imâmi’s-sânî kavl-i şerîfleri üzere vâkıf mücerred vakaftü demekle ve imâm-ı sâlis Muhammed b. Hasan eş-Şeybânî hazretleri mezheb-i hatîrlerinde teslîm ile’l-mütevellî ile vakıf sahîh ve lâzım olmağla imâmeyn-i müşârün-ileyhimâ kavl-i şerîfleri üzere vakf-ı mezbûrun sıhhat ve lüzûmuna hüküm taleb ederim deyü hâkim-i muvakkı‘-ı sadr-ı kitâb -tûbâ-lehû ve hüsnü-meâb- efendi hazretleri huzûrunda müterâfi‘ân ve her biri mübtegāsınca fasl ü hasma tâlibân olduklarında hâkim-i mûmâ-ileyh dahi cânib-i ecr u sevâbı ahrâ ve mülke redden vakfa hükm ve kazâyı evlâ görmeğin imâmeyn-i müşârün-ileyhimâ kavl-i şerîfleri üzere vakf-ı mezbûrun sıhhat ve lüzûmuna hükm-i sahîh-i şer‘î ve kazâ-i sarîh-i mer‘î etmeğin min-ba‘d nakz ve tahvîli muhâl oldu. Fe-men beddelehû ba‘demâ semi‘ahû fe-innemâ ismühû alellezîne yübeddilûnehû innallâhe semî‘un alîm ve ecrü’l-vâkıf ale’l-hayyi’l-cevâdi’l-kerîm cerâ zâlik.

Ve hurrire fi’l-yevmi’s-sâdis min-Cumâdelûlâ li-sene seb‘a ve tis‘în ve mi’e ve elf.

Şühûdü’l-hâl: Fahrü’l-akrân Mustafa Ağa b. el-Hâc Ali, Mustafa Efendi b. Osman, İbrahim b. Hüseyin, Hüseyin Efendi b. İbrahim, Numan Efendi b. Süleyman, Molla Ali b. Halil, Salih b. Halil, Hacı Hasan b. Osman, Mustafa b. Mustafa ve gayruhum.