.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Galata Mahkemesi 114 Numaralı Sicil (H. 1083-1085 / M. 1672-1674)
cilt: 54, sayfa: 372
Hüküm no: 250
Orijinal metin no: [57a-2]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Merhum Mehmed Ağa’dan Ömer ve Belkıs adlı çocuklarına isabet eden ev hisselerinin, vasî tarafından merhumun karısı Havva Hatun bt. Abdullah’a satıldığı

Mahrûse-i Galata a‘mâlinden kasaba-i Tophâneˈde Cihangir mahallesi sâkinelerinden iken vefât eden Havva bt. Ömerˈin verâseti zevci es-Seyyid Mehmed Çelebiˈye ve vâlidesi Belkıs bt. Abdullah nâm hatun ile li-eb karındaşı Ömer nâm sagīre münhasıra ve tashîh-i meseleleri altı sehimden i‘tibâr olunup sihâm-ı mezbûreden üç sehmi zevci mezbûr es-Seyyid Mehmedˈe ve bir sehmi vâlidesi merkūme Belkısˈa ve iki sehmi dahi sagīr-i merkūm Ömerˈe isâbet eylediği mütehakkıka oldukdan sonra mezbûr es-Seyyid Mehmed Çelebi kendi nefsinden asâleten ve merkūme Belkıs tarafından husûs-ı âtîye vekîl olup nehc-i şer‘î üzre vekâleti sâbite olmağla vekâleten ve sagīr-i mezbûrun tesviye-i umûruna kıbel-i şer‘den mansûbe vasîsi olan ceddesi Âişe nâm hatun dahi vesâyeten meclis-i şer‘de kasaba-i mezbûre mahallâtından [57b] Firuzağa mahallesi sâkinelerinden olup mukaddemâ vefât eden mezbûr Mehmed Ağaˈnın zevce-i metrûkesi Havva bt. Abdullah nâm hatun tarafından husûs-ı âtiˈz-zikri tasdîka vekîl sâbitüˈl-vekâle olan ikisi Mustafa Çelebi mahzarında her biri esâleten ve vekâleten ve vesâyeten ikrâr ve takrîr-i kelâm edip müteveffât-ı mezbûrenin babası mezbûr Mehmed Ağa bundan akdem vefât edip verâseti zevce-i metrûkesi müvekkilem merkūme Havvaˈya ve vâlidesi merkūme Âişe Hatunˈa ve sulbiye kızı müteveffât-ı mezbûre Havva ile sulbî sagīr oğulları Ahmed ve Ömerˈe münhasıra olup cümle muhallefâtından zikri sebk eden Firuzağa mahallesinde vâki‘ olup kendüye intimâ ile tahdîdden müstağnî menzili beyneˈl-verese taksîm olunmadan mezbûr Ahmed dahi vefât edip verâseti vâlidesi merkūme Havva ile li-ebeveyn karındaşı mezbûr Ömerˈe münhasıra olduğu bi-hasebiˈş-şer‘ mütehakkık olmağla menzil-i mezbûr bi-hükmiˈl-münâsahatiˈş-şer‘iye üç yüz altmış sehimden i‘tibâr olunup sihâm-ı mezbûrede altmış iki sehmi zevce-i metrûkesi merkūme Havvaˈya ve altmış sehmi vâlidesi mezkûre Âişe Hatunˈa ve elli bir sehmi müteveffât-ı mezbûre Havvaˈya ve yüz seksen yedi sehim dahi merkūm Ömerˈe isâbet ve intikāl etmişidi elhâletü hâzihî menzil-i merkūmdan biˈl-ırsiˈş-şer‘î müteveffât-ı merkūme Havvaˈya isâbet eden elli bir sehmin ba‘de vefâtihâ bâlâda tashîh-i mürûr eylediği vech üzere bana isâbet eden yirmi beş buçuk sehm üç bin akçeye asâleten ve müvekkilem mezkûre Belkısˈa isâbet eden sekiz sehim ile sülüs sehim ve rub‘ sehmi bin iki yüz akçeye vekâleten ve sagīr-i merkūm Ömerˈe isâbet eden on altı sehim ile sülüsân sehm ve rub‘ sehm kâbil-i intifâ‘ olmayıp âhara bey‘ ve semeni istirbâh olunmak sagīr-i mezkûre her vechile enfa‘ olmağla sihâm-ı mezbûru bin altı yüz otuz akçeye vesâyeten müvekkilem merkūme Havva Hatunˈa her birimiz alâ haddihî safka ile bey‘ edip ol dahi sihâm-ı mezbûreyi vech-i meşrûh üzere iştirâ ve kabûl eylediğinden sonra semenleri olan meblağ-ı mezkûreyi her birimiz asâleten ve vekâleten ve vesâyeten bi-kadri’l-hısas müşteriye-i mezbûre Havva yedinden biˈt-tamam ahz u kabz eyledik ba‘deˈl-yevm menzil-i mezkûrun altmış iki sehmi ırsen ve elli bir sehmi şirâen min-haysüˈl-mecmû‘ yüz on üç sehmi mezbûre Havvaˈnın mülk-i mahzı ve hakk-ı sırfıdır keyfe mâ yeşâ ve yahtâr mutasarrıf olsun dediklerinde gıbbeˈt-tasdîkiˈş-şer‘î mâ vaka‘a biˈt-taleb ketb olundu.

Fiˈl-yevmiˈt-tâsi‘ veˈl-işrîn min-Cumâdelûlâ li-sene erba‘a ve semânîn ve elf.

Şuhûdüˈl-hâl: Fahrüˈl-cündî Mustafa Ağa b. Ahmed, el-Hâc Mustafa b. Ahmed, es-Seyyid Ali b. el-Hâc Rıdvan, Mustafa b. Mansur, el-Hâc İsmail b. Ali, el-Hâc Osman b. Ali, Hüseyin b. Ali, İsa Bey b. Yusuf, Mustafa Efendi el-imâm, Ali Çavuş