.:: İstanbul Kadı Sicilleri ::.


İstanbul Mahkemesi 137 Numaralı Sicil (H.1236-1238 / M 1821-1822)
cilt: 86, sayfa: 288
Hüküm no: 264
Orijinal metin no: [52b-2]
Bu defter İBB Kültür A.Ş. ve Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi ortaklığı ile hazırlanmıştır.


Ali Beşe’nin gözlemeci dükkanı gediğini Mehmed Beşe b. Mustafa’ya sattığı

Gözlemeci gediği istid‘âsı

Mukābele şüd

Ma‘rûz[-ı dâ‘î-i devlet-i aliyyeleridir ki]

Âsitâne-i aliyye -hâmahallâhu te‘âlâ ani’l-âfât ve’l-beliyye-de kâin gözlemeci esnâfından sâhib-i arzuhâl Ali Paşa b. Ali nâm kimesne yine esnâf-ı merkūmeden şerîki Mehmed Beşe b. Mustafa hâzır olduğu hâlde meclis-i şer‘-i münîrde esnâf-ı merkūme çörekçi esnâfına mülhak bir sınıf olmağla çörekçi esnâfının kethüdâları İbrahim Ağa b. Mustafa ve Üsküdar Kethüdâsı Mustafa Ağa b. Osman ve sâbık Galata kethüdâsı es-Seyyid Ömer Ağa b. el-Hâc İsmail ve Yiğitbaşı Civelek Mehmed Usta b. Osman ve Yazıcı Ali Efendi b. Süleyman ve Üsküdar yiğitbaşısı Hâfız Ali Usta b. Süleyman ve sâirleri hâzır oldukları hâlde mahmiye-i mezbûrede bahçekapısı hâricinde vâki‘ bir bâb gözlemeci dükkânı derûnunda mevcûde esnâfımızın nizâmında dâhil ve hâmiş-i arzuhâlimde muharrer derkenâr nâtık olduğu üzere başmuhâsebe kaleminde mukayyed beyne’l-hiref gedik tâ‘bir olunur gözlemeci âlât-ı lâzımesi yedimde mâlım ve mülküm olmağla mukaddemâ zikr olunan dükkânda gözleme tabh ve i‘mâl ile te‘ayyüş edüp lâkin dükkân-ı merkūm işbu arzuhâlime merbût diğer arzuhâlim hâmişinde muharrer hâssa mimarı i‘lâmı nâtık olduğu üzere bâb-ı mezkûr hâricinde müceddeden inşâ ve ihyâ buyrulan Câmi‘ü’l-hidâye demekle ma‘rûf câmi‘-i şerîfin [53a] havlusuna ilâve ve birine hademe iskân içün oda binâ olunup gedik-i mezkûrun ber-mûceb-i şürût-ı nizâm kurb ve civârında gedikden hâlî bir dükkâna nakli lâzım geldikde ber-vech-i muharrer nakline esnâf-ı mezkûrenin nizâmları mûcebince ta‘arruz etmemek üzere ta‘ahhüd eyledikleri kezâlik merbût olan sâlifü’z-zikr arzuhâlim zahrında muharrer İstanbul Kādısı esbak es-Seyyid Mehmed Esad Efendi merhûmun bin iki yüz yirmi dokuz senesi târihiyle müverrah bir kıt‘a i‘lâmında dahi tahrîr olunmuş olup lâkin sene-i mezkûreden işbu târihe gelince gedikden hâlî bir dükkân bulamadığımdan bir mahalle nakl edemeyip alâ-hâlihî kalmışidi el-hâletü hâzihî mahmiye-i mezbûrede Ayazmakapısı dâhilinde kıble çeşme sırasında kâin bir tarafdan işkenbeci ve bir tarafdan berber dükkânları beynlerinde olan ashâb-ı hayrâtdan defterdâr-ı esbak Abdüsselam Efendi Vakfı müsakkafâtından gedikden hâlî üç sehm i‘tibâriyle iki sehmini ben ve bir sehmini şerîkim hâzır-ı mezbûr Mehmed Beşe’den her birimiz bâ-re’y-i mütevellî tefevvüz edüp ol vechile iştirâken bi’l-icâreteyn tasarrufumuzda olan bir bâb dükkânda kimesnenin gediği olmayup ben dahi ber-vech-i muharrer mâlik olduğum sâlifü’z-zikr gedik tâ‘bir olunur gözlemeci âlât-ı lâzımesinin üç sehm i‘tibâriyle iki sehmi mülkümde ibkā ve mâ‘adâ bir sehmini şerîkim hâzır-ı mezbûr Mehmed Beşe’ye semen-i ma‘lûm ve makbûza bey‘ etmemle ol vechile üç sehm i‘tibâriyle bir sehmi şerîkim merkūm Mehmed Beşe’nin ve iki sehmi benim yedimizde olan mâlımız ve mülkümüz olan sâlifü’z-zikr gözlemeci gediği tâ‘bir olunur âlât-ı lâzıme-i ma‘lûmemiz zikr olunan Ayazmakapısı dâhilinde vâki‘ kıble çeşme sırasında kâin i‘tibâr-ı mezkûr üzere bi’l-icâreteyn mutasarrıflar olduğumuz dükkânımıza nakl ve başmuhâsebe kaleminde gedik-i mezbûrun bahçekapısı hâricinde olan kapısı terkīn ve tasarrufumuzda olan dükkân-ı merkūma nakl tasrîhiyle üç sehm i‘tibâriyle iki sehmi benim ve bir sehmi şerîkim mezbûr Mehmed Beşe’nin ismimize kayd ve esnâfımızın şürût-ı nizâmımız üzere yedimize başka başka sûret i‘tâ buyrulmak bâbında istid‘â-yı inâyet eylediğimiz i‘lâm olunmak matlûbumuzdur deyü şerîki hâzır-ı mezbûr Mehmed Beşe’nin tasdîkiyle takrîr-i istirhâm eylediklerinde mezbûr Ali Beşe’nin bi’l-cümle takrîr-i meşrûhu vâkı‘a mutâbık ve esnâf-ı mezkûrenin şürût-ı nizâmlarına muvâfık idüğünü dahi esnâf-ı hâzirûn-ı mezbûrûn haber vermeleriyle istid‘aları mûcebince gedik-i merkum mezbûrânın tasarruflarında olan dükkanı mezkûre nakl ile yedlerine ber-vech-i meşrûh başka başka sûret i‘tâ buyrulmak bâbında fermân-ı âlîleri sudûru iktizâ eylediği İstanbul Mahkemesi’nden huzûr [-ı âlîlerine i‘lâm olundu.]

Fî 19 C sene 1237