|
Galata Mahkemesi 114 Numaralı Sicil (H. 1083-1085 / M. 1672-1674) cilt: 54, sayfa: 813 Hüküm no: 608 Orijinal metin no: [138b-2] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Mustafa Beşe’nin terekesinden varislerinden Arzi’ye intikal eden bağın satış ve kiralanması için Habib Bey’in vekil tayin edildiği
Mahmiye-i Galata muzâfâtından İstinye nâhiyesine tâbi‘ Sarı[yar] nâm karyede sâkine Mülâyim nâm-ı diğer Emine bt. Abdullah nâm hatun meclis-i şer‘-i şerîfde mahmiye-i İstanbulˈda Kaliçeci Hasan mahallesinde sâkin iken bundan akdem fevt olan el-Hâc Mustafa Beşe b. İbrahimˈin sulbiye kızı Arzi nâm sagīrenin kıbel-i şer‘den mansûb vasîsi olan işbu râfi‘üˈr-rakīm Habib Bey b. Veli mahzarında ikrâr ve takrîr-i kelâm edip karye-i mezbûrede vâki‘ bir tarafdan İskender Beşe mülküne ve bir tarafdan Mustafa Efendi mülküne ve iki tarafdan tarîk-i âmma müntehî iki bâb fevkānî beyti ve bir sofa ve bi’r-i mâ’ı ve ahırı ve bağçeyi müştemil mülk menzilim ile yine karye-i mezbûre bağlarına dâhil Arabayolu nâm mevzi‘de vâki‘ bir tarafı Mavrodi ve bir tarafı Hristo bağları ve iki tarafı tarîk-i âm ile mahdûd ve bir kıt‘a bağı vasî-i mezbûre üç yüz esedî guruşa bey‘ ve teslîm ol dahi mal-ı sagīre ile bi-tarîkıˈl-istiğlâl iştirâ ve kabûl ettikden sonra semenleri olan meblağ-ı mezbûru vasî-i merkūm yedinden ahz u kabz ettiğimden sonra yine vasî-i mezbûr menzil-i merkūmu ba‘deˈt-tahlîf veˈt-takābuz ve bağ-ı mezkûru târih-i kitâbdan üç yüz altmış gün tamamına değin kırk esedî guruş ücret ile bana îcâr ve teslîm ve ben dahi istîcâr ve tesellüm ettiğimden sonra menzil-i mezbûr ve bağ-ı mezkûrun derklerine ve ücret-i lâzımelerine karye-i mezbûreden Teberdâr İsa Beşe b. Hüseyin ve Mustafa Çelebi b. Ali ve Abdülkerim Çelebi b. Ömer nâm kimesneler tarafeynden emr u kabûlü hâviye kefâlet-i sahîha ile kefîl olduk dediklerinden sonra gıbbeˈt-tasdîk mezbûre Mülâyim vasî-i mezbûr mahzarında ikrâr ve i‘âde-i kelâm edip eğer meblağ-ı mezbûr ile ücret-i mezbûreyi ecl-i mezbûr tamamında edâ etmezsem menzil-i mezbûr ile bağ-ı mezkûru semen-i misilleriyle âhara bey‘ ve semenlerinden deyn-i mezbûrîni ba‘deˈl-istifâ fazla kalırsa bana îsâle küllü mâ azaltüke fe ente vekîlî misdâkınca tarafımdan azl ve in‘izâlden masûne vekâlet-i devriye ile vasî-i mezbûru vekîl nasb ve ta‘yîn eyledim dedikde ol dahi kabûl ve merâsimini edâya ta‘ahhüd etmeğin mâ vaka‘a biˈt-taleb ketb olundu.
Fiˈl-hâmis-i aşer min-Cumâdelûlâ li-sene hamse ve semânîn ve elf.
Şuhûdüˈl-hâl: İftihârüˈl-a‘yân Yusuf Ağa Haseki el-mübâşir, Abdullah Efendi b. Abbas el-imâm, el-Hâc Emrullah Çelebi b. Derviş, Zülfikar Ağa b. Abdullah, Ömer Çelebi b. Osman, Hüseyin Bey b. Mahmud, Hasan Hoca b. Hüseyin, Davud Beşe b. Maden, es-sâbıkūn
|