.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


İstanbul Mahkemesi 137 Numaralı Sicil (H.1236-1238 / M 1821-1822)
cilt: 86, sayfa: 244
Hüküm no: 219
Orijinal metin no: [43a-1]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Şerîfe Emine Hatun bt. Mustafa’nın, Zenneci Selim Ağa ve zevcesi Habibe Hatun aleyhine açtığı davanın fetvâ-yı şerifeye havale edildiği ve henüz sonuçlanmadığı

Mazbata kaydı

Mukābele şüd

Ma‘rûz[-ı dâ‘î-i devlet-i aliyyeleridir ki]

Derûn-ı arzuhâlde mezkûratü’l-ism mu‘arrefetü’z-zât Şerîfe Emine Hatun bt. Mustafa İstanbul mahkemesinde mecli-i şer‘-i enverde zîr-i nezâret-i dâ‘iyânemde olan evkāfdan merhûm Fazıl Süleyman Ağa Vakfı müsakkafâtından medîne-i Üsküdar’da Kazasker Mahallesinde vâki‘ şehriye otuz akçe icâre-i müecceleli ma‘lûmü’l-hudûd bir bâb menzilin nısf-ı şâyi‘ine bi’l-icâreteyn bâ-re’y-i mütevellî iştirâken mutasarrıflar olmalarıyla vaz‘-ı yed eden Zenneci Selim Ağa b. Abdullah ve zevcesi zât-ı mu‘arrefe Habibe Hatun bt. Osman muvâcehesinde sâhibey arzuhâl Abdurrahman Efendi ve Mehmed Saik Efendi ibney Ali ve vakf-ı mezkûrun mütevelliyesi Emine Hanım bt. Mehmed Emin tarafından mürsel vekîli câbî-i vakf Abdülkerim Efendi hâzır oldukları hâlde vakf-ı merkūm müsakkafâtından sâlifü’z-zikr bir bâb menzilin nısf-ı şâyi‘i bâ-re’y-i mütevellî bi’l-icâreteyn benim tasarrufumda iken bin iki yüz yirmi senesi Zilka‘deti’ş-şerîfesinin onuncu günü hâzırân-ı mezbûrânın vâlideleri Saraylı Hadice Hatun bt. Abdullah zimmetinde cihet-i karzdan deynim olan dört yüz guruş mukābilinde deyn-i mezkûrumu her ne zamân kendüye edâ edersem nısf-ı menzil-i mezkûru geri bana ferağ etmek şartıyla bâ-re’y-i mütevellî vefâen ferağ ol dahi şart-ı mezkûr ile tefevvüz edüp ba‘dehû fevt oldukda nısf-ı menzil-i mezkûr oğulları hâzırân-ı mezbûrân ile diğer oğlu Mustafa Efendi’ye intikāl ettikden sonra mezbûr Mustafa Efendi dahi bilâ-veled fevt olup nısf-ı menzil-i mezkûrdan sülüs hisse mezbûr Mustafa Efendi’nin kat‘iyyen tasarrufunda olmak üzere mahlûl olmuşdur deyü mütevelliye-i müvekkile-i mezbûre sülüs hisse-i mezkûreyi karındaşları hâzırân-ı mezbûrân Abdurrahman Efendi ve Mehmed Saik Efendi’ye fuzûlî iştirâken îcâr onlar dahi ba‘de’l-istîcâr nısf-ı menzil-i mezkûru kat‘iyyen iştirâken tasarruflarından olmak üzere bin iki yüz otuz altı senesi Zilhicceti’ş-şerîfi gurresinde re’y-i mütevellî ile zevcân-ı mezbûrâna ferağ edüp ol vechile zevcân-ı mezbûr[ân] nısf-ı menzil-i mezkûru bi-gayr-ı hakkın zabt etmeleriyle hâlâ ben edâ-yı deyn ile nısf-ı menzil-i mezkûru fekk matlûbumdur deyü da‘vâ ettikte zevcân-ı mezbûrân dahi cevâblarında nısf-ı menzil-i mezkûr mukaddemâ müdde‘iye-i mezbûrenin tasarrufunda olduğunu ikrâr lâkin hâzırân-ı mezbûrânın vâlideleri müteveffât-ı mezbûreye hayâtında ber-vech-i muharrer vefâen ferağ etmeyüp kat‘iyyen ferağ ettikden sonra hîn-i fevtinde oğulları mezbûrûna ba‘de’l-intikāl mezbûr Mustafa Efendi dahi bilâ-veled fevt ve nısf-ı menzil-i mezkûrdan sülüs hissesi mahlûl oldukda müdde‘iye-i mezbûre hisse-i mezkûreyi yüz elli guruş mu‘accele ile cânib-i vakıfdan istîcâra dahi tâlibe olmuş idi deyü müdde‘iye-i mezbûrenin inkârına mukārin ve hâzırân-ı mezbûrân ile mütevelliye-i mezbûrenin vekîli hâzır-ı mezbûrun tasdîkleriyle tasaddî eyledikleri def‘leri fetâvâ-yı şerîfe havâle olunup ol vechile faysal verilmediği mazbatamızda mukayyed olmağın imtisâlen li’l-emri’l-âlî sûret zabtı mahkeme-i mezbûreden huzûr [-ı âlîlerine i‘lâm olundu.]

Fî 10 Ca sene 1237