|
Galata Mahkemesi 114 Numaralı Sicil (H. 1083-1085 / M. 1672-1674) cilt: 54, sayfa: 701 Hüküm no: 505 Orijinal metin no: [118a-2] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Balıkhane mühimmatına vakfedilen paraların mütevellisi olan Hüseyin Usta’nınvekilleri aracılığıyla, merhum Mehmed Çelebi zimmetindeki alacaklarını varislerden talep ettiği
Mahmiye-i İstanbul hısnı ebvâbından Ahırkapıˈda vâki‘ hâssa balıkhâne mühimmâtına mevkūfe nükūdun hâlâ mütevellîsi olan işbu râfi‘üˈr-rakīm Hüseyin Usta b. Abdullah tarafından husûs-ı âtîye vekîl olup Ahmed Bey b. Mehmed ve Habib Bey b. Pervâne nâm bostânîler şehâdetleriyle şer‘an vekâleti sâbite olan Mustafa Bey b. Abdullah meclis-i şer‘-i şerîfde mahmiye-i Galataˈya tâbi‘ kasaba-i Paşaˈda Kādı Mehmed Efendi mahallesinde sâkin iken bundan akdem vefât eden Mehmed Çelebi b. el-Hâc Mehmedˈin sulbî sagīr oğlu Mustafa ve sulbiye sagīre kızı Rukiyeˈnin tesviye-i emirlerine kıbel-i şer‘den mansûb vasîleri olup tereke-i müteveffâ-yı mezbûra biˈl-vesâye vâzi‘atüˈl-yed olan ceddeleri Meryem bt. Mustafaˈnın husûs-ı câriye vekîli olan Ahmed Ağa b. Ali mahzarında biˈl-vekâle üzerine da‘vâ [da‘vâ] ve takrîr-i kelâm edip bundan akdem müvekkilem mezbûr biˈt-tevliye mal-ı vakf-ı mezbûrdan elli esedî guruş müteveffâ-yı mezbûra senede on bir buçuk [118b] hesâbı üzere yedi buçuk esedî murâbaha-i şer‘iye ki min-haysüˈl-mecmû‘ elli yedi buçuk esedî guruş asl-ı mâl ve murâbahayı müteveffâ-yı mezbûrdan kableˈl-ahz fevt olmağla hâlâ meblağ-ı mezbûru vekîl-i mezbûrdan taleb ederim suâl olunsun dedikde gıbbeˈs-suâl veˈl-inkâr ve ba‘de-talebiˈl-beyyine udûl-ı Müslimînˈden Ömer Çelebi b. Ali ve Mahmud Çelebi b. Mehmed li-ecliˈş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırân olup isreˈl-istişhâd fiˈl-hakīka mütevellî-i mezbûr müteveffâ-yı mezbûrun bizim huzûrumuzda mal-ı vakıfdan elli esedî guruş def‘ ve teslîm ol dahi ahz u tesellüm ettikden sonra onu bir buçuk hesâbı üzere yedi buçuk guruş devr-i şer‘le ilzâm-ı ribh ettiği bir senelik murâbaha-i şer‘iye ki cem‘an elli yedi buçuk guruş vakf-ı mezbûra deynimdir deyü bizim huzûrumuzda ikrâr ve takrîr ve bizi işhâd eyledi bu husûsa şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iye eylediklerinde ba‘de ri‘âyet-i şerâ’itiˈl-kabûl şehâdetleri makbûle oldukdan sonra mütevellî-i mezbûrun meclis-i şer‘a huzûru müte‘azzir olmağın tahlîf içün savb-ı şer‘den irsâl olunan Mevlânâ Hasan Efendi b. İshak mütevellî-i mezbûrun mârrüˈz-zikr balıkhânede odasına varıp ba‘deˈt-tahlîf ma‘an irsâl olunan Hüseyin Çelebi b. Ali ve İsa b. Halil ile şer‘a gelip haber verdiklerinden sonra mûcebiyle hüküm birle mâ vaka‘a biˈt-taleb ketb olundu.
Fî-gurreti şehri Rebî‘iˈl-âhir li-sene hamse ve semânîn ve elf.
Şuhûdüˈl-hâl: Mâ-sebak
|