.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Eyüb Mahkemesi (Havass-ı Refia) 74 Numaralı Sicil (H. 1072 - 1073 / M. 1661 - 1662)
cilt: 28, sayfa: 401
Hüküm no: 424
Orijinal metin no: [91b-1]
Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Ayşe bt. Eyüb Ağa’nın evini bey‘ bi’l-istiğlâl yoluyla Aynîşah Sultan Vakfı’na satması

Husûs-ı âti’l-beyânın mahallinde tahrîri iltimâs olunmağın savb-ı şer‘-i şerîfden mevlânâ Sâlih Mehmed Efendi irsâl olunup ol dahi zeyl-i kitâbda muharrerü’l-esâmî olan müslimîn ile medîne-i Hazret-i Ebâ Eyyûb el-Ensârî -dâme fî rıdvâni’l-Bârî-’de Zal Paşa câmi‘i mukābelesinde sâkine fahrü’l-muhadderât Ayşe Hâtun bt. el-merhûm Eyüb Ağa’nın menziline varılıp akd-i meclis-i şer‘ olundukda, müşârün-ileyhâ Ayşe Hâtun meclis-i ma‘kūd-ı mezkûrda, mahmiye-i İstanbul’da vâki‘ dârü’s-sa‘âde ağası hazretleri taht-ı nezâretinde olan evkāfdan merhûm Aynîşah Sultan evkāfı’na bi’l-fi‘l mütevellî olan sâhibü’l-kitâb fahrü’l-emâsil ve’l-akrân Abdülkādir Çelebi b. İbrahim mahzarında bi tav‘ihâ ikrâr edip silk-i mülk-i sahîhimde münselik olan emlâkimden medîne-i mezbûrede Baba Haydar-ı Nakşibendî mahallesinde vâki‘ etrâf-ı erba‘ası tarîk-i âm ile mahdûd fevkānî ve tahtânî hâriciyye ve dâhiliyye büyût-ı müte‘addide ve sofaları ve iki kıt‘a bahçeleri ve bahçe içinde yedi bâb odaları ve beş aded su kuyusunu müştemil olup babam merhûm Eyüb Ağa’dan bi’l-irsi’ş-şer‘î bana isâbet ve intikāl eden mülk-i mevrûs menzilimi bi cümleti’t-tevâbi‘ ve’l-levâhık mâl-ı vakf-ı mezbûr ile mütevellî-i mûmâ-ileyh Abdülkādir Çelebi’ye her biri sekizer dirhem gelir dört yüz kıt‘a riyâlî guruş-ı kebîre alâ tarîki’l-istiğlâl bey‘ ve teslîm edip ol dahi mâl-ı vakf-ı mezbûr ile tarîk-i mezbûr üzre iştirâ ve tesellüm ve kabûl edip kabz-ı semen-i ma‘dûd eylediğimden sonra mütevellî-i mezbûr menzil-i mahdûd-ı mezkûru ba‘de’t-tahliyye ve’t-tekābuz târih-i kitâb şehri gurresinden sene tamâmına değin altmış kıt‘a riyâlî guruş-ı kebîr icâre ile menzil-i mezbûru bana îcâr ve teslîm, ben dahi vech-i muharrer üzre istîcâr ve tesellüm ve kabz ve kabûl eyledim dedikde gıbbe’t-tasdîki’l-mu‘teber yine mukırra-i mezbûrenin tevâbi‘inden Fâtıma Hâcce bt. Mustafa nâm hâtun meclis-i mezbûrda, derk-i menzil-i mezbûre ve ücret-i merkūmeye ve asl-ı mâla emr ve kabûlü hâvî kefâlet-i sahîha-i şer‘iyye ile [kefîl] ta‘yîn oldum deyû bi tav‘ihâ ikrâr etmeğin men lehü’t-tasdîk kıbelinden ba‘de’l-kabûl vâki‘ü’l-hâli mevlânâ-yı mezbûr mahallinde tahrîr, ba‘dehû meclis-i şer‘a gelip alâ vukū‘ihî inhâ ve takrîr etmeğin mukırra-i mezbûrenin sulbî kebîr oğlu fahrü’l-emâcid ve’l-ekârim Ahmed Ağa b. el-merhûm İbrahim Ağa kıbelinden Mehmed Çelebi b. Mustafa ve diğer Mehmed Çelebi b. Ahmed şehâdetleriyle vekâleti sâbite olan Abdülkādir Çelebi meclis-i şer‘de müvekkilem müşârün-ileyh dahi derk-i menzil-i mezbûra ve ücretine ve asl-ı mâla emr ve kabûlü hâvî kefâletle ta‘yîn olmuşdur deyû bi’l-vekâle ikrâr etmeğin ba‘de’l-kabûl mâ cerâ kayd şüd. Fî selh-i Zilka‘de sene 1072.


Şuhûdü’l-hâl: es-Seyyid Ahmed Efendi b. es-Seyyid Nesimi?, Osman Bey b. Abdurrahman, Receb Çelebi b. Mustafa, Ahmed Çelebi b. Mehmed, Receb Bey Kethüdâ, İbrahim b. Hasan, Mehmed Çelebi b. Mustafa, Sadık Çelebi b. Mehmed ve gayruhüm.