|
İstanbul Mahkemesi 78 Numaralı Sicil (H. 1216-1217 / M. 1801-1803) cilt: 82, sayfa: 79 Hüküm no: 18 Orijinal metin no: [3a-3] Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.
Ali b. Ahmed’in, Hasan b. İsmail, Yako ve Nikola ile alacak davasında sulh oldukları
Ma‘rûz
Mübârek rikāb-ı kamer-tâb-ı hüsrevânîye takdîm-i arzuhâl eden Dîvân-ı âlî çavuşlarından Ali b. Ahmed evvelâ Çarşamba günü Arz Odası’nda huzûr-ı âlîlerinde vâlidesi Âişe nâm hatun hâzıra olduğu hâlde ve ba‘dehû bi’t-terâzi du‘âhânemizde ma‘kūd meclis-i şer‘-i münîrde zikri âtî gedik âlâtına el-yevm şirâen mâlikler olan Yako ile kendi nefsinden asîl ve ukād ve Nasrâniyye tarafından vekîl olan Nikola zimmî hâzır oldukları hâlde arzuhâlde mezkûr zeytinciler kethüdâsı el-Hâc Hasan b. İsmail mahzarında İslâmbol’da Ayazmakapısı hâricinde vâki‘ diğer Mehmed Ağa dükkânı demekle ma‘rûf ve başmuhâsebede mukayyed bir bâb bakkāl dükkânı derûnunda mevcûde beyne’l-esnâf gedik tâ‘bir olunur âlât-ı lâzıme-i ma‘lûme babam müteveffâ-i mezbûr [A]hmed’in ile’l-vefât yedinde mülk ve hakkı olup ba‘de vefâtihi benimle zevcesi vâlidem hâzıra-i mezbûreye hasran mevrûs oldukdan sonra zevcesi mezbûre âlât-ı gedik-i mezkûrede olan sümün hissesini semen-i ma‘lûme bana bey‘ etmekle bu vechile ben mâlik olduğum mecmû‘-ı âlât-ı gedik-i mezkûru mezbûr el-Hâc Hasan’a sekiz yüz altmış guruşa bey‘ ve teslîm ol dahi ba‘de’l-iştirâ ve’l-kabz semen-i mezkûrun üç yüz altmış guruşunu bana edâ edip bâkīsi olan beş yüz guruşu bana vermeyip yedinde kalmağla meblağ-ı bâkī-i mezkûru hâlâ taleb ederim deyü da‘vâ eylediğimde ol dahi cevâbında semen-i mezkûru sana edâ ve teslîm etmişdim deyü beni def‘a tasâdik ve bu vechile beynimizde ba‘de vukū‘ı’l-münâza‘a bâ-tavassut-ı muslihîn ben tasaddî eylediğim da‘vâ-yı mezkûremden mezbûr el-Hâc Hasan ile kat‘an li’n-nizâ‘ dört yüz guruş bedel-i makbûza ba‘de akdi’l-musâlahati ve’l-kabûl bedel-i sulhden mâ‘adâsına bi’l-cümle âlât-ı gedik-i mezkûra müte‘allika âmme-i de‘âvi ve kâffe-i mütâlebâtdan ben mezbûr el-Hâc Hasan ile hâzırân-ı mersûmân Yako ve Nikola ve müşterikleri gāibeti ani’l-meclis ukād ve Nasrâniyenin zimmetlerini ibrâ-yı âm ile ibrâ ve iskāt eylediğimde ol dahi bedel-i sulh-ı mezkûra müte‘allika da‘vâdan benim zimmetimi ibrâ ve iskāt ve her birimiz ber-vech-i muharrer âharın ibrâsını kabûl eyledik deyü ba‘de’l-ikrâr ve’t-tasâdik bu vechile kat‘-ı nizâ‘ eylediklerinden sonra mukırr-ı merkūm Ali yine meclis-i şer‘de i‘âde-i kelâm edip eğer vâlidem mezbûre Âişe ba‘de zamânin zuhûr ve âlât-ı gedik-i mezkûrda olan sümün hissesini bana bey‘ini inkâr-birle hisse-i mezkûresini mutasarrıfları mersûmûndan da‘vâ ve bana beyi sâbit olmadığı sûretde şer‘an bir nesne ahz eder ise mikdâr-ı me’hûzuna ben kefîl ve zâminim dedikde onlar dahi kefâletini kabûl eyledikleri tescîl ve İstanbul Mahkemesi’nden huzûr-ı âlîlerine i‘lâm olundu.
Fî-22 min-Şa‘ban sene [1]216
|