.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


İstanbul Mahkemesi 20 Numaralı Sicil (H. 1099-1100 / M. 1688-1689)
cilt: 56, sayfa: 173
Hüküm no: 187
Orijinal metin no: [39a-2]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Efdalzâde mahallesi müezzini Abdullah Çelebi b. Yakub’un oturduğu harap vaziyette olan vakıf evi kendi parasıyla tamir ettirmesi

Mahmiye-i İstanbul’da Beyceğiz mahallesinde sâkin Müezzin Abdullah Çelebi b. Yakub meclis-i şer‘a takrîr-i kelâm ve ta‘bîr ani’l-merâm edip ashâb-ı hayrâtdan merhûm Ümmühânî Hâtûn’un süknâsı mahmiye-i mezbûrede Efdalzâde mahallesi mescid-i şerîfinde müezzin olanlara meşrût vakfı olup mahalle-i mezbûrda vâki‘ bir tarafdan Saliha Hatun Vakfı menzili ve bir tarafdan Gümüş Arayıcı Mehmed Çelebi mülkü ve bir tarafdan tarîk-i âm ile mahdûd ve büyût-ı müte‘addideyi müştemil menzi[l] ber-mûceb-i şart-ı vâkıf mescid-i mezbûrda hâlâ ben müezzin olmağla menzil-i mezbûr benim taht-ı tasarrufumda olup ve menzil-i mezbûr murûr-ı eyyâm ile harâba müşrif olup kābil-i süknâ olmayıp ve taraf-ı vakıfda dahi menzil-i mezbûru binâya bir vechile kudret olmamağla bundan akdem işbu yedimde olan ( ) temessükü nâtık olduğu üzere vakf-ı mezbûr mütevellîsi Mehmed Efendi’den kendi mâlımdan menzil-i mezbûru nefsim için binâsı mülküm olmak üzere izin taleb edip ol dahi ber-vech-i muharrer izin verip ben dahi izn-i mezkûra binâen menzili izn-i şer‘le müceddeden bir bâb oda [i]le tahtânî ve bazı mevâzi‘ini dahi imâret ve meremmet etmiş idim. Hâlâ taraf-ı şer‘den üzerine varılıp mütevellî-i mezbûr muvâcehesinde masrûfum keşf ve tahmîn ve takvîm olunmak matlûbumdur deyip takrîr-i meşrûhuna muvâfık buyuruldu-yı şerîf ibrâz etmeğin imtisâlen-leh savb-ı şer‘den bu fakīr hâssa mi‘mârlarından Mustafa Halîfe b. Dede Mehmed ve zeyl-i vesîkada muharrerü’l-esâmî müslimîn ile menzil-i mezbûrun üzerine varılıp kaziyye vech-i muharrer üzere olup mu‘âyene oldukdan sonra mi‘mâr-ı mezbûr mütevellî Mehmed Efendi muvâcehesinde menzil-i mezbûrda müceddeden binâ olunan odanın sakfı mesâ[ha] etdikde tûlen ve arzen yedi zirâ‘ bi-hesâb-ı terbî‘i altmış üç zirâ‘ olup zirâ‘ı kırk akçeden iki bin beş yüz yirmi akçe ve bi-hesâb-ı mezbûr kırk üç zirâ‘ çam tahtasından tavanın kezâlik zirâ‘ı kırkar akçeden bin yedi yüz yirmi akçe ve yine bi-hesâb-ı mezbûr kırk üç zirâ‘ tahta döşemenin kırkar akçeden bin yedi yüz yirmi akçe ve müceddeden üç aded çıkrıkçı işi pencere üç yüz altmış akçe ve çârçûbesiyle üç cam üç yüz otuz akçe ve üç aded sagīr cam duvar billûr yüz yirmi akçe ve iki aded raf tahtası otuz akçe ve bir ocak sekiz yüz akçe ve bi-hesâb-ı mezbûr kırk beş arşın dolma duvarın zirâ‘ı altmışar akçeden iki bin yedi yüz akçe ve bi-hesâb-ı mezbûr elli üç zirâ‘ dolma kazvanın? zirâ‘ı onar akçeden beş yüz otuz akçe min haysü’l-mecmû‘ on iki bin sekiz yüz akçeye bâliğ olup meblağ-ı mezbûrdan nakzı için iki bin beş yüz yirmi akçe ihrâc olundukdan sonra bâkī on bin iki yüz seksen akçe olup meblağ-ı mezbûrdan noksân ile vücûda gelmek mümkün değildir, mi‘mâr-ı mezbûr ile sâir müslimîn [39b] icmâ‘ [ve] ittifâk etmeğin mâ-vaka‘a bi’t-taleb ketb olundu.

Fi’l-yevmi’t-tâsi‘ ve’l-ışrîn min-Zilhicce sene tis‘a ve tis‘în ve elf.

Şuhûdü’l-hâl: Seyyid Abdullah b. Mustafa, İmâm Abdurrahman b. Abdülkerim, Mehmed Efendi b. Ömer, el-Hâc Mehmed Efendi [b.] Mustafa, el-Hâc Şükrullah b. Ali, el-Hâc Receb b. Ömer, Ahmed Çelebi [b.] Mustafa, Mustafa Efendi b. Abdurrahman.