|
Eyüp Mahkemesi 163 Numaralı Sicil (H. 1147-1149 / M. 1734-1736) cilt: 67, sayfa: 302 Hüküm no: 231 Orijinal metin no: [80a-2] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Sadîler Şeyhi Seyyid Hüseyin Efendi b. Şükrullah’ın amcazadesi Hüseyin Çelebi b. Süleyman’ın, adı geçenin varisi olduğuna hükmolunduğu
Husûs-ı âti’l-beyânın mahâllinde istimâ‘ ve tahrîri iltimâs olunmağın bu fakīr medîne-i hazret-i Ebî Eyüb el-Ensârî -aleyhi rahmetü Rabbihi’l-Bârî-de Şahsultan mahallesinde sâkin iken bundan akdem vefât eden Sa‘dîler Şeyhi es-Seyyid Hüseyin Efendi b. es-Seyyid Şükrullah’ın hayatında sâkin olduğu menzile varup zeyl-i kitâbda muharrerü’l-esâmî Müslimîn huzûrunda akd-i meclis-i şer‘-i Nebevî etdikde müteveffâ-yı mezbûrun ber-vech-i âtî ammizâdesi ve usûbet-i nesebiye cihetinden vârisi olduğunu iddi‘â eden işbu râfi‘u’l-kitâb es-Seyyid Hüseyin Çelebi b. es-Seyyid Süleyman meclis-i ma‘kūd-ı mezkûrda müteveffâ-yı mezbûrun zevce-i metrûkesi olmağla terekesine vâzı‘atü’l-yed olup zâtı es-Seyyid Mehmed Çelebi b. es-Seyyid Mustafa ve es-Seyyid Abdurrahman Efendi b. es-Seyyid Yusuf ta‘rîfleriyle mu‘arrefe olan Hadîce Hatun bt. Abdullah mahzarında üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edüp müteveffâ-yı mezbûr Sa‘dîler Şeyhi es-Seyyid Hüseyin Efendi’nin <> babası müteveffâ es-Seyyid Şükrullah Efendi ile benim babam mezbûr es-Seyyid Süleyman’ın babası es-Seyyid Hasan li-ebeveyn karındaşlar olup babaları ismi es-Seyyid Hüseyin ve dedeleri ismi diğer Şükrullah ve vâlideleri ismi Fâtıma ve maskat-ı re’sleri mahmiye-i İstanbul’da Küçükpazar mahallesi olup müteveffâ-yı mezbûrun verâseti zevce-i mezbûre Hadîce Hatun ile kendinden beş gün sonra vefât eden vâlidesi Fâtıma’nın sadriye kızı diğer Fâtıma Hatun’a ve usûbet-i nesebiye cihetinden bana münhasıra olmağla zevce-i mezbûre Hadîce Hatun’dan suâl olunup tereke-i müteveffâ-yı mezbûrdan bi’l-irsi’ş-şer‘î bana isâbet eden hisse-i ma‘lûmemden kasr-ı yed ve bana teslîme tenbîh olunmak bi’l-verâse matlûbumdur dedikde gıbbe’s-suâl mezbûre Hadîce Hatun cevâbında müteveffâ-yı mezbûrun zevce-i metrûkesi olmağla terekesine bi’l-verâse vâzı‘atü’l-yed [olduğunu] ikrâr lâkin ber-minvâl-i muharrer <<üzere>> müdde‘î-i mezbûrun verâsetini inkâr edicek müdde‘î-i mezbûrdan müdde‘âsını mübeyyine beyyine taleb olundukda udûl-i ahrâr-ı ricâl-i Müslimînden mahalle-i mezkûre Şahsultan’da sâkin Mehmed b. Abdullah ve Müezzin Abdurrahim Efendi b. Mustafa nâm kimesneler li-ecli’ş-şehâde meclis-i ma‘kūd-ı mezkûra hâzırân olup isre’l-istişhâdi’ş-şer‘î, fi’l-vâki‘ müteveffâ-yı mezbûr Sa‘dîler Şeyhi es-Seyyid Hüseyin Efendi’nin babası müteveffâ es-Seyyid Şükrullah Efendi ile işbu müdde‘î-i mezbûr es-Seyyid Hüseyin Çelebi’nin babası es-Seyyid Süleyman’ın babası es-Seyyid Hasan li-ebeveyn karındaşlar olup babaları ismi es-Seyyid Hüseyin ve dedeleri [ismi] diğer es-Seyyid Şükrullah ve vâlideleri ismi Fâtıma ve maskat-ı re’sleri mahmiye-i İstanbul’da Küçükpazar mahallesi olup müteveffâ-yı mezbûrun verâseti ber-vech-i [muharrer] mezbûre Hadîce Hatun ile ile kendinden beş [gün] sonra vefât eden vâlide[si] Fâtıma’nın sadriye kızı diğer Fâtıma Hatun’a ve usûbet-i nesebiye cihetinden es-Seyyid ammizâdesi müdde‘î-i mezbûr es-Seyyid Hüseyin Çelebi’ye münhasıradır; bunlardan gayri vârisi ve terekesine müstahıkk-ı âhar olduğu ma‘lûmumuz değildir; biz bu husûsa bu vech üzere şâhidleriz; şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iye etdikde ba‘de’t-ta‘dîl ve’t-tezkiye şehâdetleri makbûle olmağın mûcebiyle müdde‘î-i mezbûrun verâseti[ne] ba‘de’l-hükm ve’t-tenbîh mâ-hüve’l-vâki‘ bi’t-taleb ketb olundu.
Fî 22 min-Rebî‘ülevvel sene 1149.
|