.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


İstanbul Mahkemesi 137 Numaralı Sicil (H.1236-1238 / M 1821-1822)
cilt: 86, sayfa: 266
Hüküm no: 243
Orijinal metin no: [47b-2]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Ayşe Hatun bt. Mustafa ile Teberdâr Mustafa Ağa b. Mehmed’in nısf-ı menzil davasında birbirlerinin zimmetlerini ibrâ ettikleri

Nısf-ı menzilin ferağında mücîze olmamağla bi-tarîkı’s-sulh 100 guruş teberru‘an teslîm

Mukābele şüd

Ma‘rûz[-ı dâ‘î-i devlet-i aliyyeleridir ki]

İstanbul’da simkeşhâne kurbünde Sarrac İshak Mahallesi ahâlîsinden olup bin iki yüz on üç senesi Hacc-ı şerîfe azîmet ve ba‘de edâi’l-hac iki yüz on dört senesi Muharreminde medîne-i Halebü’ş-şehbâ’da fevt olan mevkūfât kalemi hulefâsından Za‘îm el-Hâc Mustafa Efendi b. Ahmed’in sulbiye kızı Âişe Hatun tarafından ber-vech-i âtî ibrâya vekîl-i müseccel-i şer‘îsi zâtı mu‘arrefe Şerîfe Emine bt. es-Seyyid Ahmed [48a] nâm hatun meclis-i şer‘-i münîrde zikri âtî menzile vaz‘-ı yedi mütehakkık olup kendi nefsinden asıl ve vâlidesi Emetullah bt. Mustafa nâm Hatun tarafından husûs-ı âtîde vekîl-i sâbitü’l-vekâlesi Teberdâr Mustafa Ağa b. Mehmed nâm kimesne muvâcehesinde nezâret-i dâ‘îlerinde âsûde evkāfdan zikr olunan Sarrac İshak Mahallesi Câmi‘-i şerîfi Vakfı’nın mütevellîsi Mehmed Bedreddin Efendi b. el-Hâc Ahmed Efendi tarafından mürsel vekîli Câbî-i vakf Hâfız Mehmed Derviş Efendi b. el-Hâc Ömer hâzır olduğu hâlde vakf-ı merkūm müsakkafâtından mahalle-i mezbûrede vâki‘ bir tarafdan mahalle-i mezbûre müezzinlerine süknâsı meşrûta menzil ve bir tarafdan Zenneci Mehmed Ağa menzili ve tarafeyni tarîk-i âm ile mahdûd müştemilât-ı ma‘lûmeyi hâvî şehriye elli akçe icâreli bir bâb menzil ve civârında kâin birbirine muttasıl iki bâb menzil müteveffâ-i mezbûr el-Hâc Mustafa Efendi’nin hayâtında ile’l-vefât bâ-temessük-ı mütevellî bi’l-icâreteyn müstakillen taht-ı tasarrufunda olup ba‘de vefâtihi sulbiye kızları müvekkilem mezbûre Âişe ile Fâtıma Hatunlara âdiyen intikāl edüp lâkin müvekkilem mezbûre Âişe Hatun ol târihde sagīre bulunmak takrîbiyle tesviye-i umûruna kıbel-i şer‘den vasiyy-i mansûbesi olan vâlidesi müteveffât Naile bt. Abdullah nâm Hatun hayâtında bi’l-vesâye menâzil-i mezkûrenin nısf-ı şâyi‘lerini sekiz yüz guruş bedel-i makbûz mukābelesinde sene-i mezbûre Cemâziyelâhiresinin yirminci günü İstanbul Kādısı esbak merhûm es-Seyyid Mehmed Nureddin Efendi’den aldığı bir kıt‘a izin hücceti mantûkunca sene-i mezbûre Recebinin on dördüncü günü el-Hâc Ömer Efendi’ye bâ-re’y-i mütevellî ba‘de’l-ferağ merkūm el-Hâc Ömer Efendi ile merkūme Fâtıma Hatun dahi menâzil-i mezkûreyi yevm-i merkūmda hüsn-i rızâlarıyla mezbûre Nâile Hatun’a bâ-re’y-i mütevellî ba‘de’l-ferağ mezbûre Nâile Hatun dahi iki yüz yirmi sekiz senesi Recebinin on birinci günü ancak menzil-i mahdûd-ı mezkûru Ferahşad Kadın bt. Abdullah’a hüsn-i rızâsıyla kezâlik bâ-re’y-i mütevellî ba‘de’l-ferağ mezbûre Ferahşad Kadın dahi fevt olup menzil-i mahdûd-ı mezkûr sulbiye sagīre kızı Hadice’ye ba‘de’l-intikāl sagīre-i mezbûrenin babası ve velisi el-Hâc Hüseyin Ağa b. el-Hâc Ebûbekir menzil-i mahdûd-ı mezkûru iki yüz yirmi yedi senesi Şevvâlin yirmi birinci günü iki bin guruş bedel-i makbûz mukābelesinde bâ-mesmûğ-ı şer‘î ve bâ-ma‘rifet-i mütevellî bi’l-vesâye Mehmed Emin Efendi’ye ba‘de’l-ferağ mezbûr Mehmed Emin Efendi dahi menzil-i mezkûru yevm-i merkūmda bâ-re’y-i mütevellî mezbûr el-Hâc Hüseyin Ağa’ya ba‘de’l-ferağ mezbûr el-Hâc Hüseyin Ağa dahi menzil-i mezkûru yine bâ-re’y-i mütevellî işbu mezbûrân Mustafa Ağa ile vâlidesi Emetullah Hatun’a ale’l-iştirâk fâriğ olmağla ol vechile menzil-i mahdûd-ı mezkûr mezbûrân Mustafa Ağa ve Emetullah Hatun’un el-yevm bi’l-münâsafa tasarruflarında olup lâkin müvekkilem mezbûre Âişe Hatun pederi merkūm el-Hâc Mustafa Efendi’nin hîn-i vefâtında sagīr bulunup menzil-i mezkûr dahi müteveffâ-i mezbûrun defter-i kassâmına idhâl olmayup ve müvekkilem mezbûre ba‘de’l-bülûğ ferağ-ı mezkûru dahi mücîze olmamağla menzil-i mahdûd-ı mezkûrun nısf-ı şâyi‘inden bâ-re’y-i mütevellî keff-i yed ve müvekkilem mezbûre içün bana teslîme asıl ve vekîl-i merkūm Mustafa Ağa’ya tenbîh olunmak bi’l-vekâle murâdımdır deyü da‘vâya tasaddî etmişdim el-hâletü hâzihî merkūm Mustafa Ağa kendi mâlından müvekkilem merkūme içün bana bi-tarîkı’s-sulh teberru‘an iki yüz guruş def‘ ve teslîm ve umûruna sarfla istihlâke emr eylediğinde ben dahi yedinden bi’l-vekâle ahz ü kabz ve emri üzere müvekkilem mezbûrenin umûruna sarfla istihlâk edüp bi’l-vekâle ferağ-ı mezkûru mücîze olmamla bi’l-cümle menzil-i mezkûr husûsuna meblağ-ı müstehlek-i merkūmun istirdâdına ve sâir cemî‘ hukūk-ı şer‘iyyeye müte‘allika âmme-i de‘âvî ve mutâlebât ve kâffe-i eymân ve muhâsemâtdan tarafeynden her birimiz müvekkilem mezbûreye izâfetle âharın zimmetini şürût-ı müfside ve uhûd-ı mübtileden ârî ibrâ-i âmm-ı sahîh-i şer‘î ve iskāt-ı tamm-ı sarîh-i mer‘î ile bi’l-asâle ve bi’l-vekâle ibrâ ve iskāt ve her birimiz ber-vech-i muharrer âharın asâleten ve vekâleten ibrâsını kabûl eyledik deyü ikrâr ve tasdîkleri İstanbul Mahkemesi’nden huzûr [-ı âlîlerine i‘lâm olundu.]

Fî 18 Ca sene 1237