.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Bab Mahkemesi 3 Numaralı Sicil (H. 1077 / M. 1666 - 1667)
cilt: 17, sayfa: 242
Hüküm no: 249
Orijinal metin no: [32a-1]
Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Simaven’e babasından kalan vakıf değirmende Serkis’in hakkı olmadığının ispat edildiği

Mahmiye-i İstanbul’da Balat kurbunda Çavuş Mescidi mahallesinde sâkin iken bundan akdem hâlik olan Kazeros v. Mosil nâm Ermeni’nin sulbî oğlu ve hasren vârisi işbu bâ‘isü’l-kitâb Simaven nâm Ermeni meclis-i şer‘-i hatîr-i lâzımü’t-tevkīrde zikri âtî değirmene vâzı‘ü’l-yed olan Serkis v. Kelâm nâm Ermeni muvâcehesinde üzerine da‘vâ edip merhûm ve mağfûrun leh Sultan Bayezid Hân-ı Velî -tâbe serâhû-nun mahmiye-i mezbûrede vâki‘ câmi‘-i şerîf ve imâret-i âmireleri evkāfından Demirkapı cihetine tâbi‘ vilâyet-i Anadolu’da Edincik kazâsında Yenice nâm karye toprağında Büyükdere demekle ma‘rûf mevzi‘de vâki‘ bir tarafdan Nerave ve bir tarafdan Papa Ovanes Parsik nâm Ermeniler tarlaları ve bir tarafdan vâdi ile mahdûd tarlayı mutasarrıfı olup karye-i mezbûre sükkânından olan Semerci Ronik oğlu Bedros nâm Ermeni otuz seneden mütecâviz zirâ‘at etmeyip hâlî ve mu‘attal kalmağın bin altmış üç senesinde vakf-ı mezbûrun câbîsi ve vekîl-i mütevellî olan Mehmed Ağa nâm kimesne zikr olunan tarladan hark ile ol Büyükdere suyunu icrâ ve üzerine kendi malıyla nefsiyçün bir göz değirmen binâ edip mâ‘adâsını zirâ‘at etmek üzre senede yüz yirmi akçe mukāta‘a ile ol tarlayı babam mezbûr Kazeros’a hayâtında tefvîz, ol dahi ber vech-i muharrer tefevvuz ve kabûl edip yedime hat ve hatmini hâvî ve târih-i mezbûr ile müverrah temessük verdikden sonra babam mezbûr Kazeros târih-i merkūmdan zikr olunan tarladan hark ile ol suyu icrâ ve üzerine kendi malıyla nefsiyçün müceddeden bir göz değirmen binâ ve ihdâs edip mutasarrıf iken mezbûr Serkis bin yetmiş senesinde zikr olunan değirmene nâ-hak vaz‘-ı yed etmekle sene-i mezbûre Cumâdelâhiresi’nin on beşinci günü kazâ-i mezbûrda hâkimü’ş-şer‘i’ş-şerîf olan Abdülhalim Efendi b. Ahmed huzûrunda babam mezbûr Kazeros merkūm Serkis ile mürâfa‘a olup mülkü olan mârrü’z-zikr değirmeni mezbûr Serkis’den da‘vâ ve taleb eylediğinde mezbûr Serkis dahi babam merkūm Kazeros için sen âhar diyârda iken baban mezbûr Mosil sâlifü’z-zikr değirmeni kendi mülkü olmak üzre semen-i ma‘lûma bana bey‘ ve teslîm ben dahi iştirâ ve tesellüm ve def‘-i semen edip binâ-i evvelini hedm ve kerestesiyle bi’l-evvel binâ eyledim deyip ber vech-i meşrûh babam mezbûr Kazeros’un mülkü olduğunu inkâr etmeğin babam mezbûr Kazeros bâlâda zikr olunduğu üzre bin altmış üç senesinde mârrü’z-zikr tarlayı senede yüz yirmi akçe mukāta‘a ile vakf-ı mezbûrun câbîsi ve vekîl-i mütevellî olan mezbûr Mehmed Ağa’dan tefevvuz eylediğini nâtık ol temessükü ibrâz ve mazmûnunu ve zikr olunan tarladan mârrü’z-zikr suyu hark ile icrâ ve üzerine kendi malıyla nefsiyçün ol bir göz değirmeni müceddeden binâ ve ihdâs edip bu vechile mülkü ve hakkı olduğunu şuhûd-ı udûlle mezbûr Serkis muvâcehesinde isbât eylediğinde mezbûr Abdülhalim Efendi mûcebiyle ba‘de’l-hükm mezbûr Serkis’in ol değirmenden kasr-ı yedine tenbîh edip babam mezbûr Kazeros’un yedine hüccet-i şer‘iyye verip zabt eylediğinden sonra hâlik olmağla zikr olunan değirmen irs-i şer‘le bana intikāl etmişken mezbûr Serkis zikr olunan değirmeni bilâ-vech-i şer‘î vaz‘-ı yed etmeğin suâl olunup kasr-ı yedine tenbîh olunmak matlûbumdur deyû mezbûr Abdülhalim Efendi’nin imzâ ve hatmiyle mümzât ve mahtûme ve târih-i mezbûr ile müverraha min külli’l-vücûh takrîr-i meşrûhunu nâtıka hüccet-i şer‘iyye ibrâz edip mezbûr Serkis muvâcehesinde feth ve kırâat olunup istintâk olundukda cevâbında müdde‘î-i mezbûr Simaven’in babası merkūm Kazeros’un babası mersûm Mosil ol değirmeni kendi mülkü olmak üzre mezbûr Kazeros’un gıyâbında semen-i ma‘lûma bana bey‘ ve teslîm edip ben dahi iştirâ ve tesellüm ve def‘-i semen eyledim ana binâen vaz‘-ı yed ederim deyû hüccet-i mezbûrenin mazmûnunu inkâr edicek müdde‘î-i mezbûr Simaven’den mazmûn-ı hüccet-i merkūmeye tenbîh taleb olundukda udûl-i müslimînden Ali Beşe b. İvaz ve es-Seyyid Abdülvehhâb Çelebi b. Abdülhalim nâm kimesneler li ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘de hâzırân olup isre’l-istişhâd fi’l-vâki‘ bin yetmiş senesi Cumâdelâhiresi’nin on beşinci günü kazâ-i mezbûrda hâkimü’ş-şer‘-i şerîf olan mezbûr Abdülhalim Efendi huzûrunda müdde‘î-i mezbûr Simaven’in babası mezbûr Kazeros zikr olunan değirmene vâzı‘ü’l-yed merkūm Serkis’den ol değirmeni da‘vâ ve mezbûr Serkis inkârdan sonra merkūm Kazeros mârrü’z-zikr değirmen minvâl-i meşrûh üzre mülkü ve hakkı olduğunu şuhûd-ı udûlle mezbûr Serkis muvâcehesinde bizim huzûrumuz[da] isbât edip merkūm Abdülhalim Efendi dahi mûcebiyle ba‘de’l-hükm merkūm Serkis ol değirmenden kasr-ı yedine tenbîh etmişidi bu husûsa şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyû mezbûru mazmûn-ı hüccet-i mezbûreye muvâfık edâ-i şehâdet-i şer‘iyye eylediklerinde ba‘de’t-ta‘dîl ve’t-tezkiyye şehâdetleri makbûle olmağın mûcebiyle ba‘de’l-hükm mezbûr Serkis’in mârrü’z-zikr değirmenden kasr-ı yedine tenbîh olunup mâ vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu. Fi’l-yevmi’l-hâmis ve’l-ışrîn min Cumâdelûlâ li sene seb‘a ve seb‘în ve elf.


Şuhûdü’l-hâl: Ömer Beşe b. Davud?, Hüseyin Efendi b. Mehmed, Şaban Ağa b. ( ), Mehmed Çelebi b. Abdurrahman, Ali Beşe b. Mehmed.