.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


İstanbul Mahkemesi 137 Numaralı Sicil (H.1236-1238 / M 1821-1822)
cilt: 86, sayfa: 235
Hüküm no: 212
Orijinal metin no: [41a-3]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Uncu Seyyid Mehmed Emin b. Ahmed’in vârislerinin tereke hususunda anlaştıkları

Vereseden teberru‘an 2.500 guruş teslîm

Mukābele şüd

Ma‘rûz[-ı dâ‘î-i devlet-i aliyyeleridir ki]

Derûn-ı arzuhâlde mezkûrü’l-ism olup bundan akdem vefât eden Uncu es-Seyyid el-Hâc Mehmed Emin b. es-Seyyid el-Hâc Ahmed’in verâseti zevce-i menkûha-i metrûkesi Nimetullah Hatun bt. Ali ile sulbiye kebîre kızı Şerîfe Rukiye Hatun ve sulbî kebîr oğulları es-Seyyid Mustafa Ağa ve es-Seyyid İsmail Ağa ve es-Seyyid Ahmed Ağa’ya münhasıra ve tashîh-i meselesi sekiz sehmden olup sihâm-ı mezbûrenin bir sehmi zevcesi mezbûreye ve ikişer sehmi oğulları mezbûrûndan her birine ve bir sehmi kızı mezbûre Şerîfe Rukiye Hatun’a isâbeti tahakkukundan sonra sâhibe-i arzuhâl mu‘arrefetü’z-zât mezbûre Şerîfe Rukiye Hatun meclis-i şer‘-i enverde ve zikri âtî değirmenler âlâtına ve müteveffâ-i mezbûrun terekesine vaz‘-ı yedleri mütehakkık olan mezbûrân es-Seyyid Ahmed Ağa ve es-Seyyid İsmail Ağa muvâcehelerinde [41b] mezbûr es-Seyyid Mustafa Ağa tarafından husûs-ı âtîde vekîl-i sâbitü’l-vekâlesi es-Seyyid Yahya Ağa b. es-Seyyid Ahmed ile kezâlik mu‘arrefetü’z-zât mezbûre Şerîfe Nimetullah hâzır oldukları hâlde mahmiye-i İstanbul’da Cübb-i âlî Yenikapısı dâhilinde vâki‘ ma‘lûmü’l-hudûd beş horoslu bir bâb ve mahmiye-i mezbûrede Sultan Ahmed İmareti kapısı civârında vâki‘ Topal değirmeni demekle ma‘rûf ma‘lûmü’l-hudûd iki horoslu bir bâb ki cem‘an iki bâb uncu değirmenleri derûnlarında mevcûde beyne’l-esnâf gedik tâ‘bir olunur âlât-ı lâzıme-i ma‘lûmelerin mecmû‘u ve mahmiye-i mezbûrede Küçükmustafapaşa’da vâki‘ ma‘lûmü’l-hudûd beş horoslu bir bâb uncu değirmeni derûnunda mevcûde kezâlik beyne’l-esnâf gedik tâ‘bir [olunur] âlât-ı lâzıme-i ma‘lûmenin beş [sehm] i‘tibâriyle bir sehmi karındaşım müvekkil-i merkūm es-Seyyid Mustafa Ağa’nın mâlı ve dört sehmi babam müteveffâ-i mezbûrun mâlı olup ol vechile cem‘an kırk dört bârgir i‘tibâr olunan üç bâb değirmende vâki‘ on bir horos sâlifü’z-zikr uncu âlât-ı lâzımeleri babam müteveffâ-i mezbûrun ile’l-vefât yedinde mâlı ve mülkü ve ba‘de vefâtihi ber-tashîh-i merkūm bana ve karındaşlarım mezbûrûna ve zevcesi vâlidemiz mezbûreye mevrûs olup lâkin zikr olunan üç bâb değirmen âlâtlarından ve babam müteveffâ-i mezbûrun terekesinden hâric ez defter-i kassâm-ı askerî zikr olunan değirmenler derûnlarında mevcûd olup karındaşlarım mezbûrânın fuzûlî zabt ve ketm ve ihfâ eyledikleri kırk bin guruş sermâyesinden ber-tashîh-i merkūm bir sehm hisse-i irsiyyemi ve babam müteveffâ-i mezbûrun fevti târihi olan bin iki yüz yirmi altı senesi Rebî‘ülevvelin yirmi ikinci gününden işbu târih-i i‘lâma gelince zikr olunan değirmenler âlâtını benim iznimle i‘mâl ve derûnlarında mezbûrân es-Seyyid Ahmed Ağa ve es-Seyyid İsmail Ağa ve müvekkil-i merkūm es-Seyyid Mustafa unculuk ticâretini etmeleriyle müddet-i ma‘lûmede olan ticâretin hesâbını rü’yet ile kezâlik ber-tashîh-i merkūm hissemi mezbûrân es-Seyyid Ahmed Ağa ve es-Seyyid İsmail Ağa ve müvekkil-i merkūm es-Seyyid Mustafa Ağa’dan bi’l-verâse taleb ederim deyü da‘vâ eylediğimde onlar dahi cevâblarında ancak zikr olunan değirmenler âlâtlarından hisse-i mezkûremi ve hâric ez defter ancak yirmi üç bin iki yüz guruş sermâye kabzlarını ikrâr lâkin zikr olunan değirmenler âlât-ı lâzımesinden sen ber-tashîh-i mezbûr bir sehm hisse-i şâyi‘anı târih-i mezbûrda beher şehr yirmi beşer guruşa bize ve müvekkil-i mezbûr es-Seyyid Mustafa Ağa’ya îcâr ve teslîm biz dahi istîcâr ve kabûl edüp ol vechile âlât-ı mezkûrelerinden hisse-i merkūmenin taht-ı icâremizde olduğundan mâ‘adâ işbu yedimizde olup târih-i merkūm ile muvarraha bir kıt‘a ibrâ hücceti mantûkunca mârrü’l-beyân üç bâb değirmen gedik âlâtlarından mâ‘adâ babamız müteveffâ-i mezbûrun terekesinden ber-mûceb-i defter-i kassâm-ı askerî hisse-i irsiyye-i ma‘lûmeni ba‘de’l-kabz yedimizde olan sermâye-i mezkûreden hisseni îfâ ettikden sonra müteveffâ-i mezkûrun dâhil-i defter-i merkūm ve hâric ez defter kalîl ve kesîr ve celîl ve hakīr bi’l-cümle ism-i mâl ıtlâk olunur tereke-i ma‘lûme ve mechûlesine ve bi’l-cümle hukūk-ı mîrâsa müte‘allika âmme-i da‘vâdan tarafeynden her birimiz âharın zimmetini kabûlü hâvî ba‘de’l-ibrâ zikr olunan yirmi üç bin iki yüz guruş sermâyeden dahi hisse-i irsiyyen olan iki bin dokuz yüz guruş ile müddet-i ma‘lûmede ücret-i merkūmeden zimmetimiz müctemi‘-i meblağ-ı ma‘lûmu dahi yedimizden tamamen ahz ü kabz etmekle ol vechile da‘vâ-yı mezkûrelerden bizim ve vâlidemiz hâzıra-i mezbûrenin ve karındaşımız müvekkil-i merkūmun zimmetimiz külliyen berîe olmuşdur deyü vâlidem hâzıra-i mezbûre ile vekîl-i hâzır-ı merkūmun tasdîkleriyle beni def‘a tasaddî ile ba‘de vukū‘ı’l-münâza‘a bâ-vesâtet-i muslihîn beynimiz tevfîk ve ıslâh olunup karındaşlarım mezbûran es-Seyyid Ahmed Ağa ve es-Seyyid İsmail Ağa kat‘an li’n-nizâ‘ ve ref‘an li’l-husûme mâllarından bana teberru‘an nakden iki bin beş yüz guruş def‘ ve teslîm ben dahi yedlerinden ahz ü kabz ve kendi umûruma sarfla istihlâk etmemle fîmâ ba‘d ber-tashîh-i merkūm zikr olunan değirmenler gedik âlâtlarında olan hisse-i şâyi‘am ile babam müteveffâ-i mezbûrdan müntakil iştirâken tasarrufumuzda olan evkāfdan mâ‘adâ bi’l-cümle husûs-ı mezkûrlara ve işbu târih-i i‘lâma gelince her birimizin âhar kıbelinde kat‘â hakkımız kalmamak manasına hukūk-ı mîrâsa ve sâir cemî‘ hukūk-ı şer‘iyyeye ve meblağ-ı müstehlek-i merkūma müte‘allika âmme-i de‘âvî ve mutâlebât ve kâffe-i eymân ve muhâsamâtdan her birimiz ibrâ-i âmm-ı sahîh ve iskāt-ı tamm-ı sarîh-i mer‘î ile karındaşlarım mezbûran es-Seyyid Ahmed Ağa ve es-Seyyid İsmail Ağa ve müvekkil-i mezbûr es-Seyyid Mustafa Ağa ve vâlidemiz hâzıra-i mezbûre Nimetullah Hatun’dan her birimiz âharın zimmetini kabûlü hâvî ibrâ ve iskāt ve ol vechile ibrâdan müstesnâ zikr olunan âlât-ı lâzıme hisselerinden mâ‘adâ külliyen kat‘-ı nizâ‘ ve ref‘-i husûmet eyledik deyü mezbûre Şerîfe Rukiye Hatun’un tâyi‘aten ve kat‘iyyen eylediği ikrâr u i‘tirâfını karındaşları mezbûran es-Seyyid Ahmed Ağa ve es-Seyyid İsmail Ağa ve vekîl-i hâzır-ı mezbûr Yahya Ağa ve vâlideleri mezbûre Nimetullah Hatun’dan her biri tasdîk eyledikleri tescîl ve İstanbul Mahkemesi’nden huzûr [-ı âlîlerine i‘lâm olundu.]

Fî-gurre-i S sene 1237