.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Galata Mahkemesi 114 Numaralı Sicil (H. 1083-1085 / M. 1672-1674)
cilt: 54, sayfa: 766
Hüküm no: 562
Orijinal metin no: [130a-1]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Mülayim bt. Abdullah’ın, varissiz ölen Ayşe bt. Abdullah’ın azatlı cariyesi olduğundan beytülmal emininin kölelik iddiasının reddedildiği

İşbu orta boylu ve açık kaşlı Rusiyyetüˈl-asl râfiʽatüˈl-vesîka Mülâyim bt. Abdullah meclis-i şerʽ-i şerîfde mahfil-i Galata muzâfâtından kasaba-i Tophâneˈde Ebufazl mahallesinde sâkin iken bundan akdem vefât eden Âişe bt. Abdullahˈın zâhirde vâris-i maʽrûfu olmamak ile muhallefâtı cânib-i beytü’l-mâle râciʽ olmağla hâlâ mahmiye-i mezbûrede ve tevâbiʽinde emîn-i beytü’l-mâl olup memlûke-i müteveffâ-yı mezbûra vâziʽüˈl-yed olan Mehmed Ağa b. Ali mahzarında üzerine daʽvâ ve takrîr-i kelâm edip müteveffât-ı mezbûrenin câriye-i memlûkesi olup mülkünde olduğum hâlde hâl-i hayatında ve kemâl-i akl u sıhhatinde hasbeten lillâh-i teʽalâ huzûr-ı Müslimînˈde tedbîr-i mutlak ile müdebbere ve ikrâr ve Müslimînˈi işhâd edip hâlâ vefât etmekle ve terekesinin sülüsü kıymetime müsâʽid olmağın ben hürre olmuş iken mezbûr bana rık olmak üzere vazʽ-ı yed murâd eder suâl olunup sebîlim tahliye ve üzerimden şerʽlenezʽ olunması matlûbumdur dedikde gıbbeˈs-suâl ve akībeˈl-inkâr mezkûre Mülâyimˈden müddeʻâsânı müsbite beyyine taleb olundukda udûl-ı ricâlden Mehmed Efendi b. Mustafa el-imâm ve Hasan Efendi b. Abdullah nâm kimesneler li-ecliˈş-şehâde meclis-i şerʽa hâzırân olup eserüˈl-istişhâd fiˈl-hakīka müteveffât-ı mezbûre hâl-i hayatında ve kemâl-i akl u sıhhatinde hasbeten lillâhi teʽâlâ câriye-i memlûkesi mezbûre Mülâyim bizim huzûrumuzda tedbîr-i mutlak ile müdebbere edip ve bizi işhâd ettikden sonra hâlâ vefât edip terekesinin sülüsü dahi mezbûre Mülâyimˈin kıymetine müsâʽid olmağla mezbûre Mülâyim sâir ahrâr gibi hürre olmuşdur biz bu husûsa şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şerʽiyye eylediklerinde gıbbe riʽâyet-i şerâʽitiˈl-kabûl şehâdetleri makbûle oldukdan sonra mûcebiyle hüküm birle mâ vakaʽa biˈt-taleb ketb olundu.

Fiˈl-yevmiˈs-sâlis veˈl-işrîn min-şehri Rebîʽiˈl-âhir li-sene hamse ve semânîn ve elf.

Şuhûdüˈl-hâl: Mehmed Çavuş b. Abdullah, Ahmed Çelebi b. Mustafa el-müezzin, Mustafa Ağa b. Hızır, İbrahim Halîfe b. Muslihiddin, Hüseyin b. Derviş