|
Galata Mahkemesi 90 Numaralı Sicil (H. 1073 - 1074 / M. 1663) cilt: 40, sayfa: 300 Hüküm no: 374 Orijinal metin no: [54b-1] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Rahime Hanım bt. Mahmud’un vakfiyesi
Hamd-i mevfûr ve şükr-i nâ-mahsûr ol vâkıf-ı umûr ve kâşif-i estâr-ı cumhûr hazretlerinin dergâh-ı akdes ve bârgâh-ı mukaddeslerine ref‘ olur ki Hallâk-ı âlem ve Rezzâk-ı benî Âdem’dir ve salâtü ü selâm ol seyyid-i enâm ve seyyid-i hâs u âm hazretlerinin merkad-i mu‘attar ve meşhed-i münevverlerine olsun ki ümmet-i ulü’l-himmetlerine turuk-ı hayrâtı beyân ve sübül-i meberrâtı ayân eyledi ve dahi âl-i evlâd ve ashâb ve ahfâdlarına olsun ki her biri mütevellî-i cihât-ı dîn ve nâzır-ı şer‘-i mübîn idiler. -rıdvânullâhi te‘âlâ aleyhim ecma‘în- Ammâ ba‘d bu kitâb-ı sıhhat-nisâbın tahrîrine bâ‘is ü bâdî ve bu hitâb-ı müstetâbın tastîrine sebeb-i âdî budur ki Mahmiye-i Galata’ya tâbi‘ kasaba-i Kasımpaşa mahallâtından Tahtakadı mahallesinde sâkine usvetü’l-muhadderât zübdetü’l-muvakkarât sâhibetü envâ‘i’l-hayrât ve’l-hasenât Rahime Hanım bt. el-merhûm Mahmud Efendi’nin menziline varılıp zeyl-i kitâbda mastûrü’l-esâmî olan müslimîn ile akd-i meclis-i şer‘-i hatîr olundukda mezbûre Rahime Hanım meclis-i ma‘kūd-ı mezbûrda vakf-ı âti’l-beyâna li ecli’t-tescîl mütevellî nasb eylediği umdetü’l-emâcid ve’l-a‘yân Zeynü’l-ârifîn Çelebi b. Hüseyin Efendi mahzarında takrîr-i kelâm ve bast-ı merâm edip vaktâ ki bu dâr-ı dünyâ bî-sebât ve bî-bekā olup na‘îmi zıll-ı zâil mukīmi dayf-ı râhil, finâsı fenâya karîn gınâsı anâya rehîn vücûduna adem lâzım sıhhatine sakm mülâzım idiğine âlime ve es-sadakatü fidyetün li’l-me‘âsî “yevme yü’hazü’l-mücrimûne bi’n-nevâsî” mefhûmuna câzime olmağla yevm-i mî‘âdım için iddihâr-ı zâd murâd edinip "ed-dünyâ mezra‘atü’l-âhire” fehvâsınca bu mezra‘a-i fâhirede tohum-ı hayrâtı zirâ‘at ve bedr-i hasenâtı hırâset edip inşâ-i hayra âzime olmağın silk-i mülk-i sahîhimde münselik olup mahalle-i merkūmede vâki‘ bir tarafdan Yahya Çelebi mülkü ve bir tarafdan ba‘zan Tayyib üstâd Ali ve ba‘zan Debbâğzâde Mehmed Çelebi mülkleri ve iki tarafdan tarîk-i âm ile mahdûd fevkānî ve tahtânî şehnişînli üç bâb odaları ve önünde dehlizi ve kenîfi ve bi’r-i mâyı ve zât-ı eşcâr-ı müsmire ve gayr-ı müsmire bahçeyi müştemil mülk menzili bi niyyetin hâlisatin ve taviyyetin vâfiyetin hasbeten lillâhi te‘âlâ ve taleben li merzâti rabbihi’l-a‘lâ vakf ve haps ve tahlît ve te’yîd eyledim deyû tebyîn-i zevâbıt ve ta‘yîn-i mesârif eyleyip bu vechile takrîr-i kelâm ve ifâde-i merâm eyledi ki mâdâm ki vücûdum kayd-ı hayâtda mevcûd ola menzil-i mahdûd-ı mevkūfda kendim sâkine olup bi emrillâhi te‘âlâ dâr-ı fenâdan saray-ı bekāya irtihâl eylediğimde li üm er karındaşım Yusuf Bey nâm kimesne ile kezâlik kız karındaşım Fâtıma nâm hâtun ale’s-seviyye sâkin olalar ba‘de vefâtihimâ zükûr ve inâsdan evlâdları ve evlâd-ı evlâdları ve evlâd-ı evlâd-ı evlâdları batnen ba‘de batnin sâkin olalar ba‘de inkırâzi’l-evlâd atîkātımdan Handan ve Anter ve Dâye nâm câriyelerim ale’s-seviyye sâkine olalar ba‘de vefâtihinne evlâdları ve evlâd-ı evlâdları ve evlâd-ı evlâd-ı evlâdları batnen ba‘de batnin üslûb-ı sâbık üzre sâkin olalar ba‘de inkırâzi’l-kül menzil-i mevkūf-ı mezkûru Medîne-i münevvere -şerrefehallâhü te‘âlâ alâ münevvirihâ- mütevellîsi yediyle icâre-i mu‘accele ve ücret-i müeccele-i misli ile îcâr olunup hâsıl olan ücreti sâl-be-sâl Medîne-i münevvere fukarâsına irsâl ve îsâl oluna ve meşrûtun lehümden nevbet tasarruflarında biri vefât eyledikde hissesine derece-i vâhidede olup hayâtda olanlar mutasarrıf ola deyû şart ve ta‘yîn edip menzil-i mahdûd-ı mezkûru mütevellî-i mezbûra def‘ ve teslîm edip ol dahi vakfiyyet üzre kabz ve tesellüm ve sâir mütevellîler evkāfda tasarruf eyledikleri gibi tasarruf eyledi dedikde gıbbe’t-tasdîki’ş-şer‘î vâkıfe-i mezbûre mütevellî-i mersûm muvâcehesinde kelâmını semt-i vifâkdan cânib-i şikāka tahvîl edip eğerçi vakf-ı akār muhtâr-ı eimme-i ahyâr olan pîşvâ-yı kül ve reh-nümâ-yı sübül hazret-i İmâm-ı A‘zam ve hümâm-ı akdem Ebû Hanife el-Kûfî -âmelehu’llâhu bi lutfihi’l-hâfî- katında sahîh ve gayr-ı lâzım lâkin menzile-i âriyetde olup husûsan vâkıfenin menfa‘at-i vakfı kendi nefsine şartı İmâm-ı Rabbânî Muhammed b. el-Hasan eş-Şeybânî yanında bâtıl olmağla vakf-ı mezbûrdan rücû‘ eyledim menzil-i mahdûd-ı mezkûru ke’l-evvel mülküme idhâl murâd ederim dedikde mütevellî-i mezbûr cevâb-ı bâ savâba âzim olup eğerçi hâl bast olunan minvâl üzredir lâkin fâzıl-ı samedânî İmâm-ı sânî Ebû Yusuf aleyhi’r-rahmetü’l-bârî re’y-i münîrleri üzre vakf-ı mezbûr şurût-ı mezkûreye müsâdif olursa ve vâkıfe-i mezbûre mücerred vakaftü demekle lüzûm ifâde edip istirdâd muhâl olmuşdur deyû redden imtinâ‘ edip alâ tarîki’l-muhâsama hâkim-i hâsim-i muvakki‘-i kitâb ve hüsnü-me’âb huzûrunda müterâfi‘ân ve fasl-ı hasma tâlibân olduklarında hâkim-i mûmâ-ileyh -esbağallâhu ni‘amehû aleyh- ba‘de’t-te‘emmül ve’t-tefekkür cânib-i vakfı îsâr ve devâm-ı senâ-i ihtiyâr ve taraf-ı vakfa nazar ve mubtıl-ı hayr olmadan hazer edip alâ kavli men yerâhu mine’l-eimmeti ve’l-ulemâ’i’l-eimme vakf-ı mezbûrun sıhhat ve lüzûmuna hükm edip min ba‘d vakf-ı mezbûr sahîh ve lâzım olup ibtâl ve ta‘tîl adîmü’l-ihtimâl oldu. “Fe-men beddelehû ba‘de mâ semi‘ahû fe-innemâ ismuhû ale’llezîne yübeddilûnehû inna’llâhe semî‘un alîm” ve ecrü’l-vâkıfı ale’l-cevâdi’l-kerîm vaka‘a’l-işhâd ve’t-terkīm. Cerâ zâlike ve hurrire fî gurreti Zilka‘deti’ş-şerîfe li sene selâse ve seb‘în ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: Fahrü’l-kuzât ve’l-islâm Mehmed Efendi b. ( ), mahalle-i merkūme imâmı Mehmed Efendi b. Hamza, ve Müezzini Ömer Çelebi b. Ahmed, Mehmed Efendi b. Ahmed, Ali Kapudân b. Nasrullah, Abdullah Çelebi b. Abdurrahman, Ahmed Çelebi b. Mehmed, el-Hâc Hüseyin b. Mehmed, el-Hâc Süleyman b. Abdullah, Mehmed Çelebi b. Cafer, Mustafa b. Receb, el-Hâc Ramazan b. Ahmed.
|