.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Galata Mahkemesi 114 Numaralı Sicil (H. 1083-1085 / M. 1672-1674)
cilt: 54, sayfa: 721
Hüküm no: 527
Orijinal metin no: [122b-1]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Varislerin, merhum Ömer b. Mehmed’den kendilerine isabet eden miras hisseleri hususunda Ömer’in annesi Havva ile olan tereke davasında sulh yoluyla ibralaştıkları

Husûs-ı âtiˈl-beyânın mahâllinde tahrîri iltimâs olunmağın kıbel-i şerî‘at-ı mergūbeden Mevlânâ el-Hâc Mehmed Efendi b. Hasan Efendi irsâl olunup ol dahi mahmiye-i Galataˈya tâbi‘ kasaba-i Tophâneˈde Firuzağa mahallesinde sâkine Havva bt. Abdullah Hatunˈun menziline varıp zeyl-i vesîkada isimleri muharrer olan Müslimîn huzûrlarında akd-i meclis-i şer‘-i şerîf eyledikde vilâyet-i Anadoluˈda Karahisâr-ı Şarkī sancağında vâki‘ Bayramlı kazâsına tâbi‘ Keçeciler nâm karyede sâkine Hamza ve Himmet b. Mehmed Efendiˈden her biri asâleten ve Şa‘bân b. Ramazan nâm kimesne dahi kendi tarafından asâleten ve li-ebeveyn karındaşı Hasan nâm kimesne tarafından husûs-ı âtiˈl-beyânı sulh ve ibrâya vekîl olup yine kazâ-i mezbûra tâbi‘ Hatibli nâm karyeden Yusuf Efendi b. Receb ve Kireş nâm karyeden Mustafa Bey b. Yusuf şehâdetleri şer‘an vekâleti sâbite oldukdan sonra vekâleten meclis-i ma‘kūd-ı mezbûrda mahalle-i mezbûrede sâkin iken bundan akdem vefât eden Ömer b. el-Hâc Mehmedˈin verâseti anası mezbûre Havva ile li-ebeveyn ammi oğulları ve min-cihetiˈl-usûbetiˈn-nesebiye mezkûrûn Hamza ve Himmet ve Şa‘bân ve Hasanˈa münhasıra ve tashîh-i mes’eleleri altı sehimden i‘tibâr olup sihâm-ı mezbûrenin iki sehmi anası mezbûre Havvaˈya mahzarında her biri asâleten ve vekâleten ikrâr ve takrîr-i kelâm edip mûrisimiz [123a] müteveffâ-yı mezbûr Ömerˈin babası olup kendinden mukaddem fevt olup merkūm el-Hâc Mehmedˈden ba‘dehû vefât eden karındaşı Ahmedˈden ve ba‘dehû vefât eden kız karındaşı Havvaˈdan her birinin terekelerinden kadr-ı ma‘rûf techîz ve tekfînlerine ve mukaddemâ farz-ı hâkimle nafaka-i mefrûzalarına vesâir mesârif-i lâzıme-i mühimmelerine harc u sarf olundukdan sonra bâkī kalan yüz dokuz bin yüz on sekiz akçe tereke-i menkūle semenleriyle Şamˈdan gelen nükūddan anası mezbûre Havva tashîh-i merkūm üzere kendinin iki sehim hissesine isâbet eden otuz altı bin üç yüz yetmiş iki akçe hakkını ahz ve istifâ ettikden sonra bizim bir sehim hissemize intikāl ve isâbet eden on sekiz bin yüz seksen altışar akçeden cem‘an yetmiş iki bin yedi yüz kırk dört akçeyi ve mahalle-i mezbûrede vâki‘ ledeˈl-ahâlî veˈl-cîran ma‘lûmüˈl-hudûd mülk menzilinden isâbet eden hisse-i şer‘iyelerimizi ber-mûceb-i defter-i kassâm-ı askerî merkūme Havvaˈdan taleb eylediğimizde beynimizde münâza‘ât-ı kesîre vâkı‘a olmuşdı elhâletü hâzihî tavassut-ı müslihûn ile mezbûre Havva bizimle da‘vâ-yı mezkûreden iki yüz esedî guruş üzerine inşâ’-i akd-i sulh eyledikde biz dahi sulh-ı mezbûru kabûl ve bedel-i sulh olan meblağ-ı mezbûr iki yüz esedî guruşdan her birimize hisselerimiz olan ellişer guruşu mezbûre Havva yedinden her birimiz asâleten ve vekâleten tamamen ahz u kabz edip mâ‘adâsı olan tereke-i menkūle ve nükūd ve menzil-i mezbûr hisselerimiz ki mutâlebelerinden ve defter-i kassâm-ı askerî dâhil ve hâric sâir tereke-i ma‘lûme ve mechûle da‘vâlarından mezkûre Havvaˈnın zimmetini ibrâ’-i âm ve kātıʻuˈn-nizâ‘la ibrâ’ ve ıskāt eyledik min-ba‘d husûs-ı mirasa müte‘allika vechen mineˈl-vücûh ve sebeben mineˈl-esbâb mezbûre Havva ile da‘vâ ve nizâ‘ımız ve alâka ve medhalimiz kalmadı eğer ba‘deˈl-yevm birimizden veyâ vekîlimizden vekâleten zikrolunan nükūd ve menkūl ve menzil da‘vâlarına müte‘allika nizâ‘ sudûr ederse ledeˈl-hükkâmiˈl-kirâm makbûle olmasın dediklerinde gıbbeˈt-tasdîkiˈş-şer‘î vâki‘ hâlî mevlânâ-yı mezbûr mahâllinde tahrîr ba‘dehû ma‘an irsâl olunan İsa b. Halil ve Hüseyin b. Ali ile meclis-i şer‘a gelip vukû‘ı üzere inhâ ve tahrîr etmeğin mâ vaka‘a biˈt-taleb ketb olundu.

Fiˈl-yevmiˈs-sâmin-i aşer min-şehri Rebî‘iˈl-evvel li-sene hamse ve semânîn ve elf.

Şuhûdüˈl-hâl: Mustafa Efendi b. Mehmed, el-Hâc Mehmed b. İbrahim, el-Hâc ( ) b. Ahmed, Hasan Çelebi b. Mahmud, Eski Mustafa Çelebi b. ( ), Yusuf Çelebi b. Ömer, Mustafa Ağa el-imâm, Osman Çelebi b. Ömer, Mustafa Beşe b. Ömer, Şükrullah Beşe b. Halil, Abdullah Hoca b. Mahmud, Kaytas Beşe b. Abdullah