.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Eyüb Mahkemesi (Havass-ı Refia) 74 Numaralı Sicil (H. 1072 - 1073 / M. 1661 - 1662)
cilt: 28, sayfa: 390
Hüküm no: 410
Orijinal metin no: [89a-1]
Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Zaîm Ayas Bey b. Hasan’ın bazı emlâkini satması ve bazı tarlalarının kullanım hakkını devretmesi

Vilâyet-i Rumeli’nde Premedi kazâsına tâbi‘ Hotohova nâm karyeden Ayas Bey b. Hasan nâm za‘îm meclis-i şerî‘at-ı şerîfede işbu râfi‘ü’l-vesîka Hasan b. Ali kendi tarafından asâleten ve karındaşları Ahmed ve Hüseyin ve Mehmed taraflarından ikrâr-ı âti’z-zikri tasdîke vekîl olup bimâ hüve nehci’s-sübût şer‘an vekâleti sâbite olmağın vekâleten mahzarında ikrâr ve takrîr-i kelâm edip akd-i âti’z-zikrin sudûruna değin silk-i mülk-i sahîhimde münselik olan emlâkimden Arnavud Belgradı kazâsına tâbi‘ Penahor nâm karyede vâki‘ bir tarafdan Kula Hanaca mülkü ve bir tarafdan Ali İstirata mülkü ve bir tarafdan İbrahim mülkü ve bir tarafdan Hüseyin Koçi mülkü ve tarîk-i âm ile mahdûd bir bâb fevkānî oda ve altında ahır ve zât-ı eşcâr-ı müsmire ve gayr-ı müsmire bahçeyi müştemil mülk menzilimi bi cümleti’t-tevâbi‘ ve’l-levâhık ve kâffeti’l-menâfi‘ ve’l-merâfık ve yine menzil-i mezbûr kurbunda vâki‘ lede’l-ahâlî ve’l-cîrân ma‘lûmetü’l-hudûd tahmînen beş çapalık bir kıt‘a mülk bağımı ve yine menzil-i mezbûr önünde inde’l-ahâlî hudûdu ma‘lûm bir kıt‘a mülk bostan yerimi, cemî‘ tevâbi‘ ve levâhıkı ile mezbûrûn Hasan ve Ahmed ve Hüseyin ve Mehmed’e tarafeynden îcâb ve kabûlü hâvî bey‘-i bâtt-ı sahîh-i kat‘î ile bin fıddî nakd-i râyic fi’l-vakt akçeye bey‘ edip anlar dahi ale’l-iştirâki’s-seviy iştirâ ve kabûl eylediklerinden sonra yine karye-i mezbûre sınırı dâhilinde vâki‘ inde ahâliyi’d-diyâr ma‘lûmetü’l-hudûd ve’l-kıta‘ ve’l-mikdâr ve dere [ve] Papas tarlaları demekle ma‘rûf tarlalarımın hakk-ı tasarruflarını ma‘rifet-i sâhib-i arz ile yine merkūmûn Hasan ve Ahmed ve Hüseyin ve Mehmed’e dört bin fıddî nakd-i râyic fi’l-vakt akçe bedel mukābelesinde tefvîz bi’l-ferâğ eylediğimde anlar dahi iştirâk-i seviy üzre tefevvüz ve kabûl edip semen-i mezbûr ile bedel-i merkūm ki cem‘an beş bin akçeyi tamamen merkūmûn Hasan ve Ahmed ve Hüseyin ve Mehmed yedlerinden alıp kabz edip emlâk-i mezbûre ve arâzi-i mersûmeyi mahallinde iştirâk-i seviy üzre zabt u tasarrufa ve ahz ü kabza tarafımdan taslît eyledim min ba‘d emlâk-i mezbûre merkūmenin ale’l-iştirâki’s-seviy mülk-i müşterâları ve arâzi-i mersûme dahi ber minvâl-i muharrer dâhil-i taht-ı tasarrufları olmuşdur, keyfe mâ yeşâ’ mutasarrıf olsunlar dedikde gıbbe’t-tasdîki’l-mu‘teber mâ hüve’l-vâki‘ bi’t-taleb kayd şüd. Fi’l-yevmi’t-tâsi‘ aşer min Zilhicceti’ş-şerîfe li seneti isneteyn ve seb‘în ve elf.


Şuhûdü’l-hâl: Hüseyin Beşe Sarac, Ömer b. Sinan, Yusuf Beşe b. Ömer, Ali Beşe b. Abdullah, Ali b. Sinan, Ali Beşe Çukadâr, Hüseyin muhzır ve gayruhüm mine’l-hâzırîn.