|
Galata Mahkemesi 114 Numaralı Sicil (H. 1083-1085 / M. 1672-1674) cilt: 54, sayfa: 366 Hüküm no: 245 Orijinal metin no: [56a-2] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Fatma bt. Abdullah’ın, kocası merhum Süleyman Beşe’nin, Osman b. Abdülcelil’deki sandal bahasından alacağını vekili Ali aracılığıyla talep ettiği
Mahmiye-i İstanbulˈda Unkapanı dâhilinde Azebler Hamamı kurbünde sâkin işbu bâ‘isüˈl-kitâb el-Hâc Ali b. Mustafa nâm kimesne meclis-i şer‘-i hatîr-i lâzımüˈt-tevkīrde mahrûse-i Galataˈda Sultân Bâyezid mahallesi sükkânından iken bundan akdem vefât eden Süleyman Beşe ( ) nâm kimesnenin zevce-i metrûkesi olmağla muhallefâtına vâzi‘uˈl-yed olduğu şer‘an [sâbit] olan Fatma bt. Abdullah nâm hatun tarafından mezbûr el-Hâc Ali ile husûmet ve redd-i cevâba vekîl-i müsecceli olup nehc-i mu‘teber-i şer‘î üzre vekâleti sâbite olan es-Seyyid Osman b. Abdülcelil nâm kimesne mahzarında üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip müteveffâ-yı mezbûr sıhhat-i hâlinde yedimden iştirâ ve kabz eylediği sefîne sandalı semeninden zimmetinde olan otuz beş kıt‘a esedî guruş ile hîn-i iştirâda yedimden ve mâlımdan istikrâz ve kabz eylediği mezbûruˈn-nakd altmış beş guruş ki min-haysüˈl-mecmû‘ yüz kıt‘a esedî guruş zimmetinde lâzımüˈl-edâ bana deyni olup hattâ ber-vech-i muharrer bana medyûn olduğunu alâ-ruûsiˈl-işhâd sıhhati hâlinde ikrâr ve işhâd eyleyip işbu meftûh ve mersûm deyn temessükünü dahi yedime vermişdir vekîl-i mezbûrdan suâl olunup meblağ-ı mezbûru tereke-i vâfiyesinden vermek üzere müvekkile-i mezbûreye tenbîh olunmak matlûbumdur dedikde gıbbeˈs-suâl veˈl-inkâr müdde‘î-i mezbûrdan da‘vâsına mutâbık beyyine taleb olundukda udûl-ı Müslimînˈden Mehmed Yazıcı b. Yusuf ve İbrahim b. Ahmed nâm kimesneler li-ecliˈş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırân olup isreˈl-istişhâd fiˈl-vâki‘ müteveffâ-yı mezbûr sıhhati hâlinde sâlifüˈz-zikr sandal bahâsından otuz beş kıt‘a esedî guruş ve yedinden istikrâz eylediğim altmış beş guruş ki min-haysüˈl-mecmû‘ yüz kıt‘a esedî guruş müdde‘î-i mezbûr el-Hâc Aliˈye zimmetimde lâzımüˈl-edâ ve vâcibüˈl-kazâ deynimdir deyü bizim huzûrumuzda ikrâr eyleyip bizi işhâd eylediğinden sonra işbu deyn temessükü yedine verdi biz bu husûsa şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iye eylediklerinde gıbbe ri‘âyet-i şerâ’itiˈl-makbûl şehâdetleri makbûle olmağın ba‘deˈt-tahlîfiˈş-şer‘î mûcebiyle müvekkile-i mezbûreye tenbîh olunup mâ vaka‘a biˈt-taleb ketb olundu.
Fiˈl-yevmiˈs-sânî veˈl-işrîn min-Cumâdelâhire li-sene erba‘a ve semânîn ve elf.
Şuhûdüˈl-hâl: Mehmed Efendi b. Mustafa, Hüseyin Beşe b. Mehmed, Siyavuş b. Abdullah, Kadri b. Mehmed, İsa Bey
|