.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


Galata Mahkemesi 114 Numaralı Sicil (H. 1083-1085 / M. 1672-1674)
cilt: 54, sayfa: 840
Hüküm no: 633
Orijinal metin no: [143a-1]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Mustafa b. Abdullah’ın, merhum Mehmed Reis’in azatlı kölesi olduğu varislerin kölelik iddialarının reddedildiği

İşbu uzun boylu, açık kaşlı, elâ gözlü, Eflakiyyüˈl-asl bâ‘isüˈl-kitâb Mustafa b. Abdullah meclis-i şer‘de mahmiye-i Galata muzâfâtından kasaba-i Kasımpaşaˈda Bedreddin Bey mahallesinde sâkin iken bundan akdem vefât eden Mehmed Reis b. Mustafa Bey verâseti zevce-i metrûkesi Fatma bt. Abdullah ile sadrî kızları Hadîce ve Emine ve Havva nâm sagīrelere ve li-ebeveyn kız karındaşı Mümine nâm hatunˈa münhasıra olduğu şer‘an zâhir ve müte‘ayyin oldukdan sonra sagīrân-ı mezbûrânın kıbel-i şer‘den mansûb vasîleri olan Musa Çelebi b. Ali ile mezbûre Mümineˈnin vekîl-i müsecceli olan Ömer Ağa b. Ahmed mahzarlarında üzerlerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip ben müteveffâ-yı mezbûrun abd-i memlûku olup mülkünde olduğum hâlde târih-i kitâbdan üç buçuk sene mukaddem huzûr-ı Müslimînˈde kendüye dört sene hizmet etmeğin üzere beni kitâbete kat‘ edip ba‘dehû ben dahi üç buçuk [sene] kendüye hizmet ettiğimden sonra vefât edip hâlâ altı ay hizmetim bâkī kalmağla zikrolunan altı ay hizmetim edâdan sonra hür olurken mezbûr inkâr-ı rık olmak üzere vaz‘-ı yed murâd ederler suâl olunup sebîlim tahliye olunması murâdımdır dedikde gıbbeˈs-suâl veˈl-inkâr isre-talebiˈl-beyyine udûl-ı ricâlden Mehmed b. Hızır ve Hızır b. Mahmud nâm kimesneler li-ecliˈş-şehâde meclis-i şer‘de hazır olup gıbbeˈl-istişhâd fiˈl-hakīka müteveffâ-yı mezbûr târih-i kitâbdan üç buçuk sene mukaddem huzûrumuzda kendüye dört sene hizmet etmek üzere mezbûr Mustafa beni kitâbete kat‘ eyledikden sonra merhûm Mustafa dahi üç buçuk sene müteveffâ-yı mezbûra hizmet edip altı ay dahi verese-i mezbûreye hizmetden sonra sâir ahrâr gibi oldu biz bu husûsda şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iye eylediklerinde ba‘de ri‘âyet-i şerâ’itiˈl-kabûl şehâdetleri makbûle oldukdan sonra mûcebiyle ba‘deˈl-hükm vasî-i mezbûr Musa Çelebi ve Ömer Ağa meclis-i şer‘de merkūm Mustafa mahzarında her biri ikrâr edip mezbûr Mustafaˈnın mârrüˈz-zikr altı ay hizmeti mukābelesinde yedinden on bir esedî guruş verip vesâyeten ve vekâleten alıp kabz edip sâir ahrâr gibi hür olmuşdur mezbûr sagīrân-ı mezbûrân ile merkūmetân Fatma ve Mümineˈnin merkūm Mustafa üzerine hak ve alâkaları kalmadı dedikde gıbbeˈt-tasdîkiˈl-mu‘teber mâ vaka‘a biˈt-taleb ketb olundu.

Fiˈs-sâlis veˈl-işrîn min-Cumâdelâhire li-sene hamse ve semânîn ve elf.

Şuhûdüˈl-hâl: es-Sâbıkūn