|
Galata Mahkemesi 114 Numaralı Sicil (H. 1083-1085 / M. 1672-1674) cilt: 54, sayfa: 739 Hüküm no: 540 Orijinal metin no: [125b-2] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Varislerin, Merhum Mehmed Çelebi’nin, Hüseyin Çelebi zimmetindeki alacağını, vasînin vekili aracılığıyla talep ettikleri
Mahmiye-i Galata muzâfâtından kasaba-i Kasımpaşaˈda Kādı Mehmed Efendi mahallesinde sâkin iken bundan akdem vefât eden Mehmed Çelebi b. el-Hâc Mehmedˈin sulbî kebîr oğlu Mustafa Çelebi ve sulbiye sagīre kızı Rukiyeˈnin tesviye-i emirlerine kıbel-i şer‘den mansûb vasîleri ve ceddeleri olan Meryem bt. Mustafa Kapudanˈın hüccet-i şer‘iye ile vekîli olan Ahmed Ağa b. Ali meclis-i şer‘-i şerîfde işbu bâ‘isüˈl-vesîka Hüseyin Çelebi b. Mehmed mahzarında biˈl-vekâle üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip müteveffâ-yı mezbûrun merkūm Hüseyin Çelebi zimmetinde yedinden müşterâ ve makbûz Hüseyin ve vakfiyesine? ve udûl beyinlerinde ilm-i şer‘î ile ma‘lûm sicim ve ağ ve boya ve iplik semenlerinden on bir bin dokuz yüz kırk akçe hakkı olup meblağ-ı mezbûrun altı yüz yirmi akçesini hayatında mezbûr Hüseyin Çelebi yedinden alıp bâkī on yedi bin üç yüz yirmi akçe hakkı kalmağla hâlâ mezbûr Hüseyin Çelebiˈden biˈl-vekâle taleb ederim suâl olunsun dedikde gıbbeˈs-suâl mezbûr Hüseyin Çelebi cevâbında fiˈl-hakīka müteveffâ-yı mezbûra meblağ-ı mezbûr on yedi bin dokuz yüz kırk akçe zimmetimde deynim var iken meblağ-ı mezbûrdan yedi bin üç yüz seksen akçeyi hayatında kendiye ref‘ ve teslîm edip zimmetimde ancak dört bin beş yüz akçe olmak üzere otuz sekiz esedî guruş deynim kalmışidi hatta meblağ-ı mezbûr yedi bin üç yüz seksen akçe kabzını huzûr-ı Müslimînˈde ikrâr ve işhâd dahi etmişidi deyü def‘ ile mukābele edicek gıbbeˈl-istintâk veˈl-inkâr merkūm Hüseyin Çelebiˈden def‘-i mezkûrunı beyyine taleb olundukda Beşiktaş kasabasında Cihannümâ mahallesinden Mehmed b. Musa yine kasaba-i mezbûrede Cafer Beyzâde Baran Bey ve Ahmed b. Hasan nâm kimesneler li-ecliˈş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırân olup isreˈl-istişhâd fiˈl-hakīka müteveffâ-yı mezbûr hayatında donanma-yı hümâyûn Karadenizˈe giderken kasaba-i mezbûreye gelip bizim [126a] huzûrumuzda merhûm Hüseyin Çelebi zimmetinde olan on bir bin dokuz yüz kırk akçe hakkımın yedi bin üç yüz seksen akçesini mezbûr Hüseyin Çelebi yedinden alıp kabz edip bâkī dört bin beş yüz altmış akçe hakkım kalmışdır deyü ikrâr ve bizi işhâd eyledi biz bu husûsa şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iye eylediklerinde şâhidân-ı mezbûrânın keyfiyet-i hâllerini tezkiye içün kıbel-i şer‘den Mevlânâ Ömer Efendi b. Ali irsâl olunup ol dahi mezbûrânın mahallelerine varıp ahvâllerinden istihbâr ettikde zeyl-i vesîkada isimleri muharrer olan Müslimîn şâhidân-ı mezbûrân adl ve makbûlüˈş-şehâdedir deyü haberlerin mevlânâ-yı mezbûr tahrîr ba‘dehû ma‘an irsal olunan Ahmed Beşe b. Osman ve Hüseyin Çelebi b. Ali ile meclis-i şer‘a gelip alâ-vukû‘ihî inhâ ve şehâdetleri makbûle olmağın mûcebiyle ba‘deˈl-hükm mâ vaka‘a biˈt-taleb ketb olundu.
Fî-gurreti şehri Rebî‘iˈl-âhir li-sene hamse ve semânîn ve elf.
Şuhûdüˈl-hâl: el-Hâc Mehmed b. Ali el-müzekkî?, Ali Çelebi b. Mustafa el-müzekkî, Mustafa b. Hızır el-müzekkî, Ahmed Bey b. Hasan kezâlik, Ahmed Ağa b. Mehmed, Ahmed b. Mustafa, Hüseyin Çelebi b. İshak, Molla İbrahim b. Mehmed, Ali Bey b. Halil ve gayruhum
|