|
İstanbul Mahkemesi 10 Numaralı Sicil (H. 1072-1073 / M. 1661-1663) cilt: 51, sayfa: 599 Hüküm no: 692 Orijinal metin no: [88a-3] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Hıristo v. Yorgi’nin, kaybolduktan sonra Osman Beşe b. Abdullah’ın elinde bulunan bargirinin kendisine iadesi
İsbât-ı bargir.
Mahmiye-i İstanbul’da Hıristo v. Yorgi nâm zimmî meclis-i şer‘de Osman Beşe b. Abdullah nâm kimesne mahzarında üzerine da‘vâ ve takrîr-i kelâm edip mülküm olan işbu kır bargirim Nikola v. Panayot nâm zimmînin dükkânı dâhilinde bağlı iken otuz gün mukaddem zâyi‘ olmuş idi hâlâ mezbûr Osman Beşe yedinde olmağla taleb ederim suâl olunsun dedikde gıbbe’s-suâl mezbûr Osman Beşe cevâbında işbu Mustafa b. Abdullah nâm kimesne otuz gün mukaddem ismi [nâ]-ma‘lûmum bir kimesne iştirâ ve kabz eyledikden sonra bin iki yüz elli akçeye mezbûr Mustafa Beşe’den iştirâ ve kabz ve def‘-i semen-i mezbûr eyledim ol bargir mezbûr zimmînin olup ber-minvâl-i muharrer mahâll-i mezbûrda zâyi‘ olduğu ma‘lûmum değildir deyip mülkü olduğunu inkâr eyledikde müdde‘î-i mezbûrdan müdde‘âsı için beyyine taleb olundukda udûl-i Müslimînden yetmiş dokuz cemâ‘ate mahsûs oda neferâtından Hüseyin b. Veli ve İnebey mahallesi ahâlîsinden Mehmed Beşe b. Abdullah ve Mustafa Beşe b. Sefer nâm kimesneler li-ecli’ş-şehâde meclis-i şer‘a hâzırûn olup gıbbe’l-istişhâd fi’l-vâki‘ mezbûr kır bargir müdde‘î-i mezbûr zimmînin mülkü olup otuz gün mukaddem mülkünden zâyi‘ olup biz bu husûsa bu vech üzere şâhidleriz şehâdet dahi ederiz deyü her biri edâ-i şehâdet-i şer‘iye eylediklerinde ba‘de ri‘âyeti şerâ’iti’’l-kabûl şehâdetleri makbûle olmağın mezbûrdan evvel bargiri bey‘ veyâ hîbe ve turûk-ı şer‘iyeden bir tarîk ile mülkünden ihrâc eylemediğine ba‘de’t-tahlîf yemîn billâhillezî enzele’l-İncîle alâ-İsa aleyhisselâm etmeğin ol bargiri müdde‘î-i mezbûr zimmîye teslîme mezbûr Osman’a tenbîh olunup mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.
Fi’l-yevmi’l-hâmis ve’l-işrîn min-Şevvali’l-mükerrem li-sene isneteyn ve seb‘în ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: Hüseyin Efendi el-Burûsî kâtibü’l-hurûf, Aşkī Mustafa Efendi el-kâtib, Abdülkadir Efendi el-müderris el-kâtib, Abdi Çelebi b. Hüseyin, Baba Resûl b. Rıdvan.
|