|
Hasköy Mahkemesi 10 Numaralı Sicil (H. 1085 - 1090 / M. 1674 - 1679) cilt: 30, sayfa: 91 Hüküm no: 90 Orijinal metin no: [54-1] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
İbrahim b. Mehmed ile zevcesi Âişe’nin mülkiyet iddiasında bulundukları evi daha önce sattıklarının ispatlandığı ve davadan men edildikleri
Havâss-ı Aliyye kazâsına tâbi‘ kasaba-i Hasköy’de Turşucu mahallesi sükkânından olup hâlâ mahmiye-i İstanbul’da Mustafa Paşa mahallesinde sâkin kendi tarafından asâleten ve zevcesi Âişe bt. Siyami nâm hâtun tarafından vekîl olup vekâleti nehc-i şer‘î üzre sâbite olan zevci İbrahim b. Mehmed meclis-i şer‘-i şerîfde ale’l-iştirâki’s-seviy silk-i mülk-i sahîhimizde münselik olup mahalle-i mezbûrede vâki‘ bir tarafı ba‘zan Manisalı Mustafa Ağa ve ba‘zan umdetü’l-muvakkarât Telli Haseki Sultan mülkleri ve bir tarafdan Pehlivan mülkü ve bir tarafı Osmanzâde mülkü ve bir tarafı tarîk-ı âm ile mahdûd olup iki bâb fevkānî oda ve sofa ve dehliz ve iki bâb tahtânî oda ve ahır ve kenîfi ve bi’r-i mâyı ve cüneyneyi müştemil mülk menzilimizde şirâ-yı şer‘î üzre vâzı‘ü’l-yed olan işbu bâ‘isü’l-kitâb Receb b. ( ) mahzarında bi’l-asâle ve bi’l-vekâle üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip zikr olunan menzil-i mahdûd-ı mezkûra mezbûr Receb vâzı‘ü’l-yed olduğu ecilden taleb ederim suâl olunup menzil-i mezkûrdan kasr-ı yedine tenbîh ve bana teslîm olunmak matlûbumdur dedikde gıbbe’s-suâl mezbûr Receb cevâbında menzil-i mezkûra vaz‘-ı yedini ikrâr lâkin mezbûr İbrahim ve zevcesi Âişe Hâtun bin seksen iki senesi Zilhicceti’ş-şerîfenin ikinci günü mahmiye-i İstanbul’da Balat mahkemesi’nde nâibü’ş-şer‘ olan Derviş Efendi b. Emrullah huzûrunda işbu hâzır bi’l-meclis eş-Şeyh Seyyid Abdülkerim Efendi b. Şaban’a menzil-i mezbûru kırk yedi esedî guruşa bey‘-i bâtt-ı sahîh-i şer‘î ile bey‘ ve teslîm ol dahi minvâl-i muharrer üzre iştirâ ve kabz eyleyip semeni olan meblağ-ı mezbûr kırk yedi guruşu mûmâ-ileyh yedinden ahz ü kabz ve beynlerinde iktisâm edip ba‘dehû menzil-i mezkûr mûmâ-ileyhin mülk-i müşterâsı olup zabt ve tasarrufunda iken mûmâ-ileyh Seyyid Abdülkerim Efendi dahi menzil-i mezkûru bin seksen üç senesi Saferü’l-hayrının beşinci günü medîne-i Hazret-i Ebâ Eyyûb el-Ensârî’de nâibü’ş-şer‘ olan Mehmed Efendi b. Hamza huzûrunda bana elli bir kıt‘a esedî guruşa bey‘-i bâtt-ı sahîh-i şer‘î ile bey‘ ve teslîm ben dahi minvâl-i muharrer üzre iştirâ ve kabûl ve kabz ve def‘-i semen edip menzil-i mezbûr mülküm ve hakkım olup zabt ve tasarruf ederim deyip takrîr-i meşrûhuna mutâbıka ve târiheyn-i mezkûreyn ile müverraha ve nâibeyn-i mezkûreynin imzâları ile mümzâ iki kıt‘a hüccet-i şer‘iyye ibrâz edip alâ vechi’l-hasm feth ve kırâat olundukda mazmûnları takrîr-i meşrûhuna mutâbık bulunmağın isre’l-istintâk ve akībe’l-inkâr mezkûr Receb’den evvelâ mezbûr eş-Şeyh Seyyid Abdülkerim Efendi’ye müdde‘î-i mezbûr İbrahim ile zevcesi Âişe Hâtun bey‘ eylediğine beyyine taleb olundukda zeyl-i hüccetde isimleri mastûr olup mahmiye-i İstanbul’dan [55] Kazasker Câmi‘i mahallesi sükkânından olup câmi‘-i mezbûr kayyımı Mehmed Halîfe b. Osman ve Avcı Bey mahallesi sükkânından Ömer Çelebi b. Ali nâm kimesneler li ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırân olup istişhâd olunduklarında fi’l-vâki‘ mezbûr İbrahim ile zevcesi Âişe Hâtun zikr olunan menzil-i mahdûd-ı mezkûru târih-i mezbûrda bizim huzûrumuzda mezbûr eş-Şeyh Seyyid Abdülkerim Efendi’ye kırk yedi esedî guruşa bey‘ ve teslîm ve ikrârları nâib-i mûmâ-ileyh Derviş Efendi huzûrunda tescîl ve hüccet-i merkūmeyi tahrîr edip yedine def‘ ve teslîm eyledi biz zikr olunan mazmûn-ı hüccete şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyû her biri edâ-yı şehâdet-i şer‘iyye eylediklerinde gıbbe’t-ta‘dîl ve’t-tezkiyye şehâdetleri makbûle olmağın mezbûr İbrahim asâleten ve vekâleten menzil-i mezkûra müte‘allika da‘vâdan men‘ olunup ve menzil-i mezbûr mezbûr Receb’e hüküm birle mâ vaka‘a ketb [olundu]. Fî 9 Rebî‘ilevvel sene [10]89.
Şuhûdü’l-hâl: Ali Efendi [b.] Hacı Mehmed, Ahmed Efendi b. Murad, Mustafa Halîfe b. Murad, Mustafa Halîfe b. Mehmed, Mustafa b. Nasuh, Ahmed b. Nasuh
|