|
Galata Mahkemesi 20 Numaralı Sicil (H. 1005 - 1007 / M. 1596 - 1599) cilt: 35, sayfa: 294 Hüküm no: 376 Orijinal metin no: [54a-3] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Mehmed Bey’in Ali b. Abdullah’ta ödünçten alacağı olduğu
Zümre-i sipâhiyândan Mehmed Bey b. İdris nâm cündî meclis-i şer‘-i şerîf-i lâzımü’t-tevkīrde kasaba-i Kasımpaşa mahallâtından Câmi‘-i Kebîr mahallesi sâkinlerinden bundan akdem vefât eden merhûm Mehmed b. Ali nâm müteveffânın sulbî oğlu olup merhûm-ı mezbûrun oğulları Hasan ve Esma nâm sagīrlerine dahi kıbel-i şer‘den vasî nasb olunan Hüseyin Beşe b. Mehmed nâm râcil ve merhûm-ı mersûmun zevce-i metrûkesi olup yine merhûmun sulbî oğlu Abdurrahman nâm sagīrine kıbel-i şer‘den vasî nasb olunan Kamer bt. Abdullah ve diğer zevce-i metrûkesi olup müteveffâ-yı mezbûrun sulbî oğulları İsmail ve Havva nâm sagīrlerine kıbel-i şer‘den vasî nasb olunan Yasemin bt. Abdullah ve müteveffâ-yı mezkûrun sulbî oğlu İbrahim ve merhûm-ı mesfûrun sulbiye kızı olan Hatice nâm hâtun tarafından Mahmud b. Ahmed ve Şems Bey b. Mehmed nâm kimesneler şehâdetleri ile şer‘an vekâleti sâbite olan karındaşı Hüseyin Beşe b. Mehmed mahzarlarında takrîr-i da‘vâ edip merhûm-ı mezbûrda cihet-i karzdan yirmi bin nakd-i râyic fi’l-vakt akçe hakkım olup lâkin meblağ-ı merkūm yirmi bin akçeden on iki bin akçesini hâl-i hayâtında alıp kabz edip bâkī zimmetinde sekiz bin akçe hakkım kalmışdır, suâl olunup muhallefâtından taleb ederim dedikde gıbbe’s-suâl ve akībe’l-inkâr müdde‘î-i mersûmdan da‘vâsına mutâbık ve makāline muvâfık beyyine taleb olundukda udûl-i müslimînden Kasım Bey b. Abdullah nâm bevvâb-ı sultânî ve Şems Bey b. Mehmed nâm kimesneler meclis-i şer‘-i şerîfe li ecli’ş-şehâde hâzırân olup gıbbe’l-istişhâdi’ş-şer‘î şöyle edâ-i şehâdeti şer‘iyye eylediler ki fi’l-vâki‘ müdde‘î-i mezbûr Mehmed Bey’in merhûm-ı mezbûr zimmetinde cihet-i karzdan yirmi bin akçe hakkı olup lâkin meblağ-ı mersûm yirmi bin akçeden on iki bin akçesini hâl-i hayâtında alıp kabz edip merhûm-ı mastûrun zimmetinde sekiz bin akçe bâkī kalmışdır, husûs-ı mezbûra şâhidiz ve şehâdet dahi ederiz dediklerinde ba‘de ri‘âyeti şerâiti’l-kabûl şehâdetleri hayyiz-i kabûlde vâkı‘a oldukdan sonra meblağ-ı mezbûru küllen ve ba‘zan müteveffâ-yı merkūmdan bi’z-zât ve bi’l-vâsıta ahz ü kabz etmeyip veya hibe ve ibrâ ve âhara havâle etmediğine mastûr Mehmed Bey istihlâf olundukda yemîn billâhi’l-aliyyi’l-azîm etmeğin merhûm-ı mersûmun muhallefâtından meblağ-ı merkūmun edâsına hükm olunup mâ vaka‘a alâ vukū‘ihî sebt olunup yed-i tâlibe vaz‘ olundu ki vakt-i hâcetde mübeyyin-i hâl ola. Tahrîren fî evâsıtı şehri Şevvâli’l-mükerrem sene sitte ve elf. Şuhûd: Hüseyin Bey b. İbrahim er-Râcil, es-Seyyid Mehmed b. Yahya, el-Hâc Mustafa b. Abdullah. el-Hâc Behram b. İsa, Keyvan b. Abdullah, Mahmud Çelebi b. Ali, Hüsrev b. Abdullah, Mustafa b. Ali
|