|
İstanbul Mahkemesi 12 Numaralı Sicil (H. 1073-1074/M. 1663-1664) cilt: 16, sayfa: 536 Hüküm no: 688 Orijinal metin no: [61a-5] Bu defter İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı ve İslam Araştırmaları Merkezi (İSAM) ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Yahudi Nahil v. Arslan’ın ortakları Salamon, Pakar ve Mosi ile alacak-verecek hususunda birbirlerinin zimmetlerini ibrâ ettikleri
İbrâ Portakal cemâ‘atinden Nahil v. A[r]slan nâm yahudi meclis-i şer‘-i hatîrde kendi tarafından asâleten ve mukaddemâ hâlik olan Salamon nâm yahudinin kızı olan İsterelya nâm yahudiyenin tarafından husûs-ı âtîye vekîl olup Avraham v. Yako ve Avraham v. Yahûda nâm yahudiler şehâdetleri ile vekâleti sâbite olan zevci Pakar ve li ebeveyn karındaşı Mosi nâm yahudiler mahzarında bi’t-tav‘i’s-sâf ikrâr ve i‘tirâf edip ben ve babam ve mûrisim mezbûr Arslan mukaddemâ mezbûrun Pakar ve Mosi ve Salamon şerîkler olup babam mezbûr hâlik olunca babam mezbûr ve benim ile mezbûrûnun beynlerinde nice ahz u i‘tâ ve mu‘âmelât-ı şettâ vâkı‘a oldukdan sonra kirâren muhâsebe gördüğümüzde, babam mezbûr ile benim mezbûrun üzerinde mala müte‘allik şeyimiz zuhûr etmeyip ve mezbûrların dahi bizim üzerimizde şeyleri zuhûr etmemekle, bin altmış üç senesi Rebî‘ulâhiri’ne değin olan ahz u i‘tâ ve mu‘âmelât-ı mezbûreye [müte‘allik] da‘vâdan her birimiz âharın zimmetini Saçlı Mustafa Efendi huzûrunda ibrâ ve iskāt edip hüccet-i şer‘iyye olunmuşdu el-hâletü hâzihî ol târihden târih-i kitâba değin mezbûrlar benim ile şerîkler olup beynimizde kezâlik nice ahz u i‘tâ ve mu‘âmelât-ı şettâ vâkı‘a olup kezâlik yine mezbûrlar ile muhâsebe gördüğümüzde benim mezbûrlar üzerinde ve mezbûrların benim üzerimde mala müte‘allika bir şey zuhûr etmemekle, ben mezbûrların mu‘âmelât-ı mezkûreye müte‘allik da‘vâdan zimmetlerin ibrâ ve iskāt eyledim min ba‘d benden ya vekîlimden mu‘âmelât-ı mezkûreye müte‘allik da‘vâ sudûr ederse lede’l-hükkâm mesmû‘ olmasın dedikde mezbûrlar dahi meclis-i şer‘-i hatîrde mezbûr Nahil mahzarında her biri asâleten ve vekâleten ikrâr ve takrîr-i kelâm edip târih-i hüccet-i merkūmeden târih-i kitâba gelince biz dahi asâleten ve vekâleten mu‘âmelât-ı mezkûreye müte‘allik da‘vâdan mezbûr Nahil’in zimmetini ibrâ ve iskāt eyledik. Min ba‘d benden ya vekîlimden mu‘âmelât-ı mezkûreye müte‘allik da‘vâ sudûr ederse lede’l-hükkâm mesmû‘a olmasın dediklerinde, gıbbe’t-tasdîki’ş-şer‘î mâ hüve’l-vâki‘ bi’t-taleb ketb olundu. Hurrire fi’l-yevmi’s-sânî min Saferi’l-hayr li sene erba‘a ve seb‘în ve elf.
Şuhûdü’l-hâl: Abdülbâkī Efendi, Ahmed Çelebi b. Mahmud, Hüseyin Efendi el-Kâtib el-Brusî, Mustafa Efendi el-Kâtib, Mehmed Çavuş b. Abdullah, el-Hâc Mehmed …?, Ali Çelebi …?, Mahmud …?, Abdi Çelebi, Şükür Bey, Mehmed [b.] Ramazan, İlyazer v. Raluya?, Avraham v. Mosi, Peşo v. (…), Kiryaki? v. Yona.
|