|
İstanbul Mahkemesi 3 Numaralı Sicil (H.1027/ M. 1618) cilt: 13, sayfa: 93 Hüküm no: 61 Orijinal metin no: [6a-3] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Yeniçerilerden Hızır Beşe b. Abdullah’ın, başkasına ait câriyeyi kendisine satan Mustafa b. Mehmed’den parasını alması
Dergâh-ı âlî yeniçerilerinden işbu hâmilü’l-kitâb Hızır Beşe b. Abdullah er-râcil mahfil-i kazâda Mustafa b. Mehmed nâm kimesne mahzarında takrîr-i da‘vâ edip, bundan akdem mezbûr Mustafa orta boylu açık kaşlı kara gözlü Çerkeziyye Sâliha bt. Abdullah nâm câriyeyi mülkü olmak üzre yirmi dört bin akçeye bana bey‘ edip, ben dahi alıp Ayşe Hâtun bt. Abdullah’a yirmi dört bin akçeye bey‘ edip ol dahi iştirâ eyleyip, yedinde iken merkūme Sâliha Sabiha nâm hâtunun mu‘takası olduğun hâkim-i şer‘î huzûrunda şuhûd-ı udûlle isbât edip hükm-i hâkimü’ş-şer‘le sebîli tahliyye olunmağın, mezbûre Ayşe semeni ile bana mürâca‘at edip semenini tamamen benden ahz etmeğin, hâlâ ben dahi semen için mezbûr Mustafa’ya teslîm eylediğim meblağ-ı merkūm yirmi dört bin akçeyi taleb ederim dedikde, gıbbe’s-suâl mezbûr Mustafa cevâbında, fi’l-hakīka mezbûr Hızır Beşe’ye evsâf-ı merkūme ile mevsûfe câriyeyi semen-i merkūm ile bey‘ eyledim, lâkin mezbûre Ayşe Hâtun yedinde iken isbât-ı hürriyet eden câriye ‘îş ile mezbûr Hızır Beşe’ye bey‘ ettiğim câriyeyi aldığı ma‘lûmum değildir deyip müdde‘î-i mezbûrdan da‘vâsına muvâfık beyyine taleb olundukda, udûl-i Müslimînden Ali b. Abdullah nâm kimesne ve nisâ tâ’ifesinden Teslîme bt. Ali ve Huri bt. Ali nâm hâtunlar mahfil-i kazâya li ecli’ş-şehâde hâzırûn olup, gıbbe’l-istişhâd fi’l-vâki‘ mezbûre Ayşe Hâtun yedinde iken isbât-ı hürriyet hükm-i hâkim-i şer‘î ile sebîli tahliyye olunan mezbûre Sâliha bi aynihâ müdde‘î-i mezbûr Hızır Beşe’nin merkūm Mustafa’dan semen-i merkūm ile iştirâ eylediği câriyedir biz bu husûsa şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyû edâ-i şehâdet-i şer‘iyye ettiklerinde, gıbbe’t-ta‘dîl edâ-yı şehâdetleri makbûle olmağın mûcibi ile semen-i merkūmun edâsıyla hükm olunup, mâ vaka‘a gıbbe’t-taleb ketb ü terkīm ve yed-i tâlibine def‘ olundu. Fi’t-târihi’l-mezbûr.
Şuhûdü’l-hâl: Es-Sâbikūn
|