|
Adalar Mahkemesi 1 Numaralı Sicil (H. 1178-1184 / M. 1764-1771) cilt: 75, sayfa: 138 Hüküm no: 165 Orijinal metin no: [38a-2] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Anadolu’dan İstanbul’a koyun sevkedenlere zorluk çıkartılmaması hakkındaki emre itaat etmeyenlerin cezalandırılacağı
Mefâhirü’l-kuzât ve’l-hükkâm me‘âdinü’l-fezâil ve’l-kirâm Anadolu’nun sol koluyla Erzurum’a varınca vâki‘ kuzât ve nüvvâb -zîde fazluhum- ve mefâhirü’l-emâsil ve’l-akrân mütesellimler ve kethüdâ yerleri ve yeniçeri serdârları ve havâss-ı evkāf zâbitleri âmme-i tımâr subaşıları ve bâc-dârlar ve sâir zâbitân ve a‘yân-ı vilâyet -zîde fazluhum- tevkī‘-i refî‘-i hümâyûn vâsıl olıcak ma‘lûm ola ki Anadolu’da vâki‘ büldân ve emsâr ve kasabât ve kurâda sâkin fukarâ-yı ra‘iyyet ve sâir erbâb-ı ticâret ve konar ve göçer aşâyir ve kabâ’il ve hisarın ve sinîn-i mâziyede sâdır olan evâmir-i şerîfemle ağnâm getirenlerin cümlesi diledikleri kimesnelere bilâ-nizâ‘ bey‘ ile intifâ‘-ı yesâr ve yüsr ü kâr eyledikleri cümlenin ma‘lûmu ve bu sene-i mübâreke sâir senelere kıyâs olunmayup Anadolu tarafında kesret ü vefret üzere ağnâm tevârüdü muktezî olup ve Anadolu câniblerinden gelen ağnâmdan çaşni tutulması men‘-i küllî ile men‘ olunmakdan nâşî bundan akdem sâdır olan emr-i şerîfim mûcebince geçidlerde ve memerr ü ma‘berlerde Âsitâne-i sa‘âdetime koyun getirenlerden mu‘tâda mugāyir alâ-tarîkı’ş-şer‘ nesne mutâlebe olunmak ve bu makūle bey‘ içün ağnâm getirenler ağnâmlarıyla âminen ve sâlimen Âsitâne-i aliyyeme tesyîr olunmak fermânım ve sinîn-i sâireden ezyed ve vâfir fevka’l-memûl koyun sevk etdirilmek cümlenizden matlûb-ı hümâyûnum olmağın te’kîden ve ikdâmen işbu emr-i şerîfim dahi ısdâr ve kāimmakām-ı rikâb-ı hümâyûnum çukadârlarından kıdvetü’l-emâsil ve’l-akrân Ali -zîde kadruhû- ile irsâl olunmuşdur imdi Türkmân ve celeb ve sâirlerin getirdikleri koyunları rızâlarıyla verdikleri kimesneye bey‘ ve bahalarıyla tamâmen ashâbına teslîm olunmak ve kasabbaşılar ve sâirleri tarafından çaşni tutulmayup vechen mine’l-vücûh cevr ü ta‘addî olunmamak üzere tenbîhi lâzım gelenlere muhkem tenbîh-i ekîd olduğu ve bu vakti sâir vakitlere kıyâs etmeyüp Anadolu’dan memûrlara ziyâde ağnâm gelmesi sizden matlûb-ı hümâyûnum olduğu ve ma‘âzallâhu te‘âlâ memûlden dûn koyun gelir ise bir türlü cevâbınız mesmû‘ olmayup hakkınızda mu‘âmele-i şedîd-i şâhânem zuhûra geleceği ma‘lûmunuz oldukda encâm-ı kârınızı fikr ü mülâhaza ve koyun getirenlerden mürûr u ubûr eyledikleri geçidlerden mu‘tâda mugāyir alâ-tarîkı’l-yüsr akçe mutâlebesiyle bir türlü rencîde ve remîde olunmaması husûslarını iktizâ edenlere muhkem tenbîh ve teşdîd ve kazâlarınızda Türkmân ve celeb tâifeleri ve sâir ashâb-ı ağnâmı getirdip kasabbaşılar ve sâirler taraflarından çaşni tutulmayacağını ve getirecekleri koyunlardan bir adedi geri dönmeyüp satılmak üzere herkes rızâlarıyla istedikleri kimesnelere bey‘ etmeleri içün hâssaten ihtimâm olunduğu ve koyun sahipleri getirdikleri ağnâmdan memûllerinden ziyâde fâide edeceklerini inhâ ve tebşîr eyleyerek sinîn-i sâireden ekser ve vâfir Âsitâne-i sa‘âdetime koyun nakline cümleyi teşvîk ve tergīb ve ashâb-ı ağnâmın mevcûd olan koyunların bir gün mukaddem yola çıkardıp kemâl-i mu‘âvenet ve müzâheret ederek selâmet ve emniyet birle ucâleten ve müsâra‘aten bu tarafa sevk u tesyîre sa‘y ü dikkat ve ale’l-ittifâk sarf-ı tâm ve tâkat eyleyesiz bu husûs Âsitâne-i sa‘âdetimde sâkin ibâdullahın lahm husûsunda müzâyakadan sıyânetlerine ve koyun ashâbının kesb ü menfa‘atlerine vesîle ve sebeb olmağla koyun getirenlerin ser-i mû ezâdan ve remîdeliklerine ve esnâ-i râhda mikdâr-ı zerre ta‘addî ve rencîde olunmamalarına [olunmalarına] kat‘â rızâ-i şerîfim yok iken şöyle ki emr-i şerîfime mugāyir esnâ-i râhda hilâf-ı mu‘tâd akçe mutâlebesi veyâhud âhar vechile ta‘addî vukū‘ı ve’l-hâsıl vücûh-ı te‘addiyât ile rencîde olundukları haber verilmek ve teşâkîler olunmak [38b] lâzım gelir ise ol makūlelerin muhkem haklarından gelineceği mukarrer ve muhakkakdır ana göre hareket birle işbu tenbîh-i hümâyûnumu tenbîhât-ı sâireye kıyâs etmeyüp selâmet-i hâliniz lâzım ise fevka’l-memûl kesret ü vefret üzere bu tarafa serî‘an ve âcilen koyun irsâline her biriniz bezl ü sa‘y ü makderet ve sıdk-ı küllî miknet eylemeniz bâbında fermân-ı âlîşânım sâdır olmuşdur buyurdum ki vusûl buldukda bu bâbda vech-i meşrûh üzere şeref-yâfte-i sudûr olan fermân-ı vâcibü’l-ittibâ‘ ve lâzimü’l-imtisâlimin mazmûn-ı itâ‘at-makrûnuyla âmil olup hilâfından hazer ve mücânebet eyleyesiz şöyle bilesiz alâmet-i şerîfeme i‘timâd kılasız.
Tahrîren fi’l-evâhiri Zilka‘deti’ş-şerîfe li-sene selâse ve semânîn ve mi’ete ve elf.
Mûcebince mektûb-ı kāimmakām-ı a‘zamî
|