.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Galata Mahkemesi 114 Numaralı Sicil (H. 1083-1085 / M. 1672-1674)
cilt: 54, sayfa: 702
Hüküm no: 506
Orijinal metin no: [118b-1]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Meryem bt. Mehmed’in, babasından kendisine intikal edip kardeşi merhum Mehmed Çelebi’ye sattığı mülk hissesinden alacağını varislerinden vekili aracılığıyla talep ettiği

İşbu râfi‘atüˈl-vesîka Meryem bt. el-Hâc Mehmed nâm hatun tarafından husûs-ı âtiˈl-beyâna vekîl olup zât-ı mezbûreyi ma‘rifet-i şer‘iye ile ârifân olan İsmail Çelebi b. Cafer ve Abdülkadir Çelebi b. Yusuf şehâdetleriyle şer‘an vekâleti sâbite olan li-ebeveyn karındaşı Mehmed b. el-Hâc Mehmed meclis-i şer‘de mahmiye-i Galataˈya tâbi‘ kasaba-i Kasımpaşaˈda Kadı Mehmed Efendi mahallesinde sâkin iken bundan akdem vefât eden Mehmed Çelebi b. el-Hâc Mehmedˈin sulbî oğlu Mustafa ve sagīre kızı Rukiyeˈnin tesviye-i emirlerine kıbel-i şer‘den mansûb vasîleri olmağla terekesine biˈl-vesâye vâzi‘atüˈl-yed olan ceddeleri Meryem bt. Mustafa [nâm] hatunun vekîl-i müsecceli olan Ahmed Ağa b. Ali mahzarında biˈl-vekâle üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip müvekkilem mezbûre Meryem müteveffâ-yı mezbûr Mehmed Çelebiˈnin li-ebeveyn kız karındaşı olup babaları mezkûr el-Hâc Mehmed vefât eyledikde mecmû‘-ı terekesini beyneˈl-Müslimîn hesâb ve kitâb olundukda müvekkilem mezbûrenin hissesine ta‘yîn olunan emlâk ve menkūlü otuz altı bin akçeye takvîm olundukdan sonra müvekkilem mezbûre zikrolunan emlâk ve menkūlü meblağ-ı mezbûru otuz altı bin akçeye müteveffâ-yı mezbûr Mehmed Çelebiˈye bey‘ ve ol dahi ba‘deˈl-iştirâ meblağ-ı mezbûru müvekkilem edâ etmezden mukaddem fevt olup hâl-i hayatında meblağ-ı mezbûru merkūme müvekkilem zimmetinde vech-i muharrer üzere deyni olduğunu huzûr-ı Müslimînˈde ikrâr ve işhâd dahi etmekle hâlâ vasî-i mezbûrdan taleb ederim vekîl-i mezbûra suâl olunsun dedikde gıbbeˈs-suâl veˈl-inkâr ve [ba‘de-]talebüˈl-beyyine udûl-ı Müslimînˈden el-Hâc Mehmed b. Musa ve Osman Çelebi b. Habib li-ecliˈş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırân olup istişhâd olundukda fiˈl-vâki‘ müteveffâ-yı mezbûr hayatında kız karındaşım mezbûre Meryemˈin vech-i muharrer üzere biˈl-irsiˈş-şer‘î mevrûs emlâk ve menkūlü semenlerinden meblağ-ı mezbûr otuz altı bin akçe hakkı hâlâ zimmetimde deynimdir deyü huzûrumuzda ikrâr ve bizi işhâd eyledi biz bu husûsa şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iye eylediklerinde isre-ri‘âyet-i şerâ’itiˈl-kabûl şehâdetleri makbûle oldukdan sonra mezbûre Meryem marîz olup meclis-i şer‘a huzûru müte‘azzir olmağın tahlîf içün kıbel-i şer‘den Mevlânâ Ömer Efendi irsâl olunup ol dahi mezbûre Meryemˈe varıp aleˈl-vechiˈl-meşrû‘ tahlîf ettiği mahâllinde tahrîr ve ba‘dehû meclis-i şer‘a gelip alâ vukû‘ihî inhâ ettikden sonra mûcebiyle hüküm birle mâ vaka‘a biˈt-taleb ketb olundu.

Fî-gurre-i Rebî‘iˈl-evvel li-sene hamse ve semânîn ve elf.

Şuhûdüˈl-hâl: İsmail Çelebi b. Mustafa, Hasan Çelebi b. Receb, Nasuh Odabaşı b. Abdullah, İbrahim Beşe b. Ali, Mehmed Çelebi b. Ali, Hasan Çelebi b. İshak