.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Galata Mahkemesi 114 Numaralı Sicil (H. 1083-1085 / M. 1672-1674)
cilt: 54, sayfa: 806
Hüküm no: 600
Orijinal metin no: [137b-2]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Ali b. Abdullah’ın terekesinden Süleyman’a intikal eden bağın Mustafa Beşe’ye satıldığı

Mahmiye-i Galataˈya tâbi‘ kasaba-i İstinyeˈde Kürkçübaşı mahallesinde sâkin iken bundan akdem fevt olan el-Hâc Ali b. Abdullahˈın verâseti zevce-i metrûkesi Hadîce bt. Mustafa ile sulbî oğulları Mehmed ve Ahmed ve sulbiye kızı Fatmaˈya münhasıra olup kableˈl-kısme mezbûr Mehmed dahi vefât edip verâseti anası mezbûre Hadîce ile li-ebeveyn karındaşları Ahmed ve Fatmaˈya münhasıra olup kableˈl-kısme mezbûre Fatma fevt olup verâseti anası mezbûre Hadîce ile karındaşı merkūm Ahmedˈe münhasıra olup kableˈl-kısme mezbûr Ahmed dahi fevt olup verâseti anası mezbûre ile babası el-Hâc Aliˈyi i‘tâk eden el-Hâc Osmanˈın oğlu Mehmedˈin oğlu Süleyman nâm sagīre münhasıra olduğu şer‘an zâhir ve müte‘ayyin ve tashih-i mes’eleleri üç bin iki yüz sehimden i‘tibâr olunup sihâm-ı mezbûrenin bin altı yüz yetmiş iki sehmi anası mezbûre Hadiceˈye ve bin beş yüz altmış sekiz sehmi mezbûr Süleymanˈa isâbet ettiği bâhir ve mütehakkık oldukdan sonra sagīre-i mezbûr Süleymanˈın kıbel-i şer‘den mansûb vasîsi ve vâlidesi olan Sâliha bt. İbrahim ile merkūm Hadîce meclis-i şer‘de işbu bâ‘isüˈr-rakīm fî zamân-ı Mustafa Beşe ( ) mahzarında her biri ikrâr ve takrîr-i kelâm edip müteveffâ-yı mezbûrun mülkü olup kasaba-i mezbûre bağlarına dâhil bir tarafdan Vezîr-i a‘zâm Çayırıˈna ve bir tarafdan Yahyazâde bağına ve bir tarafdan cebele ve bir tarafdan tarîk-i âmma müntehî seksen ırgādlık bağı ba‘de vefâtihî sagīr-i mezbûr ile merkūmeye intikāl edip lâkin mârrüˈz-zikr bağın hâsılı harcına vefâ etmeyip bey‘ olunup semeni i‘mâl olunması sagīrin hakkında evlâ olmağla bi-izniˈş-şer‘î zikrolunan bağı her birimiz vesâyeten ve asâleten yirmi beş esedî guruşa mezbûra fî zamânihî bâtten bey‘ ve teslîm ol dahi işâret-i ma‘hûdesi lütuf makāmına kāyim olduğu hâlde iştirâ ve tesellüm ettikden sonra semeni olan mezbûrun yirmi guruşunu müteveffâ-yı mezbûr el-Hâc Ali zimmetinde olan yirmi guruş hakk-ı müsbete takās ol dahi mukāssa ve kabûl eyledikden sonra bâkī beş guruş yedinden asâleten ve vesâyeten ahz u kabz eyledikde min-ba‘d mülk-i müşterâsıdır keyfe mâ yeşâ ve yahtâr mutasarrıf olsun dedikde gıbbeˈt-tasdîk mâ vaka‘a biˈt-taleb ketb olundu.

Fiˈs-sâmin min-Cumâdelûlâ li-sene hamse ve semânî ve elf.

Şuhûdüˈl-hâl: Osman Çelebi b. el-Hâc Yusuf, Mehmed Çelebi b. Yahya, İslâm Çelebi b. Ahmed, Mehmed Çelebi b. Mustafa, Mehmed Çelebi b. Rıdvan, İbrahim Çelebi b. Hüseyin, Ahmed Beşe b. Abdullah