.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Galata Mahkemesi 114 Numaralı Sicil (H. 1083-1085 / M. 1672-1674)
cilt: 54, sayfa: 793
Hüküm no: 588
Orijinal metin no: [135b-2]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Merhume Mâhî bt. Rüstem’in malının üçte birini techiz, tekfin ve hayır işlerine harcaması için Ali b. Hüseyin’i vasî tayin ettiği

Mahmiye-i Galata hâricinde Bedreddin Bey mahallesinde sâkin iken bundan akdem vefât eden Mâhî bt. Rüstem nâm hatunun zevc-i metrûku Hüseyin Beşe b. Recebˈden gayrı zâhirde vâris-i ma‘rûfu olmamak ile terekesinin nısfı zevc-i mezbûra ve nısf-ı âharı cânib-i beytü’l-mâle isâbet ettiği şer‘an zâhir ve müte‘ayyin oldukdan sonra işbu bâ‘isüˈl-vesîka Ali Çelebi b. Hüseyin meclis-i şer‘-i hatîrde mezbûr Hüseyin ile mahmiye-i mezbûre ve tevâbi‘i emîn-i beytü’l-mâli olup tereke-i müteveffât-ı mezbûre benim vâzi‘ayiˈl-yed olan Mehmed Ağa b. Ali mahzarlarında üzerlerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip müteveffât-ı mezbûre hâl-i marazında bi-emrillâhi te‘âlâ vefât ettiğimden sonra terekemin sülüsü ifrâz olunup sülüs-ı mezbûrdan bin akçe ıskāt-ı salâtıma ve bin akçe rûhum içün Emir İmâm bir hatm-i şerîf kırâeti içün ücretine mâ‘adâsı techîz ve tekfîn ve eyyâm-ı mu‘tâdede tabh-ı ta‘âm olunup it‘âm-ı fukarâ-yı Müslimîn oluna deyü huzûr-ı Müslimînˈde vasiyet ve ikrâr ve Müslimînˈi işhâd ve tenfîzine bizi vasî-i muhtâr nasb ve ta‘yîn ve biz dahi ba‘de kabûliˈl-vesâye mezbûre Mâhî musırratenalâ-ikrârihâ vefât etmekle hâlâ müteveffâ-yı mezbûrun terekesinin sülüsünü biˈl-vesâye emîn-i mezbûre ile merkūm Hüseyinˈden vâzi‘uˈl-yed oldukları terekeden taleb ederim suâl olunsun dedikde gıbbeˈs-suâl mezbûrân cevâblarından müteveffât-ı mezbûreye terekesine vaz‘-ı yedlerini ikrâr lâkin vesâyet-i mezbûreyi inkâr edicek vasî-i mezbûrdan müdde‘âsına beyyine taleb olundukda udûl-ı ricâlden es-Seyyid Abdi Çelebi b. es-Seyyid Mehmed ve el-Hâc Mustafa b. Mehmed nâm kimesneler li-ecliˈş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırân eserüˈl-istişhâd ve fiˈl-hakīka müteveffât-ı mezbûre hâl-i marazında bi-emrillâhi te‘âlâ vefâtımdan sonra terekemin sülüsü ifrâz ve içinden bin akçe ıskāt-ı salâtıma ve bin akçe rûhum içün Emir İmâm bir hatm-i şerîfi kırâeti içün ücretine mâ‘adâsı techîz ve tekfîn ve eyyâm-ı mu‘tâdede tabh-ı ta‘âm olunup it‘âm-ı fukarâ-yı Müslimîn oluna deyü huzûrumuzda vasiyet ve ikrâr ve tenfîzine mezbûr Ali b. Hüseyinˈi vasî-i muhtâr nasb ve ta‘yîn ve ol dahi ba‘deˈl-kabûl musırraten alâ-ikrârihâ vefât eyledi biz bu husûsa şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iye eylediklerinde isre-ri‘âyet-i şerâ’itiˈl-kabûl şehâdetleri makbûle oldukdan sonra mûcebiyle ba‘deˈl-hükm mâ vaka‘a biˈt-taleb ketb olundu.

Fiˈs-sâbi‘ min-Cumâdelûlâ li-sene hamse ve semânîn ve elf.

Şuhûdüˈl-hâl: es-Seyyid Hüseyin b. es-Seyyid Abdülgani Çelebi, el-Hâc Mustafa b. Mehmed, Ali Çelebi b. İbrahim, Şa‘bân Beşe b. İbrahim, el-Hâc Mahmud b. Receb, Mustafa Çelebi b. Ali.