.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Eyüb Mahkemesi (Havass-ı Refia) 74 Numaralı Sicil (H. 1072 - 1073 / M. 1661 - 1662)
cilt: 28, sayfa: 109
Hüküm no: 80
Orijinal metin no: [17a-2]
Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Ebûbekir Beşe b. Mehmed’in menzil vakfiyesi

Hamd u sipâs ve şükr-i bî-kıyâs ol ahbâbü’l-erbâb mâlikü’r-rikāb ve müsebbibü’l-esbâb cellet hikmetühû ve allet kelimetühû hazretlerine olsun ki kâffe-i kâinâtı nizâm-ı bedî‘ üzre ibdâ‘ ve âmme-i masnû‘âtı üslûb-ı menî‘ üzre ihtirâ‘ edip medâric-i vücûdu tertîb-i fâik üzre temhîd ve ma‘ârîc-i feyz-i vücûdu bi hatt-ı lâyık üzre teşyîd buyurup ahsen-i a‘yân ve eşref-i ekvân olan insanın ba‘zına fazl ve kemâl müyesser kılıp ve ba‘zına envâ‘-ı metâ‘ ve esâs mukadder edip eyâdî-i müeyyedlerin menâhic-i hayrâta makar kılmağın meselü’llezîne yünfikūne emvâlehüm fî sebîlillâhi ke-meseli habbetin enbetet seb‘a senâbile fî küllî sünbületin mi’etü habbetin vallâhu yuzâ‘ifu li men yeşâ’u vallâhu vâsi‘un alîm ve men câ’e bi’l-haseneti felehû aşru emsâlihâ, hadîs-i şerîfi işâreti mûcebince me’cûr-ı cezîle mukadder kılmışlardır ve hediye-i tahiyyât-ı gayr-ı ma‘dûd ve tuhfe-i teslîmât-ı gayr-ı mahdûd hazret-i risâlet-penâh nübüvvet-i destgâh-ı fazl-ı beşer şefî‘-i rûz-ı mahşer pîşvâ-yı enbiyâ ve’l-mürselîn muktedâ-i evvelîn u âhirîn medîne-i ilm u hilm-i temkîn Ahmed-i Muhammed-i Mustafa -sallallâhu aleyhi ve sellem- hazretlerinin ravza-i mübârekelerine takdîm olunur ki ümmet-i za‘îfeyi sırât-ı müstakīme delâlet eyledi ve rıdvân-ı ilâhî cümle-i âl-i ethâr ve zümre-i ashâb-ı ebrâr husûsen çehâr-yâr-ı celîlü’l-mikdâr Ebûbekr, Ömer, Osman ve Aliyy-i nâmdâr hazretlerinin ervâh-ı tayyibelerine vâsıl ve nâ’il ola ammâ ba‘d sebeb-i tahrîr-i sahîfe-i şer‘iyye oldur ki erbâb-ı fitnat ve ashâb-ı basîret gerdiş-i devr-i dûn ve cünbüş-i çarh-ı bukalemûna nazar edip edvârında selâmet ve etvârında hayr ve istikāmet görmeyip yakīnen bilmişlerdir ki bu dünyâ-yı denînin ikāmeti rıhlete makrûn devleti zillet ü mihnet ile meşhûndur imdi ekser-i nâs rûz-ı mahşerde azâb-ı elîm ve cezâ-i azîme mübtelâ olduklarında, dünyâda eylediği hayrât ve hasenât sebeb-i fevz ve necât ve bâ‘is-i nîk-murâd ola, bi fazlillâhi’l-meliki’l-Mâlik medîne-i hazret-i Ebâ Eyyûb el-Ensârî -radiye anhu Rabbühü’l-Bârî-’de Koca Kasımpaşa mahallesi sâkinlerinden sâhibü’l-hayrât Ebûbekir Beşe b. Mehmed -tekabbelallâhu hayrâtihi- meclis-i şer‘-i şerîf-i Nebevîde vakf-ı âti’z-zikre li ecli’t-tescîl ve’t-tekmîl mütevellî nasb ve ta‘yîn eylediği Ali Hâce b. Mehmed el-Kadrî mahzarında cemî‘ tasarrufât-ı şer‘iyyesi nâfize olduğu hâlde ikrâr-ı sahîh-i şer‘î kılıp vakf-ı âti’z-zikrin sudûruna değin silk-i mülk-i sahîhimde münselik olan emlâkimden mahalle-i mezbûrede vâki‘ bir tarafdan Mehmed Çelebi mülkü ve bir tarafdan el-Hâc Mehmed odaları ve bir tarafdan el-Hâc Ömer oğlu mülkü ve taraf-ı râbi‘i tarîk-i âm ile mahdûd iki bâb fevkānî oda ve bir bâb şehnişînli oda ve tahta-pûş ve ahır ve kenîfi müştemil mülk menzilimi cemî‘ tevâbi‘ ve levâhıkı ve âmme-i menâfi‘ ve merâfıkı ile hasbeten lillâhi te‘âlâ ve hasbeten li rûhi resûlihi’l-mu‘allâ vakf-ı sahîh-i şer‘î ve haps-i sarîh-i mer‘î ile vakf ve haps edip şöyle şart ve ta‘yîn eyledim ki mâdâm ki ben [17b] libâs-ı hayâtı lâbise ve mesned-i âfiyetde câlise olam menzil-i mahdûd-ı mezkûra mutasarrıf olam, benim vefâtımdan sonra süknâm menzil-i mezkûru zevcem İstemihan bt. Abdullah nâm hâtuna ba‘dehâ âhar zevcem Kâmurâne’nin evlâdına ve evlâd-ı evlâdına ba‘dehüm mu‘takam Şâhin b. Abdullah’a ba‘dehû evlâdına ve evlâd-ı evlâdına ve evlâd-ı evlâd-ı evlâdına batnen ba‘de batn ve karnen ba‘de karnin gıbbe asıl meşrûta olup her biri nevbet-i süknâsında rûhum için üç İhlâs-ı şerîf ve birer Fâtiha-i şerîfe tilâvet edeler ve ba‘de’l-inkırâz yed-i mütevellî ile îcâr olunup hâsıl olan icâresi Medîne-i Münevvere -alâ münevverihâ efdalü’t-tahiyye- fukarâsına irsâl olunup şurût-ı vakf-ı mezbûr merreten ba‘de uhrâ yedimde ola, mürûr-ı eyyâm ile icrâ-yı şurût-ı mezkûra müte‘azzire olursa mutlak vakf-ı fukarâ-i müslimîn ola ve menzil-i mezbûr mürûr-ı eyyâmla muhtâc-ı ta‘mîr olursa meşrûtün-lehüm olanlar nevbet-i mâllarıyla ta‘mîr edeler deyû fâriğan ani’ş-şevâgil menzil-i mezbûru mütevellî-i mezbûra def‘ ve teslîm, ol dahi vakfiyyet üzre kabz ve tesellüm edip sâir mütevellîler evkāfında tasarruf ettikleri gibi tasarruf eyledi dedikde gıbbe’t-tasdîki’l-mu‘teber vâkıf-ı mezbûr semt-i vifâkdan cânib-i şikāka âzim ve mütevellî-i mezbûr mahzarında üzerine takrîr-i da‘vâ edip vakf-ı akār İmâm Ebû Hanîfe-i Kûfî hazretleri katında gayr-ı lâzım olduğundan mâ‘adâ İmâm-ı sâlis-i Samedânî Muhammed b. Hüseyin eş-Şeybânî re’y-i reşîdleri üzre vâkıf vakfının menâfi‘ini kendiye şart ve ta‘yîn etmekle vakf-ı merkūm sahîh olmamağın vakf-ı mezbûrdan rücû‘ meşrû‘ olmağla vakf-ı mezbûrdan rücû‘ eyledim mütevellî-i merkūmun kasr-ı yedine ve menzil-i mezbûru bedel-i mülkiyyet üzre kemâ-kân teslîme tenbîh olunmak murâdımdır deyicek mütevellî-i mezbûr cevâb-ı bâ sevâba mütesaddî olup hazret-i imâm-ı sânî Ebû Yûsuf -aleyhi’r-rahmetü’l-Bârî- katında vâkıf mücerred vakaftü demekle ve hazret-i İmâm Muhammed mezhebi üzre teslîm ile’l-mütevellî olmak ile vakfa lüzûm ârız olup müşârün-ileyh imâm-ı sânî katında şart-ı merkūm sahîh olmağın imâmeyn-i hümâmeyn re’y-i şerîfleri üzre vakf-ı mezkûrdan rücû‘ gayrı meşrû‘dur deyû teslîmden imtinâ‘ ve sadr-ı kitâb-ı anberîn-nikābı tevkī‘-i müstetâbı ile şeref-yâb eden hâkim-i hâsim âlim-i âdil fânî-i mu‘âdil katında müterâfi‘ân olduklarında, hâkim-i mûmâ-ileyh -esbağallâhu ni‘amehû aleyh- tarafeynin kelâmını ısgā ve cânib-i vakfı evlâ ve ahrâ görüp âlimen bi’l-hilâf ve mürâ‘iyyen bimâ yecîbü ri‘âyetühü fi’l-hükmi bi’l-evkāf re’y-i imâmeyn üzre lüzûm-ı vakf-ı merkūma ve sıhhat-i şürût-ı mezkûrenin husûs ve umûmuna hükm-i sahîh-i şer‘î ve kazâ-i sarîh-i mer‘î edip min ba‘d vakf-ı merkūm vakf-ı sahîh-i lâzım ve haps-i sarîh-i mütehattim oldu. “Fe-men beddelehû ba‘de mâ semi‘ahû fe-innemâ ismuhû ale’llezîne yübeddilûnehû inna’llâhe semî‘un alîm” ve ecrü’l-vâkıfı ale’l-hayyi’l-cevâdi’l-kerîm. Cerâ zâlike ve hurrire fi’l-yevmi’s-sâdis min Şa‘bâni’l-mu‘azzam li sene isneteyn ve seb‘în ve elf.


Şuhûdü’l-hâl: Muharrir-i hurûf Sâlih Mehmed Efendi b. Mehmed el-Müderris, Mehmed Çelebi b. Ahmed el-Kadrî, Veli Beşe b. Mehmed el-Kadrî, Osman Beşe b. Abdülkādir, Mehmed Beşe b. Mustafa, Halil Beşe b. Hasan, Osman Beşe b. Mehmed, Kenan b. Abdullah, Taşcı b. Abdullah, Taşcı Ahmed b. ( ), Hüseyin Muhzır el-Keçenûzî, Dilâver b. Abdullah, Mehmed Beşe Çukadâr, Mehmed el-Muhzır, Bayram Sofu ve gayruhüm mine’l-hâzırîn.